İRAN’DA ÇIKABİLECEK İÇ SAVAŞA ODAKLANIRKEN; AMERİKA’DA ÇIKMASIN SAKIN

Taner Renda / 16.03.2026

@RendaTaner

Kapitalizmin en güçlü ve/veya en zayıf yanı: Krizler. Son sekiz yüz senede sayılamayacak kadar çok kriz üretti ve her kriz sonrası kendini yenileyerek bu açmazı fırsata dönüştürmesini bildi. Geçen yüzyılın başından itibaren; krizini, “anavatanı” sayılan kara Avrupası’nı kana bulayarak kısa bir süreliğine erteledi. Ardından, bu kez kendi “mezar kazıcılarını” yok etmek ve özellikle Sovyetler Birliği’nin varlığına son vermek üzere ikinci kez tüm Avrupa’da bir intihar saldırısında bulundu. Savaşın yaralarını sarmak ve ürettiği faşizmin iğrençliğine karşı halklar arasında biriken nefreti yumuşatmak için, Sosyal Demokratları iktidara getirip “barışın sihirli atmosferini” kullanarak krizini geçici de olsa ötelemeyi başardı.

Kapitalizm, Sovyetlerin kendiliğinden dağılmasının ilk şokunu atlattıktan sonra gerçek yüzünü; Yugoslavya’yı parçalarken sergilediği vahşeti gizlemeye bile gerek görmeden dosta düşmana gösterdi. Avrupa’nın “temizlenmesinden” yüz yıllık bir gecikmeyle sıra Ortadoğu’ya geldiğinde ise durum değişti. Geçmişte bizzat kurdukları kabile devletçiklerini korkutacak bir Sovyet tehlikesi kalmamış olmasına karşın, İslam’ın gerçek yüzüymüş gibi sunulacak İslami örgütler kurdular. Sonrasında bunlarla savaşmak gerektiğini iddia ederek; kâh Amerika’daki İkiz Kuleleri yıkarak kâh Filistin’in yurtsever yapılarının karşısına Hamasvari gerici yapıları destekleyerek Ortadoğu’da İsrail’in önünü açtılar.

Trump gibi bir narsisti seçtirerek İsrail’in başına gelmiş geçmiş en kan emici figür olan Netanyahu ile zorunlu nikâh kıydıran “8’li” (Rothschild, Lazard Brothers Bank, Israel Seif Bank, Warburg Bank, Lehman Brothers Bank, Kuhn Loeb Bank, Chase Manhattan Bank, Goldman Sachs Bank), İsrail’in topraklarını büyütme işini “seve seve” kabul etti. Kenan ülkesi ile Epstein’in ne gibi bağlantıları olduğunu artık herkes biliyor. Ancak bu 8’linin asıl derdi; Venezuela petrolünden sonra İran petrolünü de kendilerine bağlamak. Tabii bu sırada Çin’in ABD’yi her bakımdan ekarte ettiğini de biliyoruz. Trump ile ülkenin kalkınamayacağını bizden çok önce gören ve bilen bu “8’li”, Çin’i petrolsüz bırakarak ABD’nin gerisinde kalmasını sağlamayı “çocuk oyuncağı” sanıyor. Yoksa ABD’nin iflasının her an ilan edilebileceğini bilmiyorlar mı? Borç verdikleri ABD devletinden alacaklarını tahsil etme konusunda bu tefeci başlarının yaş tahtaya basmayacağını anlamamızı mı bekliyorlar? İran’da iç savaş çıkarmaya çalışanlar, bir bakarlar ki kendi ülkelerinde iç savaşın dik âlâsı çıkmış. Yakışır bu haspalara!

Biz ise buralarda, “iç cepheyi” nasıl daha da sıkılaştırırız diye mesai tüketiyoruz. Başımızda durdukça durası olan liderimiz ve kendisinden sonra veliahdı sayılan “okçu başı” Bilal Bey de babasının yerini doldurmak için kan ter içinde uğraşıyor. Ama “İmamın oğlu” Ekrem ise pişirilecek aşa ha bire su katıyor. Büyük önder Apo’nun yanına çırak olarak verilse belki o da yola gelecek!

Bu arada biz emeklilerin bayram ikramiyesi yerinde saydı. Ama Reisimiz altında kalır mı? Müjdeyi verdi: Bu sene ikramiyelerimizi erkenden alacağız! Daha ne yapsın adam, daha ne yapsın… CHP’liler bir türlü bu müjdeye sevinemediler. Ben olsam bu sene CHP’lilere ikramiye vermem! Ama ne çare ki, “iç cepheyi sıkılaştıralım” diye Devlet’in Bahçeli’si başının etini yedi bitirdi.

Diğer Yazılar

HAYALLERİM, AŞKIM VE NARMANLI: BİR KÜLTÜREL MİRASI KORUYAMAMAK.

Ümit ÖZDEMİR / 22.04.2026 “Biz tarihle övünüyoruz ama tarihi bilmiyoruz. Tarihi bilmeyen bir toplumun koruma …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir