Mustafa Suphi
(Editörden-Mustafa Suphi’nin kaleme aldığı ve Bakü’de yayınlanan Yeniyol gazetesindeki bu yazı, TKP heyetinin Türkiye’ye gelmeden önce Anadolu’da işgale karşı başlayan direniş hareketini selamlayan bir yazı. Yazıyı Tüstav’ın bastığı “Mustafa Suphi -Toplu Yazılar” adlı hacimli çalışmadan alıntıladık. Her komünist gibi Mustafa Suphi de yurtsever duygularla Anadolu’da emperyalist işgale maruz kalan halkın mücadelesine bigane kalınmaması ve komünistlerin bu hareketle ittifak kurması gerektiğine işaret eden yazısı, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında komünistlerin katkısına işaret ediyor. Yazıyı Mustafa Suphi’nin 15 yoldaşıyla katledildiği 28-29 Ocak’ın yıldönümünde günümüz Türkçesine sadeleştirerek yayınlıyoruz.)
Memleketimizden alınan son haberler fırsatların kaçırılmamış olduğunu gösteriyor. 15 Evvel (?) (büyük ihtimalle 15 Mayıs 1919’da İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesinden önce Anadolu’da kurulmaya başlayan milli direnişe gönderme yapıyor) Anadolu’da başlayan milli hareket, halkı Avrupa emperyalizmine karşı ayaklanmakla beraber bir taraftan da memleketin ateşli damarlarında çalkalanan muntazam infilak teşkilatları içinde bir yerde topluyor. İktisadi çıkarı anlamaya çalışan Türk rençberleri de her tarafta örgütlenmelerini bitirmişlerdir. Bu örgütlenmeler İngiliz ve Yunan yağmacılarına karşı mücadele savaşının kuvvet kaynaklarıdır.
Hakikatten Anadolu’da başlayan harekat Erzurum, Sivas ve Uşak’ta toplanan milli kongrelerde resmileşmiş ve bu kongrelerin şimdiki yönetim kurulu başlarında Mustafa Kemal Paşa bulunmak üzere gerek İstanbul, gerekse Avrupa hükümetleriyle ilişkiye girişmiştir. Şimdiye kadar geçen altı ay zarfında her tarafta Kafkas’ta, Dağıstan’da, İran sınırlarında Türk devrimcilerin ayaklanmacı subaylarının faaliyetlerinin devamı, Anadolu harekatının gittikçe kuvvet bulduğunun açık belirtileridir.
Halihazırda Boğazları elde tutan İngilizler, Akdeniz’e tamamen hakim olmuşlardır. İngiliz emperyalizminin kendisine ne kadar pahalıya mal olursa olsun, bu durumu terk etmeyeceği kesindir. Keza, Anadolu’nun Batı sahillerine Yunan’ı yerleştirmek ve Ermeni, Kürt veya İranlıları yerleştirerek bütün Doğu Arabistan’ı ve Mısır ve Hindistan’ı, Anadolu Türklerinin etkilerinden kurtarmak ve kurtuluşçu inkilabı boğma planı, İngiliz ve Fransa emperyalizm planlarından öylece kolayca çıkamayacağı, Türk devrimcilerine malum olsa gerektir. Bunun için İngiltere ve Fransa, İstanbul’un Müslümanlar elinde kalacağına dair hoş balonlar uçuruyorsa da ayaklanmacıların buna aldanmayacağı şüphesizdir.
Türkiye’nin yazgısı hakkındaki son söz yazılı kongrelerde değil, halk ve memleket için baş ve canıyla bütün varlığını ortaya koyan silahlı devrimciler örgütüne ait olacaktır. Ötede beride memleketi tam anlamıyla saldırıdan, zulümden kurtarmaya azmetmiş ve son sözünü ellerindeki silaha bütün varlığıyla bağlayan Türkiye’yi Avrupa emperyalizminden kurtarmaya gerçekten azimkar ayaklanmacılarla yakından ilişkiye girişiyoruz. Rusya’da toplumsal devrimcilerin kuvvetlenmesi konusunda kan ve kuvvet sarfetmiş Türk İştirakiyun Örgütü’nün (Türk Halk İştirakiyun-Halk Katılım Partisi’ni kast ediyor1) Anadolu devrimcileri ile kurduğu ilişki ve Rusya Konsey Hükümetinin, Türkiye ayaklanmacılar geçici hükümetiyle ittifak esaslarına hazırlanıyor demektir.
Hem öyle ittifak ki, bugün doğal mevcut ve kesindir. Çünkü devrimci Rusya karşısında da aynı düşmanları buluyor. Bununla birlikte ortak düşmana, zulme, esarete, hak yiyenlere karşı ayaklanan Türkiye ve devrimci Rusya’nın ittifakı bir emri vakidir.
1Elektronik Erişim: https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye_Halk_İştirakiyyun_Fırkası
YazıPortal Resmi İnternet Sayfasıdır