BUGÜNE KADAR “SARI ÖKÜZÜ” NEDEN VERMEMEMİZ GEREKTİĞİNİ ANLADINIZ MI?

Taner Renda / 31.05.2024

@RendaTaner

Söylemekten biz yorulduk ama ne Ana Muhalefet ne de Dana muhalefet her seferinde “Sarı Öküz” hikayesini baştan keşfetmeye meyilli. Zülfü yâre dokunanlar en önce hedef haline getirilir ki, diğerlerinin gözü korksun. Yıllardır bu ülkede Kürtler, kurdukları her parti, seçim kazanıp yönetimine geldikleri her belediyeden, “Anayasal bir hükümle” yaka paça edilip; ya öldürüldüler ya hapsedildiler ya da Devlet erkinin gücü ile ezim ezim ezildiler. Ve halen başta Demirtaş olmak üzere binlerce Kürt politikacısı Devlet erkinin rehineleri olarak hapiste çürütülmeye çalışılıyor. Erdoğan kadar bu durumdan sorumlu olan başta CHP ve onun gelmiş geçmiş Genel Başkanları ve yönetimleridir. Niye mi? 14 Mayıs 2023 Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonrasında siz hiç YSK’nın resmi olarak kesinleşmiş Seçim Sonuçlarını açıkladığını duydunuz mu?

Ya CHP’nin 20 bin yerde usulsüzlük tespit ettik ve itirazda bulunduk dedikten sonra, bunlara, ilişkin ne olduğunu, nelerin değiştiğini ve bu usulsüzlüklerden kimlerin sorumlu tutulup; haklarında nasıl bir işlem başlatıldığını duyduk mu? Ben duymadım. Ama 28 Mayıs’ın hemen ertesindeki 30 Mayıs günü YSK bu açıklamayı yaptı. Neden mi bunları anlatıyorum? Siz kendi haklarınıza sahip çıkmazsanız veya çıkamazsanız; sonrasında olacaklara gönüllü izin vermiş olursunuz.

Sanki daha önce AKP/Devlet erki hiç böylesine bir usulsüzlükler yapmamış, işine gelmeyen yasal yükümlülükleri görmezden gelmemiş, Anayasa Mahkemesine ve Yargıtay’a ve de Danıştay’a ve de bilumum yargı kademelerine kendi zamanında kendilerine kul olacak, kendileri ile çay toplamaya gidecek kişileri atamamış gibi Ana ve Dana muhalefet partileri, “Anayasal ve demokratik bir devlet “ olduklarını papağan gibi tekrarlamaktan büyük zevk almışlardı. Şimdi ise bu yapılar (aslında her seferinde aynı şaşkınlıklarını dile getirmişlerdi.) büyük bir şaşkınlıkla bu Anayasa’ya bir darbedir, demokrasimize darbedir, buna asla izin vermeyeceğiz diye yine bilindik ezberlerini tekrarlıyorlar. Ve eğer söylediklerinde birazcık samimi iseler; hemen şimdi TBMM’yi terk edin ve % 80’in yanına dönün. Siz Ana Muhalefet Partisi olarak bu adımı atmakta kararlı olduğunuzu gösterirseniz; DEM de size omuz verecektir (Aslında onlara ne büyük bir özür borcunuz olduğunu bilmelerine rağmen; sizin yanınızda durmaktan asla kaçınmayacaklardır).

Size naçizane bir küçük tavsiye: Faşizme laf yetiştirerek onu yenemezsiniz. Faşizmi, güç almasına izin verildiği Parlamentoda yenemezsiniz. Faşizmle uzlaşamazsınız. Eğer gerçekten niyetiniz demokratik bir hukuklu ülkede yaşamak ise; Anti-Faşist güçlerle, cesur, kararlı ve örgütlü bir mücadeleyi göze almalısınız. İslami faşizmin hüküm sürdüğü şu günlerde; halkın büyük bir bölümü açlık sınırının altında yaşam savaşı veriyor, işçisi, emeklisi ve küçük esnafı sanırım karşısında kendi dertlerine derman olacak kararlı ve güvenilir bir birleşik yapı gördüğünde; bu otokratik Devlet/AKP+MHP yönetimine verdiği desteği geri çekebilir.

Hamiş: Sevgili Can Atalay, onun ailesinin uzun yıllardır sürdürdüğü iyi ve güzel bir dünya mücadelesine verdiği katkı, şimdiden hepimizin yüreklerine su serperek geleneği büyüterek devam ettiriyor. Can’ımız artık hücresinin dışına taşan koca bir yürek oldu. İyi ve namuslu güzel insanlar, Can Atalay bu güne kadar sizlerin her derdinize iki eli kanda da olsa duraksamadan koşmuştu. Ve zaten bu yüzden de onu cezalandırıyorlar. Bu kez sıra sizde/bizde.

Diğer Yazılar

FUTBOLCU MERİH İLE AÇIĞA ÇIKAN GERÇEK: TIRMANAN FAŞİZM

Mustafa Durmuş / 08.07.2024 Hollanda maçı yenilgisiyle Türkiye kupaya veda etti. Futbolcularımız ellerinden geleni yaptılar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir