Yeşil Yol’ Direnişi…“Vali Kimdir, Kaymakam Kimdir, Ben Halkım…”

Mazhar Denizli’nin bu yazısı politikagazetesi.org’da yayınlandı yazarın izniyle sitemizde yayınlıyoruz.

16.07.2015

Yeşil Yol’ Direnişi…“Vali Kimdir, Kaymakam Kimdir, Ben Halkım…”

Böyle sesleniyordu direnişçilerin Havva Anası çevresindekilere. 13 yıl boyunca elde edilecek rant uğruna ülkeyi talan eden, doğada geri dönülemez, iyileştirilemez yaralar açan AKP zihniyeti bu kez yeşilliği ve doğal güzelliğiyle ünlü Karadeniz Yaylalarına dikmişti gözlerini.

Amaçları turizmi geliştirmek, Karadeniz’in güzelliğini paraya çevirmek için Karadeniz Yaylalarını inşa edilecek yol ile birbirine bağlamaktı.

Bölgenin 8 ilindeki yaylaları 2600 km’lik bir yolla Batı’dan Doğu’ya doğru birleştirmekti.

Ancak hesaba katmadıkları direniş bu kez Karadeniz’in çalışkan ve mücadeleci kadınlarının liderliğinde karşılarına çıkıverdi.

Rize’nin Çamlıhemşin bölgesinde Yukarı Kavrun Yaylası’nda halkın direnişi ile iş makinaları çalışmaya başlayamamıştı. Bu kez tedbir alarak Jandarmayı da arkalarına alarak bir kez daha vadinin diğer yanındaki Samistal Yaylasına gelmişlerdi.

Üstelik direnişe karşı tecrübelendikleri için muhtemel bir eyleme karşı önlem olarak bir iş makinasını da eylemcilerin gelebileceği tek yolu kapatmak amacıyla arkada bırakmışlardı.

İş makinalarının yeniden çalışmaya başlayacağını haber alan eylemciler minibüslerle bölgeye gelirken karşılarına çıkan ‘bozuk’ iş makinasını aşamayınca, kendilerine elleriyle taşıdıkları taşlarla yeni bir yol yaparak yol çalışma alanına ulaşmışlardır.

İşte bu noktada tüm ülkeyi heyecanlandıran, sosyal medyada paylaşım rekorları kıran ve İstanbul’da kitlesel bir protesto eylemiyle devam eden süreç başlayacaktır.

Karadeniz’in üretimde, günlük yaşamda hep önde gördüğümüz kadınları bir kez daha liderliği eline alıp hepimizin akıllarında kalacak bir direniş göstermişlerdir. 

Samistal Yaylası’nda kendilerine çapulcu diyen valiye kahreden, devlet ve onun temsilcilerini reddeden bunu yaparken kendisinin en büyük gücü halkı temsil ettiğini söyleyen Havva Bekar direnişin simgesi haline gelmiştir. Ancak Havva Ana orada yalnız değildi, en az onun kadar öne çıkan, iş makinalarının önüne oturan ve Jandarmanın zor kullanarak kaldırabildiği 71 yaşındaki Gönül Güray da alandaki eylemcilerin liderliğini yaparak şimdiden Yeşil Direnişin simgelerinden biri haline geliyordu. “Cenazemizin kalkmasıyla bu makinalar buradan kalkar” diyerek kararlılığını bildiriyordu, baba topraklarımın güzel şivesiyle Gönül Ana.

Havva ve Gönül Anaların liderliğinde kararlılığını gösteren eylemcilerin tepkileri üzerine iş makinesi operatörleri bölgeden uzaklaştırılıyor ve çalışma durduruluyordu. Dozerin geçeceği güzergahın önüne elinde sopasıyla oturan Havva Bekar, “Yaylaların yolu birleşmeyecek, kesinlikle istemiyoruz. Vali bize çapulcu diyor. Biz çocukluğumuzdan beri burada yaşıyoruz. Vali, Kaymakam kimdir? Ben halkım ve buradayım. Yaylaları birbirine birleştireceksiniz ama amacınız nedir? Her yaylanın yolu var. Herkes birbirine gelip, gider. İş makinelerini alıp gidin buradan” sözleri tüm yazılı ve görsel medyada da yerini alıyordu.

Direnişçilerin tepkisiyle yol çalışmasının durdurulması üzerine alkışlarla tempo tutan grup hep bir ağızdan “Denizi aldınız, dereyi çaldınız, yaylaya gelmeyi kolay sandınız, Rize size yalan, Yeşil Yol katliam, yaylaya dozeri sokturmayız, bas geri bas geri, al da git askeri’ şeklinde türküler söylerken öte yandan da iş makinesinin önünde nöbete başlıyorlardı. Eylemin devamındaki günlerde de operatörler çalışmaya gitmiyor ve çalışma fiilen durma noktasına geliyordu. İstanbul’da da gezi eylemleriyle deney kazanmış duyarlı bir kitle çok hızla örgütlenerek Galatasaray’da destek eylemi düzenleyerek Yeşil Direnişe güç veriyordu.

Son birkaç güne sığan Karadeniz’den İstanbul’a uzanan, sosyal medyada tüm ülkeyi hareketlendiren ve Gezi’deki gibi yaygınlaşma potansiyeli içeren eylemler karşısında bu kez iktidar temsilcileri ve yapımcı firma geri adım atmıştır. Ancak bu rant politikalarından beslenenler ve temsil ettikleri sınıfın iktidarı alaşağı edilmeden Karadeniz’de veya ülkenin bir başka yerinde yeniden deneyeceklerdir. Yeniden iş makinalarını geleceği yok etmek için harekete getireceklerdir.

Onları durduracak olan Havva Analardır, örgütlü halktır. Halkın örgütlü gücü karşısında hiç bir kuvvet duramaz. Aslolan halkın örgütlü direnişini yükseltmektir.

Diğer Yazılar

ANA DİLDE ISRAR

  Hatice Kavran / 11.09.2021 Batı toplumlarında milliyetçiliğin henüz olmadığı tarihlerde, bu toplumları en fazla …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir