Taner Renda / 11.08.2025

Ayı ile aynı yatağa giriyorsan; kuralları sen koyamazsın. CHP, Komisyona girmeyi tutsakların bir kısmının salınması şartını geri çektiği gün, zaten kural koyma ağırlığını kaybetmişti. Komisyon tüm ülke halkına karşı açık ve şeffaf olma sözü ile ilk toplantısını yaptı ve ikinci toplantıda bu temel şartından vazgeçti. TİP, EMEP ve DEM dahil olmak üzere oy birliği ile Komisyon bu kararı aldıysa; bu tiyatronun yönetmeninin kim olduğu artık sormanın manası yoktur.
CHP, Devlet ile bağlarını gevşettiğinde; bu yönetimden şikayetçi olan halkın desteğini kazanmıştı. Geçen Cuma gününden itibaren başta CHP olmak üzere DEM, TİP ve EMEP’e oy veren ve onu destekleyenlere ihanet etmiş oldular.
Sürecin yöneticisi artık Devlet oldu. MİT, İçişleri Bakanı ve Genel Kurmay Başkanı’nın anlattıklarını ben pek merak etmiyorum. Ama belli ki iç ve dış politika yapıcıları, devletimize verdikleri yol haritasının nasıl yürütüleceği ve bir sonraki iktidar alternatifinin kimlerden oluşabileceğini müjdelemenin mutluluğunu “Mavi Boncukları” göstererek sistemin zarar görmeden devam etmesinin sağlanmasının keyfi ile toplantıdan ayrılmışlardır (ha bu arada AKP’nin Grup Başkan Vekili Abdullah Güler, sabırsız davranıp; toplantıların kimlere açık olacağını daha Komisyon kurulurken açıklamıştı. Ve Özgür Özel de ona “hadsiz” demişti. Ne komik değil mi?).
Denilebilir ki; devletin bu üç büyük kurumunun anlatacakları şeyler öyle herkesin ağzında sakız olabilecek şeyler değil. İyi de oradaki zat-ı muhteremler de zaten Kanarya Sevenler Derneğinin üyeleri değil. Bu ülkenin yasama görevinin halk tarafından verildiği partilerin görevlendirilmiş milletvekilleri. Ayrıca, Abdullah Öcalan’ın da bildiği bilgileri biz zavallı halk da bilsek ve yürütülen sürecin sonunda oylama için önümüze geldiğinde daha sağlam ve açık bilgilendirilmiş olsak nasıl bir sakınca ortaya çıkar ki? Devlet, halkına güvenmiyorsa/güvenemiyorsa; bir zaman sonra halk da artık Devletine güvenmez. Ve bu ülke halkı artık kendisine danışılmadan, arkasından gizli gizli işler/anlaşmalar yapılmasına çok da sıcak bakmamayı yıllar içinde öğrendiler.
Hamiş: Bu kokuşmuş iktidar gitmemek için istediği kadar dirensin. Çöküşün bütün göstergeleri artık saklanamayacak kadar ortaya çıkıyor. Kararlı halk muhalefetinin örgütlü hale geldiği gün; bütün pislikleri ile birlikte ülkeyi terk edecekler. Önümüze konan demokratik Türkiye hedefi elbette iyi ve doğru bir hedef. Lakin, bu yola girecek arabanın önüne koyacağımız atlar AKP ve MHP olamaz.
YazıPortal Resmi İnternet Sayfasıdır