CHP’NİN TEKEDEN SÜT SAĞMA MACERASI

Taner Renda / 15.08.2025

@RendaTaner

İktidar, hiçbir koşulda hız kesmeden CHP’nin elindeki belediyelere ilişkin sabaha karşı kapılarına dayanmaktan vaz geçmiyor. Buna karşın CHP, hala sadece haftada iki miting yapmakla bu darbelere karşı durmaya çabalıyor. Bu yetmezmiş gibi, Komisyona katılmak için hem ağlarım hem de giderim diyen yeni gelin havasından da vazgeçmiyor. Şu ana kadar aynı şeyleri yapıp; farklı bir sonuç alan yeryüzünde hiçbir canlıyı ben bilmiyorum. Bizim bildiğimiz bu gerçekliği CHP’nin başta Genel Başkanı ve tüm etkili ve de yetkili kurullarındaki kişiler bilmezler mi? Elbette bilirler. Lakin ülkedeki hoşnutsuz ve yoksul geniş halk kitlelerinin kulağına kar suyunu kaçırmak hiç işlerine gelmiyor. Onlar da biliyor ki: çizginin dışına bir kere çıkıldı mı, bir daha bu insanları çizginin içine sokmak çok zordur. Hatta CHP’yi de artık bir daha o çizginin içine kim sokmayı çalışırsa çalışsın, kitleler onu da aşarlar.

SOMUT DURUMUN SOMUT MÜCADELE ARAÇLARININ BULUNMASI

Eyy CHP, iktidar senin varlığını ortadan kaldırmak istiyor. Ya kendi varlığının yok edilmesine razı olacaksın. Ya da her canlı gibi kendi varlığına kast edene karşı, her türden mücadele aracını yeri geldiğinde kullanacaksın. Karşında Devlet ile bütünleşmiş ve tek ilkesi de her ne pahasına olursa olsun iktidarının sürdürülmesi için insani ve ahlaki hiçbir kuralı tanımayan kötücül bir otokrasi var. Kürt Sorununu çözmek gibi bir derdi asla olmadı ve de olmayacak. Ama Uluslararası Politika Yapıcılarının planları gereği zoraki olarak (Bahçeli’nin de dayatması ile) Komisyon kurmak zorunda kaldı. Tam da bu noktada Komisyona girmenin karşılığında, AHİM ve Anayasa Mahkemesi Kararlarının uygulanmasını dayatması gerekirken; kimler olduğunu bilemediğimiz birilerinin “mutlaka” komisyona girmesi gerektiğini hatırlatmasıyla, eline geçirdiği avantajı nedense kaçırmayı yeğlediler.

Şimdi akılları başına gelip de, Komisyondan çıkarsa ne olur? Birileri onları mızıkçılıkla suçlayabilir. İlkesizlikle de suçlayabilir. Ama karşındakilerin kurallara göre oynamadıklarını düşünürsek; Demokrasinin kuralları sadece kendilerini değil, demokrasi karşıtlarını da bağladığını ileri sürebilir ve kendi eylem planınıza geri dönüp, daha yeni ve daha sonuç alıcı planlamalarınızla gerekli sonuçları almaya başlayabilirsiniz. Ama bundan da önemli olanı: yoksullaşmış ve bu durumdan şikayetçi olan geniş halk kitlelerinin güvenini belki yeniden kazanabilirsiniz.

Hamiş: Evet biliyorum, geçmişte Kürt siyasi partilerini CHP hep yalnız bıraktı. Ama akıllı insanlar, geçmişe takılıp kalmazlar. CHP’nin de artık akıllanma yoluna girdiğini görebiliyorsunuz. DEM’in yöneticileri, istiyorlarsa Komisyonu sürdürsünler. Ama dün Kendilerine bugün de CHP’ye yapılanlara bakarak: bu hukuksuzlukların sona erene kadar bu komisyonun çalışmalarına katılmayacaklarını söylemeliler. Bu durumda: Erdoğan ya Komisyonun varlığına son verir ya da kanunsuzca tutsak olarak hapishanelerde tutulanları serbest bırakmaya yanaşır.

Bu resti CHP ve DEM çekmek zorundalar. Erdoğan’ın oyununu ya erkenden bozacaklar ya da Erdoğan’a bir süre daha zaman tanıyıp; daha karanlık günlerin gelmesine çanak tutmuş olacaklar. Demiri tavında dövemeyenler; soğumuş demirlerin arkasında birbirlerini suçlamaya devam ederler.

Diğer Yazılar

İRADE VE UZLAŞMA : İKİ 1 MAYIS

Ümit ÖZDEMİR / 03.05.2026 2026 1 Mayıs’ı sınıfsal ve sosyal saflaşmaların giderek ve daha belirgin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir