Deprecated: EV_Widget_Entry_Views içindeki WP_Widget oluşturucu yordam 4.3.0 sürümünden bu yana desteklenmiyor! Yerine __construct() kullanın. in /home/yaziportal/public_html/wp-includes/functions.php on line 5304
ERDOĞAN DEĞİL, DEMİRTAŞ’IN HAPİSTE OLMASI YA DA ÖZGÜR KALMASI ÜLKENİN KADERİNİ BELİRLEYECEKTİR. – YazıPortal

ERDOĞAN DEĞİL, DEMİRTAŞ’IN HAPİSTE OLMASI YA DA ÖZGÜR KALMASI ÜLKENİN KADERİNİ BELİRLEYECEKTİR.

Taner Renda / 29.05.2021

@RendaTaner

Sedat Peker’in ilk videosunun üzerinden neredeyse bir aya yakın bir zaman geçmesine bilerek ve isteyerek ses çıkarmayan Erdoğan, şartların istediği yönde olgunlaşması ile partisinin haftalık değerlendirme toplantısında Süleyman Soylu’ya cılız da olsa destek verdi. Mehmet Ağar konusunda ise tek bir laf etmedi. Zaten etmesine de gerek yoktu. Çünkü Peker’in zehir zıkkım suçlamalarına uzunca sessiz kalarak; fazla ileri gidersen ve benim istemim dışında tasfiye hareketlerine girişirsen; senin kellenin gece yarısı bir iki satır kararnamelik bir değeri olduğunu kendisi için söyletmişti Soylu’ya. Köpek terbiye eder gibi Süleyman Soylu’yu terbiye etmiş ve yine maşa olarak Soylu’nun ağzından da Mehmet Ağar’a artık tam emekli olma zamanın geldi dedirterek, Marmaris Marina’sındaki yönetim kurulu üyeliğinden zorunlu sebeplerle istifa ettirmişti. Bu güzel sonuca hep birlikte sevinmeli miyiz? İsteyen elbette sevinebilir. Ben ise “sevinmeyi” Haziran ayında yapılacak NATO toplantısı sonrasına bıraktım.

Sevinme kısmına birazdan geleceğim ama gelinen noktada Erdoğan’ın bu tercihlerinin sonuçlarına değinmek gerek. 2015’teki Haziran ve Kasım’da yapılan iki seçim arasında gördüğümüz linç siyasetinin sadece HDP ile sınırlı kalacağını sanan ana ve dana muhalefetin partileri ve yandaşları, siyasetin eski kodları üzerinden sürdürdükleri güvenli siyaset konforundan hala çıkmayarak siyasi cinayetlere yol açıyorlar. Erdoğan, Rize’de Akşener’e yapılan provokasyon sonrası söylem ve tavrı ile mafyalaşmış iktidar şebekesinin ilk seçimi garantilemek için neler yapacağını şimdiden ilan ediyor. Son yapılan yerel seçimlerin İstanbul ayağında kibirden yaptıkları hataları artık tekrarlamayacaklarına da emin olabiliriz. Erdoğan ve ekürisi Bahçeli, muhalefete özellikle İYİ Parti’ye ve HDP’ye belki de çeşitli provakasyonlarla miting yaptırmayacaktır. Yapılacak seçimler öncesi yeni seçim yasaları, seçim yasakları ve barajıyla; seçimle gitmeyeceklerini özellikle düşman bellediklerine açıkça mesajlar vereceklerdir ( Sedat Peker, bir videosunda ruhsatlı silah alın çağrısı yapmıştı dostlarına. Erdoğan’ın bu çıkışını mı tahmin etmişti?) Süleyman Soylu’nun da hala tasfiye edilmemesinin en temel nedenini de burada aramak gerekir.

Şimdi gelelim sevinme kısmına. Başta ABD olmak üzere hiçbir gelişmiş ülke, Erdoğan’ın ülkemize yaptıklarından zerrece rahatsız olmuyorlar. AB, kendi steril alanına girilmediği ve başta silah sanayi ürünlerinin ihracatına bir helal gelmediği sürece (kokainin yeni ana durağı olmasını dert etmeyenler), Erdoğan’ın nobran dil kullanmasını hiç dert etmezler. Bakmayın demokrasi, insan hakları vb konularda en yüksek perdeden söylemlerde bulunmalarına. Rusya’dan değil de, ABD veya AB ülkelerinden S 400’ün yerine uygun bir sistem alınsaydı; belki de bu gün biz başka şeyler konuşuyor olurduk. Ne var ki; küresel sistemin son derece bencilce sadece kısa dönemin karlarına odaklanması ile sistemin yoksulları daha da yoksullaşarak, sistemin en küçük nimetlerinin bile kendilerinden esirgenmesi ile isyan noktasına gelmişti. Üstüne, bu durumu tolere edecek kişiler yerine, körükleyecek kişiler iktidara gelince; sistem acil kodu ile alarm verdi. Pandeminin dünyayı sarmalamasıyla bu alarm, en üst perdeden alarm vermeye başladı. Neyse ki, beklenen olmadan önce, başta ABD olmak üzere pek çok gelişmiş ülkede görece daha akıllı yönetimler işbaşına geldi. Haziran ayında yapılacak olan NATO toplantısı da, bu açıdan mihenk taşı olarak adlandırılacak bir önemde geçecektir. Zaten bunun ilk işaretlerini Biden daha yönetime gelmeden yaptığı bir söyleşide net bir biçimde belirtmişti. Gün artık yaklaştı. Ve yaklaştıkça da Erdoğan’ın bütün kimyası ve ayarlarında alarm zilleri çalıyor. Ya AKP+MHP rejimi, derini ve sığ yapıları ile kodlarının gerektirdiği “çarpışarak “devam etmeye karar verecekler. Ya da yeni dönemin ruhuna uyum sağlayarak; Mehmet Ağar ve ekibinden Süleyman Soylu ile kurtulduğu gibi, Sedat Peker ekibi aracılığıyla da Süleyman Soylu/MHP/Bahçeli ekibinden de kurtularak halkın tercihlerinin sonucuna kendini bırakacak.

Bence her iki durum da masada ve her iki yol da yüzde elli şansa sahip. NATO toplantısında, Biden’ın ve AB’nin hangi konuda kararlılıkla tutum alacağı; Erdoğan’ın tercihinde yüksek oranda etkili olacak. Ana ve dana muhalefetin AKP+MHP iktidarına son verecek ne planı, ne halkı ikna edecek programı ne de kararlılığı var. Demirtaş’ın bu seçimde oynayacağı rol, hapiste mi tutulduğu yoksa meydanlarda özgürce muhalefeti kararlı bir tutum almaya zorlayacağına bağlı olacaktır. Kürtleri ve Demirtaş’ı bu mücadelenin dışında bıraktığımızda; AKP+MHP bir biçimde iktidardan uzaklaşsa bile, ülkenin çoğunluğuna rahat ve huzur getirilemeyeceğinden eminim.

Yazarımızın daha önce yayınladığımız yazıları

Tek bir kural var kuralsızlık / 26.05.2021

SEDAT PEKER’İN GÖMLEĞİNİN RENGİ, BEYAZDAN SİYAHA DÖNDÜ / 23.05.2021

“BİZ HEPİMİZ AİLEYİZ VE HER SUÇTA BERABERİZ” / 07.06.2021

Devletin mafyası mı yoksa mafyanın devleti mi? / 2 / 21.05.2021

Kanserin üçüncü evresinden, dördüncü evresine geçen ülkemiz /14.05.2021

Birlikte olursak; her şeyi değiştirebiliriz / 04.05.2021

Ne yapmalı, nasıl yapmalı ve kiminle yapmalı? / 30.04.2021

Devlet mi mafyalaştı, yoksa mafya mı devletleşti? / 22.04.2021

Katastrof / Büyük yıkım kapımızda / 24.04.2021

Canı sıkkın hava ve rüzgar / 18.04.2021

Ülkemizin ahvali: Sadece parasız, işsiz ve aşısız değiliz. Geleceğimizi de kaybediyoruz / 11.04.2021

Ülkeyi Nasıl Yönettilerse Pandemiyi de öyle yönetti AKP 09.04.2021

Ülke soyulurken değil, soğan soyulurken ağlayan ulusalcılar / 05.04.2021

Ben Erdoğan’ın yerinde olsaydım / 30.04.2021

Polis, ülkede toplumsal düzeni korur ve huzuru sağlar, gerçekten öyle mi? / 03.04.2021

BEN ERDOĞAN’IN YERİNDE OLSAYDIM / 30.03.2021

AKP+MHP iktidar testisi çatladı / 29.03.2021

19 Mart 2021, uçurumdan önce yapılabilecek freni yok etmiştir / 20.03.2021

Farklı bir şey yapmadan, farklı bir etken işin içine karışmadan biz bu işin içinden alnımızın akıyla çıkamayız. / 15.03.2021

Bütün mesele: gelmekte ve gitmekte olanı anlayabilmekte / 28.02.2021

“HDP’ye oy veren milyonlar, kurşun yağdıran teröristlerdir” / 21.02.2021

ÖLÜLER ÜLKESİNİN SERİ KATİLLERİ / 18.02.2021

YAKLAŞAN FIRTINA VE YUMURTA HİKAYESİ / 07.02.2021

TARİHİN SEYRİNİ DEĞİŞTİREBİLİRİZ / 03.02.2021

SEKİZ YÜZ YILLIK BİR DÖNEM SONA ERERKEN GELECEĞE BAKMAK / 30.01.2021

 417 total views,  1 views today

Diğer Yazılar

EMPERYALİST SAVAŞLAR VE SÖMÜRGECİLİK EKOSİSTEMİ YOK EDİYOR (İKLİM KRİZİ-MİLİTARİZM İLİŞKİSİ 3)

Mustafa Durmuş 12 Eylül 2021 11 Eylül 2001 tarihinde ABD’de İkiz Kulelere yapılan terör saldırılarının …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir