(Editörden Yıldıray Şahin’in biri ciddi diğeri Ege ağzı ile kaleme aldığı için esprili iki yazısını yayınlıyoruz. Esprili olanı yazının sonunda okuyabilirsiniz)
Yıldıray Şahin -Marmaris Bağımsız Yurttaş-Denizci-Gözlemci
1998 yılında o dönem muhalefette olanlar kameraların karşısında konuşmuştu
“Yanan orman alanları Orman Bakanlığı’nın sorumluluğundadır”
Bu söz o dönem muhalefetin doğru bir tesbiti olarak alkışlanmıştı. Muhalif olanlar iki yıl sonra 2000’li yılların başında ülke yönetimine geçti. Artık yetki de sorumluluk da onlardaydı. Ama ne değişti.
Yıl 2021: Marmaris, Manavgat, Bodrum… Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Yüzlerce hektar orman yanıyor. İnsanlar hortumla, kovayla alevlere karşı duruyor ve bu kez, şu açıklama geliyor:
“Yangınla mücadele Büyükşehir Belediyesi sorumluluğundadır”
Yıl 2025: Bursa’da çıkan büyük orman yangını sonrası yetkililer bir kez daha sorumluluğu devrettiler.
“İtfaiyecilik Büyükşehir Belediyelerinin işidir”
Bu nasıl bir tutarsızlıktır ? Sorumluluk, bir makamdan diğerine elden ele dolaşan bir evrak değildir. Bu ülkenin ormanları, hava sahası, yerel yönetimi, merkezi yönetimi hepimizin ortak sorumluğundadır.
2021 yılında yaşanan felaket sonrası sorulması gereken basit sorular hala cevapsız.
Yangın söndürme uçakları neden yoktu ?
Türk Hava Kurumu neden devre dışı bırakıldı ?
Yabancı ülkelerden yardım beklerken geçen her dakika kaç hektar orman yandı ?
Sorun sadece alev değil; sorun yönetim zaafıdır, koordinasyon eksikliğidir, sorumluluk bilincinin ortadan kalkmasıdır. Yanan bir çam ağacı değildir sadece, yanan o ormanda gezen çocuğun anısıdır, çiftçinin umududur, halkın nefesidir. Devletin görevi suçu başkasına atmak değil, sorumluluğu üstlenmektir. Ve bu halk artık unutmuyor. 1998’de konuşulanı da, 2025’te değişen tavrı da hafızasına kaydediyor. Suçlu aramak kolaydır. Devlet adamı olmak için önce sorumluluk alınmalıdır. Öyle ki Bursa yangınında hayatını kaybeden 12 itfaiyecimizin giysileri sadece t-shirt ve fosforlu yelekten ibaretti. Gerekli koruyucu, önleyici yangın giysileri verilmedi. Sonra da “şehit oldular” denildi. Bu nasıl bir ihmaldir anlaşılır gibi değil. Devletin önceliği görevini yaparak personelini korumak olmalıydı. Yoksa ağıtlar, nutuklar, sorumluluğu devretmeler boş sözden öteye gitmez.
DERLEYİŞ
Bu yazıdaki tesbit ve eleştiriler tamamen anayasal haklar çerçevesinde, medyada yer alan bilgiler, haberler ve resmi demeçler titizlikle takip edilerek hazırlanmış ve yangınlardan etkilenmiş tüm yurttaşlarımızın, yangınla mücadele eden ve hayatını kaybeden (şehit olan) itfaiye personelinin ve doğanın sesi olmak adına kaleme alınmıştır.

YazıPortal Resmi İnternet Sayfasıdır