YİNE Mİ ŞAH VE MAT’A GELİNİYOR?

Taner Renda / 23.09.2022

@RendaTaner

Laik İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi ve başı açık karısı Farah Diba (ki Şahın üçüncü karısıdır) ile ülkesinde mutlu mesut yaşarken, kadir kıymet bilmez halkı, Şah’ın rüşvet ve yolsuzluklarından bıktıklarını ve Saray’ında şatafat içinde yaşadıklarını ön e sürüp, maraza çıkarmaya başladılar. Eh sonuçta koskoca bir Şah olarak, bu zırvalara daha fazla katlanamayıp; kendisine bağlı Rastahiz (Diriliş Partisi) dışındaki bütün partileri kapattı. Oh ne rahattı artık. Sarayında erkek çocuk doğuramayan ilk iki karısından sonra güzeller güzeli üçüncü karısıyla “Tek diktatör, tek parti, bol israf ve çok yolsuzluk” devrini başlattı (Hay aksi bu yazdıklarımız ülkemizi mi tarif ediyor yoksa?).

1978 yılına gelindiğinde; “durup dururken” iktidara bağlı bir gazete yurt dışında yaşayan Ayetullah Humeyni’nin aleyhinde bir makale yazar. Şiilerin dini ruhani başkenti konumunda olan Kum kentinden başlayan huzursuzluklar, ayaklanmaya doğru evrilir. Buna Marksist Halkın Fedaileri ve Şii Halkın Mücahitleri de katılınca; 1979 yılbaşında ŞAH/MAT oldu. Hemen ardından Fransa’da yaşayan Humeyni “özel” davet ile ülkeye gelir ve devrime el koyar. İran Şahı Rıza Pehlevi 1979 yılının başında tahtı terk ederek Amerika’dan sığınma ister (O güne kadar aralarından su bile sızmazken) ama ret cevabı alır (Hay aksi yine bir yerlere bir uyarı mı oldu acaba?).

1941 ile 1979 yılına kadar Şah, Amerika’nın en yakın dostu/müttefiki olarak ülkeyi despotik bir biçimde yönetti. İran’ı feodal artıklardan temizledi. Dış politikada ABD ile uyumlu (siz onu ABD’nin uydusu olarak anlayın) yürüdü. Peki, ne oldu da Fransa’da kendi başına oturan Humeyni, davet üzerine İran devriminin başına geçirildi?

Öncelikle İngiltere’de Thatcher ve ABD’de Reagan işbaşına gelmişlerdi. Yani dünyaya yeni bir yön veriliyordu: Liberalizm. Küreselleşme için uygun ülkelerde, uygun liderlere gereksinim vardı. O sırada ülkemizde de sermaye kargaşa üstüne kargaşa çıkarıp; 80 askeri darbesini yaptırmıştı. Ve sahneye Turgut Özal çıkarılmıştı. Bu yeni düzen için Şah çok uygun bir oyuncu değildi. Ve Ortadoğu, bu yeni düzenin önemli bölgelerinden biriydi. İran da bu İslami bölgenin lideri olmalıydı. Humeyni de bu özelliği ile öne çıkarıldı. Ayrıca, Halkın Fedaileri ve Ali Şeraitinin öğretilerini benimsemiş Halkın Mücahitleri de kurulacak yeni düzende maraza çıkarmamaları için Humeyni eliyle tasfiye edilmeliydi.

Humeyniler iktidarı ilk başlarda özellikle kadınları hedeflemiş ve onları yeni dini düzene razı etmek için önceleri başların kapanması için kadınlara hediye şeklinde başörtüleri dağıtarak işe başladılar. Sonraları ise hediyelerin yerini dayak, saç kesme ve hapisler almaya başladı. Genel olarak bir düzen sağlanana kadar bu iş böyle devam etti. Ülkenin zengin gaz ve petrol yatakları var ve buralardan yüksek miktarlarda gelir elde edildi. Ancak, bu gelirler halkla bölüşülmek yerine, mollalara ve onun beslemelerine bol bol dağıtıldı ( Yine aksilik oldu. Ve bu yazdıklarım da ülkemizle özdeşleşti).

İslami faşizm esas olarak bu ülkede vücut buldu. Ve bu durum gerek Ortadoğu’da gerekse de bizim ülkemizde kendilerine İslami diyenlere rehberlik etti. Aslında anlattığımız hikaye İran; ama ülke isimlerini değiştirerek Türkiye desek, değişen çok bir şey olmaz. Bizim İslami faşistlerimiz de başörtüsü, din, ahlak, namus, Kuran diyerek iş başına geldiler. Ve ardından rüşvet, adam kayırma, hırsızlık, küçük kız ve erkek çocuklarına tecavüz ederek son yirmi yıldır hayatlarını sürdürdüler. Saray saltanatı, bütün bakanlıkların bütçesinden daha fazla para verilen Diyanet İşleri’nin Saray’ın talimatları doğrultusunda yapılan her türden hırsızlığı, yasa dışılığı, rüşveti ve şaşaayı dine uydurması ile ülke yönetimine en büyük ortak olarak katkı yaptı.

İran’da ilk defa bir kadın eziyet görmüyordu. İran’da ilk defa bir insan da gözaltında “kalp rahatsızlığından” aniden ölmüyordu. İran’da neredeyse her ay bir kadın şeriat rejimine uygun davranmadığı için idam ediliyor. Ha bu arada Kürtler de bu işkence ve özellikle de idamlardan tüm toplumdan daha da fazla nasibini alıyor. Ve her seferinde halk bunlara ayaklanarak tepki verdi. Bu kez de aynı tepki veriliyor. Bu kez de ülke ayağa kalkmış isyan ediyor. İran’da, 1979’daki gibi ŞAH ve MAT’a ne zaman ulaşılacağını belirleyecek olan: ya ülkenin ilerici güçleri mücadeleye ağırlıklarını koyduklarında ya da uluslararası politika yapıcıları İran’daki Molla rejiminin artık işlerine yaramadıklarını düşündüklerinde gerçekleşecek.

Aynı şey bizim ülkemiz için de geçerli. Sanırım Altılı Muhalefet de bunun farkında olacak ki; armudun pişmesini ve ağızlarına verilmesini bekliyorlar. Bizim makbul muhalefetimizin aklına diktatörlüğü seçim sandığında yenmenin dışında başkaca bir B planları yok. Hatta hiç de olmadı ve olmayacak. Ama hiçbir diktatör de bugüne kadar seçim ile ele geçirdiği iktidarı bırakmamıştır. Sizler aranızda kim geçici cumhurbaşkanı olsun veya olmasın diye birbirinizin altını oyarken; iktidarın kellesini size altın tepside sunan Sedat Peker bile bir gün aniden ortadan kaybolabilir. Yahu adamın söylediklerinin üzerine doğru düzgün gitmediniz bile. Korkunuz kimden veya neden? Şah çekip; mat etmek için daha ne bekliyorsunuz?

Yazarımızın daha önce yayınladığımız yazıları

SAĞ’A KARŞI SAĞ’I DEĞİL, SOL’U OLUŞTURMALIYIZ/17.09.2022

YENİ DÖNEMDE HDP’YE BAKANLIK VERİLİR Mİ?/05.09.2022

SEDAT PEKER, SPK BAŞKANI VE KIZ KARDEŞİ VE DE GÜLŞEN/28.08.2022

AMİP DEĞİL BİLİNÇLİ İNSANIZ /22.08.2022

AHMET DAVUTOĞLU’NUN ENDİŞELERİ VE GERÇEKLER/11.08.2022

MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI VE ÜLKENİN AHVALİ (II)

MEMLEKETİMDEN İNSAN MANZARALARI VE ÜLKENİN AHVALİ /04.08.2022

YA DEMOKRASİ YA FAŞİZM / 18.07.2022

ÇÖZÜM BİZİZ /04.07.2022

KÜRT BAŞKAN SELAHATTİN DEMİRTAŞ /26.06.2022

ERDOĞAN ADAYLIĞINI AÇIKLADI, HEM DE SEÇİMLER NORMAL ZAMANINDA YAPILACAKMIŞ/11.06.2022

SOLDAN BAKIŞLA YENİ BİR YEMEK YAPMAK GEREK/06.06.2022

ERDOĞAN NİYE SÜRTÜK DEDİ ?/ 04.06.2022

HALK KUMAR OYNAR MI ? /29.05.2022

SİZLERİ TANIMIYORUZ/22.05.2022

SARI İNEKTEN SONRA SIRADA BİZ VARIZA GELDİK/12.05.2022

GENÇLİK, ANILAR VE GELECEĞİMİZ ÜZERİNE BİRKAÇ NOT/02.05.2022

YİNE AYNI SENARYO VE YİNE AYNI SONUÇ MU ? / 22.04.2022

ÇÖZÜM İÇİN FARKLI BAKIŞ AÇILARI GEREK /20.04.2022

AVRASYACILIK ÖLDÜ, YAŞASIN NATO /31.03.2022

ERKEN VEYA GEÇ YAPILACAK SEÇİMDEKİ OLASILIKLAR/22.03.2022

1915 Çanakkale Köprüsü Yapıldı Yepyeni Bir Kazığımız Daha Oldu/19.03.2022

Sesiniz Sokakta Daha Gür Çıkar /13.03.2022

Sado Mazoşizm mi ? Stockholm Sendromu* mu ? /08.03.2022

Ukrayna’ya Çok Üzülen Bizleri Seviyorum 03.03.2022

“Vatana Hizmet Ediyorum Sandım” 18.02.2022

ÖDEMİYORUZ /09.02.2022

ARTIK YOLA ÇIKTILAR… /07.02.2022

BU KÜRTLERİ VE HDP’Yİ NE YAPACAĞIZ? /05.02.2022

TARİH YİNE TEKERRÜR EDİYOR /01.02.2022

DEVLET’DE “NÖBET DEĞİŞİMİ” BAŞLIYOR MU? / 28.01.2022

YAŞATILAN TÜRK SOLUNUN, KÜRTLERLE İMTİHANI MI?/ 23 Ocak 2022

BÖLÜNÜYORUZ O HALDE FAŞİZMLE YÖNETİLECEĞİZ / 17.01.2022 

ARINMA GECELERİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ / 14.01.2022

KAZAKİSTAN’DA HALKIN DEMOKRASİ DERSLERİ VE TÜRKİYE İLE İLİŞKİSİ NEDİR? / 10.01.2022

2022, RİSKİN TOPLUMSALLAŞTIRILDIĞI BİR YIL OLACAK / 01.01.2022

20-21 ARALIK, KERİZ SİLKELEME OPERASYONU VE BASKIN SEÇİM / 24.12.2021

GELECEĞİMİZİ BELİRLEYECEK OLAN, SOL’UN HDP İLE OLAN İŞBİRLİĞİNİN NİTELİĞİ OLACAKTIR / 17.12.2021

ÖLÜ SEVİCİLİĞİ Mİ, YENİ BİR YAŞAM MI? / 15.12.2021

İKTİDARI VE MUHALEFETİYLE 2021’İ BİTİRİRKEN /05.12.2021

HDP VE ESAS OLANI BAŞA KOYMAK MESELESİ / 27.11.2021

MELEKLERİN CİNSİYETİNDEN, NASIL YAPMALIYA GELDİK./ 23.11.2021

ABANIN ALTINDAKİ SOPAYI ÇIKARIYORLAR /09.11.2021

TARİH, YENİ BİR HİKAYE YAZANLARI HEP SEVMİŞTİR/07.11.2021

SAVAŞA KARŞI CHP’NİN DÖNÜŞÜMÜ VEYA BİRLİKTE YAŞAYABİLMENİN İLK IŞIĞI /27.10.2021

ELİNDE ÇEKİÇLE BANKAMATİKLERE SALDIRILIYORSA; KAÇMA VAKTİNİZ GELDİ DEMEKTİR / 27.10.2021

GELİYOR GELMEKTE OLAN AMA MUHALEFETİN HALİ İÇLER ACISI / 23.10.2021

SADAT, SEDAT, DARBE VEYA SOKAĞIN ORTAK SESİ OLMAK/16.10.2021

GODOT’YU BEKLEMEYE GEREK YOK, YOLA ÇIKMAK İÇİN / 11.10.2021

HER EVE BİR PARA SAYMA MAKİNASI KONACAK KADAR PARAMIZ OLACAK /11.08.2021

ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR DİYE DÜŞÜNENLERE: ÇANLAR HEPİMİZ İÇİN ÇALIYOR ARTIK/05.08.2021

EVET, ARTIK BU ÜLKENİN VE İÇİNDE YAŞAYAN İNSANLARININ GERÇEKTEN BİR BEKA SORUNU VAR: IRKÇILIK/01.08.2021

TÜRKİYE’DE İÇ SAVAŞ ÇIKARILMAYA MI ÇALIŞILIYOR ?/22.07.2021

DERE GEÇİLİRKEN; BAHÇELİ AT MI DEĞİŞTİRİYOR?/17.07.2021

Kürtleri o kadar çok seviyoruz ki yok edilmelerine hiç ses çıkarmıyoruz /14.07.2021

HDP’siz çözüm olmaz olsa da ona da zaten faşizm denir / 08.07.2021

UMUT/UMUTSUZLUK, KORKU/CESARET, YILGINLIK/DİRENİŞ /30.06.2021

O PARALARI SİZDEN SÖKE SÖKE ALIRLAR” / 27.06.2021

ERDOĞAN VE MHP + MAFYANIN BİLEK GÜREŞİ 22.06.2021

HAMDOLSUN, ERDOĞAN EV ÖDEVİNİN NE OLDUĞUNU ANLADI / 17.06.2021

Peker, Erdoğan abisi ile helalleşmeyi niye erteledi ? / 02.06.2021

Erdoğan değil Demirtaş’ın hapiste olması ya da özgür kalması ülkenin kaderini belirleyecektir. / 29.05.2021

Tek bir kural var kuralsızlık / 26.05.2021

SEDAT PEKER’İN GÖMLEĞİNİN RENGİ, BEYAZDAN SİYAHA DÖNDÜ / 23.05.2021

BİZ HEPİMİZ AİLEYİZ VE HER SUÇTA BERABERİZ” / 07.06.2021

Devletin mafyası mı yoksa mafyanın devleti mi? / 2 / 21.05.2021

Kanserin üçüncü evresinden, dördüncü evresine geçen ülkemiz /14.05.2021

Birlikte olursak; her şeyi değiştirebiliriz / 04.05.2021

Ne yapmalı, nasıl yapmalı ve kiminle yapmalı? / 30.04.2021

Devlet mi mafyalaştı, yoksa mafya mı devletleşti? / 22.04.2021

Katastrof / Büyük yıkım kapımızda / 24.04.2021

Canı sıkkın hava ve rüzgar / 18.04.2021

Ülkemizin ahvali: Sadece parasız, işsiz ve aşısız değiliz. Geleceğimizi de kaybediyoruz / 11.04.2021

Ülkeyi Nasıl Yönettilerse Pandemiyi de öyle yönetti AKP 09.04.2021

Ülke soyulurken değil, soğan soyulurken ağlayan ulusalcılar / 05.04.2021

Ben Erdoğan’ın yerinde olsaydım / 30.04.2021

Polis, ülkede toplumsal düzeni korur ve huzuru sağlar, gerçekten öyle mi? / 03.04.2021

BEN ERDOĞAN’IN YERİNDE

Diğer Yazılar

ERKEN CUMHURİYET VE TEK PARTİ DİKTATÖRLÜĞÜ DÖNEMİNDE TÜRK BASINI: KISA BİR BAHAR UZUN BİR KIŞ.

Türkiye’de basına yönelik sansür yazı dizimizin üçüncü bölümünde 1925 ve sonrasındaki on yıllık dönemi tartışmaya …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir