MEMLEKETİMİN BİR GARİP HALLERİ

Taner Renda / 19.04.2024

@RendaTaner

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Amerika Birleşik Devletlerine yaptığı turistik gezi sırasında basın mensupları ile hasbıhal ederken; “Yerel halka enflasyonu anlatmalıyız” mealinden çok anlamlı bir cümle etmiş. Şimdi bu adamcağıza kızalım mı? Adamın ismi Mehmet ve de Reis’in bir numaralı bakanı. Ama “Yerel Halk” diye bir gaf yapmışsa; kızmak gerekir. İnsan, kendi halkına “Yerel halk” der mi? Sen koloni valisi misin? Sanırım biz burada bir haksızlık yapmak üzereyiz. Yahu adamın ikinci bir pasaportu olabilir mi? Ve o ülke de İngiltere olabilir mi? Ve eğer durum buysa; Mehmet’in dili mi sürçtü, yoksa kendini ait gördüğü ülke ve statü mü onu bu türden konuşmaya itti? Ben oyumu ikinci şıktan yana kullanıp; T.C. Hazine ve Maliye Bakanımızın ABD’de yaptığı sömürge Valisi tavrını doğru buluyorum (Kemal Derviş ve Mehmet Şimşek’in seçtirilmesine karşı çıkamıyorsanız; sonuçlarına da katlanacaksınız demektir.)

Bir de “Sıkı Para Politikası” ve “Orta Vadeli Kalkınma ’ya” çok önem vermeliyiz. Ülke olarak bu politikaların yanında olmak çok gerekliymiş. Üniversite’de almış olduğum İktisat ve Uluslararası İktisat derslerine dayanarak söylüyorum: Bu enflasyonu düşürmenin en kolay yolu halkın tüketimini kısmaktan geçiyor. Yanicim, halka çok para vermezsen; halk da harcama yapamaz ve dolayısıyla da satılamayan malların fiyatı düşer. Elbette bu durumda enflasyon da düşmek zorunda kalır. Sevgili Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek beyefendi de bu dersleri vakti zamanında okuduğu için, halka fazla para vermemek gerektiğini bilecek düzeyde iktisat bildiğini anlıyoruz.

Kısa vadede bunları yaptıktan sonra, şöyle rahatça bir zamanda da yurdum insanına bir miktar para vermekte bir sakınca görülmeyeceğine emin olduktan sonra, Maldiv Adalarında değil de, Çeşme de küçük bir porsiyon Istakoz yiyecek parayı Reisimiz gönül rahatlığı ile dağıtabilir.

Bu arada Maliye Bakanımızın müthiş bir anlaşmaya imza attığı da gözümüzden kaçmasın. Dünya Bankası, ülkemize 18 Milyar Dolar borç para vermiş. Halkımıza bundan gayri karada, denizde ve havada korku yok. Atlayın arabanıza, gidin gidebildiğiniz kadar uzaklara ve tatil yapın. Gabar’da bulduğumuz petrol sayesinde ve bu gelen milyar Dolarlar hatırına artık yokluk ve yoksulluk dönemlerimiz geride kaldı. Ama ortalığa düşen bu Dünya Bankası ile imzalanan anlaşmanın içeriğine baktığımızda; bu 18 Milyar Dolarlık anlaşmayı sanki öyle kafamıza göre harcayamayacakmış gibiyiz. Bu paranın 12 Milyar Doları, yatırımlar için iş insanlarına verilecekmiş (siz onu Beşli Çete ve türevleri olarak anlayın). Kalanının da 3 Milyar Dolarlık kısmını da 6 Şubat Depremine uğrayan iller için harcanması zorunluymuş (ah tam da Reis’in sevdiği bir zorunluluk). Kalan 3 Milyar Dolar’ı da ülkemize giren mültecilere harcamalıymışız.

İşin en güzel yanı da bu madde. Avrupa Birliği’nin ülkeye gelen mültecileri, Edirne’den öteye göndermememiz karşılığında aldığımız/alacağımız Milyar Eurolara ek olarak son noktada ülke vatandaşı yapmamızın karşılığında Dünya Bankası da bize 3 Milyar Dolar veriyor. Hatta bir zaman sonra Afrika’dan da gelebilecek mültecilere de zorunlu istikamet olarak ”mülteci deposu” olan ülkemizin gösterileceğine hiçbir şüphe kalmıyor.

Hamiş: Eyyy yüce Devlet görevlilerimiz, gönlümüzün bir yerine sığdırmamıza izin vermediğiniz Kürtlerden sonra, bakalım bu Milletler topluluğuna ne gibi Alicengiz oyunları oynayacaksınız? Milliyetçilik oyunlarınızın figüranlarının ülkemize gelmesinden çok hoşnut olabilirsiniz belki de.

Diğer Yazılar

Yoksulluk

BİR İSTİBDATIN GÜNBATIMI: YENİ HEGEMONYA BUNALIMI VE SIKIŞMA

Ümit ÖZDEMİR 06.04.2026 MHP’nin stratejisinde örgütlenen saray rejimi, her adımında kendine yeni suç ortakları yaratmak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir