Taner Renda / 13.05.2024

Fatih Altaylı ’ya konuşan Dünya Motosiklet şampiyonumuz Kenan Sofuoğlu’na devletimizin dünyayı zindan ettiğini üzülerek seyrettim. 2018 yılında AKP’den Sakarya’dan milletvekili seçildikten sonra yaşadıklarını “Hayatımın en büyük hatasıydı” diye anlatmış. Düşünsenize: genç yaşta motosiklet yarışları dalında dünya şampiyonu oluyorsun üstüne üstlük, iktidar partisinden milletvekili seçiliyorsun, yakana TBMM’nin dokunulmazlık verdiği anlı şanlı milletvekili rozetini takıp, TBMM’de genişçe odalardan birine yerleşip, emrine de sekreter, yardımcı vs. işler için insanlar veriliyor, TBMM’nin yemekhanesinde üç otuz paraya bonfile yiyebiliyorsun ve tüm bunların üstüne de her ay sana 183.000 TL maaş veriyorlar. Eğer en az 2 sene TBMM’ye devam ettiysen; bundan sonra ömür boyu bugün için 136.000 TL de emekli maaşı alacaksın.
Ha unuttum, Kenan Sofuoğlu neden “Hayatımın en büyük hatasıydı milletvekili olmayı kabul etmem” demişti konusunun ana fikrini az kalsın atlıyordum: parti yönetimi Sofuoğlu’na bayram sabahı ilk önce filanca camiinde bayram namazı kılıp, falanca ilçeye ardından da Sakarya ile gidip; partililerle bayramlaşacaksın, ondan sonra aileni görmeye gidebilirsin demişlermiş. Yahu koskoca Motosiklet Dünya şampiyonuna bu işkenceyi dayatmaya utanmadınız mı ey AKP’nin yöneticileri? Tamam, ben de biliyorum karşılığında ömür boyu sürecek bir kıyaklar zinciri ödülünü verdiğinizi. Ama aklı birkaç karış havada 28 yaşında dünya şampiyonu olmuş bir Müslümana bu eziyet reva görülür mü?
Bak Kenan Sofuoğlucuğum, benden sana kıyak olsun diye senin bu hatandan dönmen için önerim: Milletvekili iken aldığın ve yediğin her şey senin olsun, ama son bir senedir milletvekilliği emekliliğinden aldığın tüm aylıkları tez elden SGK’ya geri iade et ve bundan gayrı da bu emekli maaşlarını almayacağını cümle aleme açıkla. Bak mis gibi bir hatadan dönme taktiği. Sen de rahat et, biz de edelim. Bu kadar dertler içinde bir de senin için dertlenmeyelim.
Bir de, bizlere yani Müslümanlara fakirlik edebiyatı yapan ama başta kendisi olmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki üst derece memurların lüks tutkusunun vardığı boyutlar artık ayyuka çıktığı bir Türkiye’de; Kenan Sofuoğlu gibilere kızmaya hakkımız yok. Diyanet İşlerinin Başkanı Ali Efendi, fakirler cennette Peygamber efendimiz ile birlikte olma şerefine nail olacaklarmış. Bu gidişle sen bu şerefe nail olmayacakların başında olacaksın sanki.
Aslında memleketimin ahvalini gözler önüne seren acıklı halini birazcık ironi ile anlatmaya çabaladım. Ne var ki; balık baştan koktuğu için; bu kokuşma zaman içinde en sona yani kuyruğa kadar gider. AKP Genel Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan, aylık 183.000 TL maaş alıyor ve Saray’ının bütçesi de 12.283.843.000 TL olduğu bir Türkiye’de, bakan yardımcılarının en az 3-5 maaş alması, kamuda görevli yüksek derecedeki memurların bazılarının aylık kazancının milyon TL’yi geçtiği ve çoook özel memurların ise 90 yerden maaş aldığı yerde; Kenan Sofuoğlu’nun kendince amiyane işlerle uğraşmak istememesini sanırım anlayışla karşılamalıyız.
Utanmazlık artık devletin takım elbisesinin içindeki en önemli giysi haline gelmiştir. Ülkenin işçisine, memuruna ve emeklisine verecek paraları olmayanlar: sıra tarikatlara, cemaatlere vakıflara gelince bol keseden dağıtmayı asla ihmal etmiyorlar. Uluslararası Para Piyasalarının has adamı Mehmet Şimşek, bugün devlette tasarruf tedbirlerini açıklayacakmış. Hiç izlemeden bu anlattıklarımın bir tanesine bile değmeden; ülke nüfusunun yüzde sekseninin cebine el atacağından hiç kuşkunuz olmasın.
Hamiş: Eğer ülkede yolsuzluk olmasın diyorsanız; ilk yapacağınız iş: 600 taneye çıkarılan milletvekili sayısını 300’e, maaşlarını da en fazla Asgari Ücret seviyesine ve emekli olma hakkını da her çalışan için yasalarda belirtilen sınıra çekin. Böylece hem fazladan 300 milletvekilinin maaşları ve de uzun yıllar alacakları ballı emekli maaşlarının SGK’nın kasasında kalmasını sağlamış olursunuz. Değil mi Mehmet Şimşek Efendi. Tasarruf dediğin böyle olur.
YazıPortal Resmi İnternet Sayfasıdır