ÇÖZÜM İÇİN FARKLI BAKIŞ AÇILARI GEREK

Taner Renda / 20.04.2022

@RendaTaner

Sanırım dört veya beş sene önce Bakış Açısı isimli bir film seyretmiştim. Bir Amerikan Başkanı, Avrupa’nın bir başkentinde halka açık bir meydanda konuşma yaparken suikasta uğruyor. Çok klasik gibi görünse de, suikastın nasıl göründüğünü işin içinde olanların her birinin gözünden anlatması açısından çok farklı gelmişti bana. Olaylara tek bir bakış açısından bakılmaması gerektiğini daha net anlamıştım. Her bir bakış açısının toplamı, belki de olayların bütününü daha iyi anlamamıza yardım ediyordu.

Nereden mi geldi aklıma bu film? Seçime çok kısa bir zaman dilimi kalmış hiçbir ülkede, aklı başında hiçbir iktidar, saçma sapan ekonomik teoriler uydurup, Doların yüzde üç yüze yakın bir artmasını sağlayacak açıklamaları inatla yapıp, üstüne uluslararası finans merkezlerini şaşkına çevirecek Merkez Bankası başkanlarını iki üç ayda bir değiştirmesi de cabası bir tutum içine girmesini açıklayacak hiçbir aklı başında gerekçe olamaz. Üstüne üstlük, yeni yılda hiçbir gerekçe yokken, elektriğe yüzde yüzden fazla zam yapılmasını da aklımız alamamıştı. Benzin ve motorine yapılan zamlar ise bardağı taşıran son damlalar oldu. Erdoğan bile bilir ki; bu yapılanlar ülkenin çivisinin çıkmasını kısa zamanda sağlayacaktı. Ki birkaç ayda ülke yangın yerine döndü( hoş, bundan önce de pek bayramlık bir yer değildi ülke ama Erdoğan, hala çok güçlü bir figür olarak en tepede gayet rahattı). Dedim ya bunca zamandır iktidarda kalan biri, seçimlere bu kadar yaklaşmışken niye böylesine bir çılgınlığın altına imzasını atsın?

(8 farklı bakış açısından Amerikan başkanına düzenlenen suikasti anlatan Vantage Point (Bakış Açısı) filminden bir sahne-editör)

Şeytan’ın Avukatlığına soyunma vakti geldi galiba

İlk bakış açım: Yeni getirilen yönetim modeline göre en fazla oyu almak, iktidarda kalmayı getirmiyor. Muhakkak yüzde elli+bir oy ile iktidarı alabiliyor veya iktidarda kalına biliniyor artık. Yılların deneyimli politikacısı Erdoğan, sanırım MHP/Bahçeli bagajından sıkıldı. Yeni bir şeyler denemeden de bu gidiş değişmeyecek gibi görünüyor. O zaman yapılacak tek bir şey kalıyor geriye: ülkedeki işçi, emekli, köylü, esnaf orta büyüklükteki sermayeyi kapsayacak bir yangın çıkarmak. Sokağa dökülen halkın, acımasızca ezilmesinin suçunu da MHP/Bahçeli üstünde kalmasını sağlamak. Sokağa bir türlü dökülmeyen halkı, sokağa çıkması için gerekçelendirilirken, elbette bu işten büyük sermayenin ve uluslararası iştahlı yatırımcıların da büyük karlar sağlamasına azami ölçüde dikkat etmek gerekecek.

Plan gayet akıllı ve mantıklı gibi görünüyor. Geçmişte pek çok ülkede bu planlar başarı ile uygulandı. Ne var ki, zaman dediğimiz uçuk şey, pek çok şeyi değiştirdiği gibi, planların sonuçlarını da zamanla değiştiriyor. Kaos’un mantığında da bu var. Taşkın sular her zaman açtığınız yoldan geçip gitmeyebilir. Bazen de kendi oyununuzla siz altta kalabilirsiniz.

İkinci bakış açım: Erdoğan’ın gerek ülke içinde, gerekse de uluslararası camiada yaptığı gereksiz tahribatlar, uluslararası politika yapıcılarının fikrinin değişmesine yol açtı. Artık, bu türden eş başkanlar gereksiz hale geldi. Ancak, Türkiye gibi bir ülke de kolayca gözden çıkarılamayacak kadar büyük ve hala önemli. Bizdeki eskilerin dediği gibi işi “usulet suhulet” ile halletmek gerektiği konusunda Biden ikna edildi. Ülkenin bozulan ayarlarının yeniden eski haline döndürülmesi için sıkı bir çalışma temposu içine girildi. Özellikle Davutoğlu’nun” kendi başına geliştirdiği” yavan Osmanlı hayranlığı politikalarının sonuçlarını, emekli amirallerin torbadan çıkardığı tavşan olan “ Mavi Vatan”ın Akdeniz’de yarattığı saçma sapan kargaşanın temizlenmesi, aba altından çıkarılan sopa ile Arap şeyhlerine sattırılan milyarlarca dolarlık silahların temiz görünmesini sağlayacak yakınlaşmaların sağlanması ve elbette işin olmazsa olmazı olan İsrail ile ilişkilerin yoluna koyulması, son dönemde Erdoğan tarafından başarı ile sağlandı. NATO, ABD ve Avrupa Birliği ile de son dönemde birden bire tertemiz sayfaların karşılıklı açılması bize ve uluslararası ilişkilere refah getirdi. Mısır şimdilik iç dengeleri açısından nazlansa da, şu Ukrayna Rusya arasındaki hesabın bitirilmesinden sonra Erdoğan’ın el atacağı ilk işlerden bir olacaktır.

İyi de tüm bunlar bize neyi anlatıyor?

Yapılacak ilk seçimde, Erdoğan’ın aday olmayacağını. Ülkeyi, yeni dönemin eski aktörlerine eliyle teslim edeceğini. Saçma mı geliyor? Bakış açınızı değiştirmeyi denemelisiniz. Yazıyı biraz daha uzatırsam; daha pek çok farklı bakış açısı getirebilirim. Ya da okuyanlar bu işi üstlenirler. Hem de daha zenginleşmiş olur içerikler. Her şeyin hem de hızla değiştiği günümüzde; tekçilikten çıkmak gerek.

Diğer Yazılar

YAPAY ZEKA, ROBOTLAR, GIG EKONOMİLERİ: İYİ Mİ KÖTÜ MÜ ?

  Mustafa Durmuş / 23 Ocak 2023 Yakınlarda R. Wigglesworth adlı bir yazar tarafından Financial …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir