TÜRKİYE MAKAS (MI) DEĞİŞTİRİYOR? BAHÇELİ ERDOĞAN’IN BRÜTÜSÜ MÜ?

Taner Renda / 21.04.2026

@RendaTaner

Altı sene önce Tunceli’de öğrenci bir genç kız ortadan kayboldu. Ve ilgili Devlet birimleri nedense bu genç kızın ne dirisini ne de ölüsünü bulamadı. Hatta bu arama çalışmalarına Tunceli’nin hem Valisi, hem de aynı zamanda Belediye Başkanı cansiperane bir gayretle katılmıştı. Ülkemizde bu türden olaylar, “günlük olağan vakalar” diye adlandırılıyordu. Ama nedense birden bire Gülistan Doku’nun ortadan kaybolmadığını ve onun öldürüldüğünü, hatta onu öldürenin de dönemin Tunceli Valisi olan Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Sonel olduğunu gizli bir tanık aniden açıklayınca: Kirli çorabın ipliği sökülmeye başladı. Elbette Tunceli’ye atanan yeni bir kadın başsavcı olunca; hepimiz methiyeler düzmeye başladık bu cesur kadın başsavcıya.

Bu işin bize gösterilen kısmı. Yani “Cambaza bak.” Biz cambazdan ziyade, perde arkasına geçmeyi denemeliyiz. Geçen hafta aniden MHP’nin üst kadrolarından birbirlerine dışarıdan birilerinin söylemeye korkacağı suçlamaları duyduk. Ve ardından Devletin Bahçelisi, grup konuşmasından çıkınca Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Önder’in akademik çalışmalarına devam etme isteği nedeniyle, MHP’deki çalışmalarından affını istemiş olduğunu Bahçeli’nin ağzından öğrendik. Gayet doğal bir durum değil mi? Ancak nedense hemen ardından başta İstanbul olmak üzere beş altı ildeki yönetimler görevden alınıp; yerlerine yeni kişilerden oluşan yönetimler getirildi.

Evet, hepimize çok olağan gelen bir durum olduğu konusunda herkes hemfikir olabilecek bir basit gelişme değil mi? İşin bir ucu Tunceli’deki altı yıl önce kaybolan Gülistan Dokuya çıkarken, bir diğer ucu da Devletin Bahçelisi sonrası MHP’de başa kim/kimlerin geçeceğine, AKP içinde de Süleyman Soylu’nun tasfiyesinin sağlanmasına ve de TRÇ’nin önüne çıkabilecek olası engellerin, temizlenmesine kadar uzanan bir gelişme olarak görmeliyiz.

İyi de bu TRÇ de nereden çıktı? Devletin Bahçelisi, yine kendince şifreli bir şeyleri ima mı ediyor? Yoksa Devlet’in yeni bir makas değişikliğiyle, Bahçeli’nin ağzından kendisini kuran iradeyi değiştirme zamanının geldiğine mi karar veriyorlar?

MHP, geçen hafta Moskovaya Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, üst düzey görüşmeler yaptıktan sonra, Rus Vedomosti gazetesine demeç verdi. Mealen: ABD-İsrail “şer eksenine” karşı yeni bir pazarlar ve güvenlik sistemi araştırdıklarını söylüyor. Bahçeli’nin artık Türkiye –Rusya ve Çin’in ittifak geliştirebilme olanaklarını araştırma görevi verdiğini belirtiyor.

Şöyle birkaç on yıllar geriye gittiğimizde: Adnan Menderes, ABD’den istediği rahatlığı bulamayınca; Rusya’ya yüzünü döndüğünde: “Zinde güçler” olan Askeri bir darbeye maruz kalmıştı. Ancak, artık “derin devlet” el değiştirip; “esasen sivil” bir oluşum olarak yoluna devam ettiğinden, içerde darbe yapacak olası güçler elimine edilip; AKP+MHP iktidarına temelden bağlı hale gelmesi ile içerden darbe olasılığı neredeyse kalmamış ve Emperyalizmle doğrudan kan bağı ile simbiyotik hale dönüşmüştür.

Trump’ın, Erdoğan’ın kendisine yerli yersiz ne kadar sevdiğini, Suriye’yi IŞİD’lilere elden teslim etmede fevkalade yardım ettiğini yinelemesi, Trump arada olmazsa; İsrail ile savaşmak zorunda kalacak olmasını ama neyse ki, Erdoğan’ı çok seven Trump olduğu sürece başına böyle İranvari işlerin gelmeyecek olmasını, hatta sömürge valisi gibi ortalıkta dolaşan ABD’nin Büyükelçisinin, abanın altına sokmaya bile gerek duymadığı sopasını yeni bir maceraya atılmaması gerektiğinin altını çizmekte kullanması karşısında mahsuscuktan da olsa karşı çıkmaması, Erdoğan’ın ne kadar çaresiz olduğunu gösteriyor.

Hamiş: Nihayet CHP’nin içinden birileri bu böyle gitmez dedi. İşin garibi, Eskinin faşisti Mansur Yavaş’tan böylesine bir çıkış, başta beni şaşırttı. Eğer Mansur Yavaş bile artık isyan edecek duruma gelmişse; (mahpushane yollarının kendisinin kapısını çalması karşısında bile olsa) CHP, topyekün içinde bulunduğu dar sokaktan alanlara çıkmadan kurtulunamayacağını dilerim kolay yoldan öğrenir. Aksi takdirde: kendi seçmeni bile onu terk etmekte tereddüt etmez.

Hamiş: Aslında, ABD emperyalizmi çöküş aşamasına geldiğinden, halka dayanmayan ve varlığını sistemin güçlü ülke veya ülkelerine sırtını dayamaya alışmış bizim gibi iktidarlar, tarihin çöplüğüne atılacakları pek çok kişiden çok önce keşfederler ve yeni bir oluşumun içinde yer almak için elçilerini o yöne doğru gönderirler. Çin, artık yeni bir dünyanın yeni süper gücü. Eski süper güç, varlığını korumaya dahi gücü kalmadığından, son çırpınışlarını vahşice yapacak olsa da; çöpe atılmasını sağlayacak olanlar eskiden en çok sadık olanların eliyle sağlanacağını bilecek deneyimlere sahiptir. Belki de buna Shakespeare vari bir adlandırma ile son verecek olanlara da Brütüs demek yerinde olacaktır.

Diğer Yazılar

ROMAN GİBİ: KALEMİN VE SÖZÜN HÜRRİYETİNİN ÖYKÜSÜ.

Ümit ÖZDEMİR / 13.04.2026 Nur Deriş’in bir kitabın sayfalarını karıştırarak başlayan filmde, Deriş’in kendi bellek …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir