ESAS OLANI BAŞA KOYABİLMEK ZAMANI

Taner Renda / 28.07.2025

@RendaTaner

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve DEM Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da CHP’yi Meclis de milletvekili çıkarmış olan bütün partilerden oluşacak Meclis Komisyonuna katılmaya davet ediyor. Ne harika bir durum değil mi? Komisyon 51 kişiden oluşacak. AKP+MHP+HÜDA PAR ve DSP ile 21+4+1+1=27. CHP ve DEM dahil diğer bütün partilerin toplamı da 24 ediyor. Ne güzel değil mi. Demokratik bir komisyondan oy çokluğu ile istenilen her madde şıppınadak kabul edilir veya red edilir. En temel kuraldır: Her kumar masasında muhakkak bir keriz vardır. Eğer sen o kerizi görmüyorsan; keriz sensindir.

CHP’yi de kurulacak komisyona keriz olarak katmak istiyor AKP+MHP iktidarı. Peki, hadi bir parça insafa! geldiler ve oylamaların kabulünün oy çokluğu ile değil de, nitelikli çoğunlukla çıkması prensip olarak kabul edilsin. İktidarın getirdiği her teklif, CHP tarafından reddedildiğinde: Oyunbozan olarak gözden düşürülecek. Ayrıca, bir kez öyle ya da böyle komisyon kuruldu mu, CHP’nin başa dönme şansı sıfırlanacak. Ve o komisyon ile AKP+MHP iktidarı meşruiyet kazanmış ve moral üstünlüğüne kavuşmuş olarak yoluna devam edecek.

Tüm baskılara karşın CHP, “Esas olanı başa koy” anlayışı ile kendi yoluna devam etmeli. Masaya oturmanın tek koşulu: DEM ve CHP’den seçilmiş belediye başkanları, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu ve HDP eski Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, TİP Milletvekili Can Atalay’ın da aralarında olduğu rehinelerin amasız fakatsız olarak serbest bırakılmaları sağlandıktan sonra, kötü de olsa şimdiki Anayasaya ve kanunlara uyulacağının garantisi alınmalı.

DEM ise sürecin başındaki beklenti ve umut açısından bugüne ayakları daha da yere basar bir politik anlayışa doğru HDP ve HDK gibi demokrasi ile kendi geleceğinin iç içe geçtiğinin farkına varmasına çok az kaldı. Ama asıl büyük değişim ise Devletin partisi CHP’de baştan aşağı kendini yenileyen bir anlayışı ve kadro ile bu sürecin kazananı olmayacak. İktidarı aldığında; Devlet de istese artık farklı bir aşamaya geçmiş bir CHP ile yaşayacağız. Bunda en büyük pay da: Mutlak Yoksulluk fazına geçen burjuvazinin aç gözlülüğü olacak.

Hamiş: Abdullah Öcalan, Devlete 25 yıl önce verdiği sözü yerine getirmek için çırpınıyor. Ancak o günkü koşullar artık çoktan aşıldı. Bırakın İmralı’dan idare etmeyi, serbest kalsa dahi taşlar kendi yerine çoktan oturdu. En önemlisi de, Kürt Halkı artık Kürt burjuvazisinin değil, ülkenin kahir ekseriyeti gibi mutlak yoksullaşmadan kendi geleceğini kurtarmakta kararlı.

Diğer Yazılar

Yoksulluk

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: YENİ HEGEMONYA BUNALIMI VE SIKIŞMA

Ümit ÖZDEMİR 06.04.2026 MHP’nin stratejisinde örgütlenen saray rejimi, her adımında kendine yeni suç ortakları yaratmak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir