KİTAP TANITIM: MARX VE YERYÜZÜ: BİR ANTİ-ELEŞTİRİ ANALİZİ

Egemen Güngör / 06.03.2026

Yazıportal Okurları, Netflix’te yayına giren “Hayatı Zehir Olan Çocuklar” adlı dizinin en azından jeneriğini görmüş olabilirler. Dizi,1974’teki gerçek olaylara dayanıyor. Bir ergitme tesisinin lojmanlarında yaşayan çocuklarda kurşun zehirlenmesi vakasını tespit eden ve çocukları uzakta bir yerde ,bir tedavi merkezine nakilleri için mücadele eden bir kadın hekimin hikayesi. Hekim, SSCB lideri Brejnev’in Polonya’yı 1974 yılındaki ziyareti arifesinde, bu çalışmaları ile Polonya Birleşik İşçi Partisi Silezya Bölge Kurulu ve Gizli Servis ile karşı karşıya kalıyor. Brejnev ziyareti öncesinde, çevresel sorunların gündeme gelmesinin ziyareti gölgeleyeceği, Sovyet yardımlarını riske atabileceği endişesi bürokraside hakim.

Elimizdeki kitap, Reel Sosyalizmin çevre karşıtı kalkınma uygulamalarından bahsetmiyor. Marx-Engels’in metinlerinde ekolojik parametrelerin, 19. Yüzyılın bilimsel çerçevesi gereği yeralmadığı, salt üretim* kalkınma vurgusunun, değer teorisinin teorik metinlerde hakim oluşuna yapılan 20. Yüzyılın ikinci yarısına ait, özellikle 70’lerden sonra başlayan eko-sosyalist eleştirilere yer veriyor. Özellikle, reel sosyalist anti-çevreci uygulamalara, bu eksik teorik çalışmanın “yol verdiğini” anlatmaya çalışıyor.

“Ekoloji” kavramı, ilk kez literatürde 1866’da Alman zoolog Ernest Haeckel tarafından, Darwin’in “doğa ekonomisi” kavramıyla eşdeğer olarak kullanıldı.

Marx ise, “ekoloji” kavramı yerine,emek süreci,insan ve doğa arasındaki metabolik ilişki olarak tanımlayan “toplumsal metabolizma” kavramını ortaya attı.

Ekolojik eleştirinin merkezinde ise, Marx’ın ekolojik bir düşünceye hiçbir zaman sahip olmadığı düşüncesi yeralıyor.

Ceylan Yayınları tarafından dilimize kazandırılan ve üç farklı çevirmenin ile kitabın farklı bölümlerinin çevirisinin gerçekleştiği eser, Marksizme yönelik,özellikle 70’ler sonrası yapılan ve günümüzde devam eden ekolojik eleştiri dalgasını, kronolojik olarak daha komünist Manifesto’dan başlayarak Marx-Engels metinleri üzerinden ortaya koymaya çalışıyor.

Kitabın dili oldukça ağır ve çeviri metni de okuyucuyu hiç teşvik etmiyor.Hızlı bir okumaya imkan yok.Özellikle üç farklı çevirenin varlığı, metinse-dilsel bütünlüğü zedelemiş durumda.

Kitapta, Marksizme yönelik eleştirilerin ağılık npktası, bir çevre paradigmasının yokluğu. Ancak, 20. Yüzyıl sonunda yapılan bu eleştirinin , 19. yy. bilimsel çerçevesini ve nesnel şartlarını dikkate almadığını,bu eksiklikle malul olduğunu görmek gerekiyor.

Avrupa solunda, Stalin sonrasına ,Sovyet Sosyalizminin 90’lardaki çöküşünden sonra bu ekolojik eleştirilerin arttığını, Sovyetler’in ,Varşova Paktı üyelerinin ve bugün Çin Halk Cumhuriyeti’nin yarattığı çevresel tahribatın Batı Kapitalizminden daha az olmadığı konusundaki yaygın görüşler, kitaptaki ekolojik eleştiriyi besleyen faktörlerden biri.Kitabı bir de bu gözle okumakta yarar var.

Şüphesiz ,bir başka yüzyılda yaşayan Marx’ın belirli bir konuda tüm soruları sorduğunu ve yanıtlarını da verdiğini iddia etmek ne denli doğrudur? Günümüzün ekolojik sorunlarına vereceğimiz yanıtlar, Marx’tan hareketle kendi yanıtlarımız olacaktır.

Diğer Yazılar

TÜRKİYE MAKAS (MI) DEĞİŞTİRİYOR? BAHÇELİ ERDOĞAN’IN BRÜTÜSÜ MÜ?

Taner Renda / 21.04.2026 Altı sene önce Tunceli’de öğrenci bir genç kız ortadan kayboldu. Ve …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir