Taner Renda / 25.01.2026

2027 Sonbaharında “Erkene Alınmış Seçim” var. Nereden bu kanıya vardım? AKP, Sosyal Yardımların 2023’den 2027’ye kadar nasıl arttırdığını gösteren bir bilgi paylaştı. Bu bilgi kabaca 2023’de 200 milyardan başlayıp, 2026’da 230 milyar oluyorken, 2027’de aniden 3,5 misli artarak, 680 milyarı geçiyor. Şimdi anladık mı En Düşük Emekli Maaşının neden 20 bin liranın üstüne çıkarılmadığını? AKP, her zaman olduğu gibi bana oyunu verirsen; ben de sana rüşvet olarak yardımları artırırım demeye devam ediyor. Ve yine biliyoruz ki: doğalgazın çıkarılmasını geçici olarak arttırıp; düşük gelirlilere parasız verecek. Bayram ikramiyesini de 5 binin üzerine çıkararak yoksullaştırdıkları kitlelere umut dağıtılacak.
Ülkemin büyük büyük devletluları, Türkiye’nin güney bölgesinde komşu olarak laik, demokratik ve modern bir yönetim yerine, kopkoyu bir dinci, kendilerinden olmayan herkesin öldürülmesini caiz gören, kadınların saçının bir telinin bile görülmesinin günah olduğuna inanan ama kadınların erkeklere cariye olarak satılmasını savunan, bunun için taşlayarak öldürülmesini halka açık bir alanda yapan, çağ dışı kalmış güruhu seçmesine seyirci kalınıyor?
Neredeyse yaklaşık yüz yıldır, ülkesini bağnazlıkla yöneten bir Suudi Arabistan bile artık böyle gelmiş ama böyle gitmeyeceğine ikna olmuşken; AKP ve onun değişmez reisi Erdoğan, sırf Kürt oldukları için, SDG’nin üzerine tanklarıyla, toplarıyla IŞİD artıklarıyla birlikte saldırıyorlar.
Terörsüz Türkiye masalını bu kez Devlet’in Bahçelisinin ağzından başlatılıp; ardından da yine Devletin Öcalan’ının/ Kurucu Önderinin masallarıyla ve DEM’i de bu ihanete ortak ederek; Kürtlere bir kez daha kazık attılar. Ve elbette Suriye’de ve de Türkiye’de Amerika’nın planlarının eksiksiz yürütülmesini sağlıyorlar.
Şimdi sıra geldi İran’a. ABD’nin elinde bu iş için iki tane kozu var: birincisi yine SDG, ikincisi de Türkiye. Her ikisi de istese de istemese de, bu oyunun içinde rolleri var. İtiraz edenin vay haline.
Hamiş: Her hangi bir dini inancı olmayan biri, günün birinde ölüyor. Ve ardından kendini sorgu meleklerinin önünde buluyor. Ve kendisinin dini bir inancı olmadığı için, cennet ve cehenneme gitme konusunda seçim yapmasını istiyorlar. Bu arkadaş her iki yeri görüp; seçimini öyle yapmak istediğini bildiriyor. Ve ilk önce cennete götürüyorlar kendisini. İçerde nur yüzlü erkekler ve tüm vücudu örtülmüş kadınlar sürekli namaz kılıp, ibadet ediyorlarmış. Buradan çıkıp cehenneme gidiyor. Bir bakıyor ki çok büyük bir havuzun içinde kadın ve erkekler ellerinde içki kadehleri ve ağızlarında da purolar var kendi aralarında sohbet ediyorlar. Havuzun yakınına gidince: havuz, su yerine lağım suları ile doldurulmuş olduğunu görüyor. Bir an düşünüp; sıkıcı cennet yaşamı yerine, eğlenceli cehennem daha cazip geliyor. Ve sorgu meleklerine tercihinin cehennem olduğunu bildiriyor. Ve hemen kendisini cehenneme gönderiyorlar. Ve de elinde içki kadehi ve ağzında Havana purosu ile bok çukuruna yavaşça giriyor. Havuzdaki arkadaşlarla sohbet ederken; birden davudi bir ses “ Mola bitti, herkes kafasını havuza soksun” diyor.
Yazı yazmak için bilgisayarın başına geçtiğimde nedense bu fıkra aklıma geldi. Şimdi soracaksınız. Bu inançsız olmasına karşın, cennet ve cehennem arasında tercih yapmak zorunda olan kim veya kimler. Ben nereden bileyim.!!?? Belki sizler bilirsiniz de, beni de bilgilendirirsiniz.
Hamiş 2: Ülkemiz o kadar kötü ve acımasız bir biçimde yönetiliyor ki; ne yapsak bir türlü sonuç alamıyoruz. Belki de başka bir türlü düşünmemiz gerekiyordur. Yeni bir itiraz yapısı inşa etmemiz gerekiyordur. Başka türlü bir örgütlenmeyi hep birlikte bulmamız gerekiyordur. Ama bildiğim bir şey varsa: asla ama asla iyiye, güzele, doğruya ve haklıya olan inancımızdan vazgeçmemeliyiz.
YazıPortal Resmi İnternet Sayfasıdır