Taner Renda / 30.07.2025

CHP’nin 51 milletvekili ile TBMM’de kurulacak komisyonda yer alması için bazı koşulların yerine getirilmesi halinde o komisyona katılabileceğini Özgür Özel belirtmişti. Bugün ise komisyonun nasıl çalışacağını ve kararları nasıl alacağına ilişkin ilkeler bazında katılmaya kadar gerilemiş görünüyor.
Öncelikle CHP ve DEM’in belediye seçimleri kazandığı il ve ilçelere AKP+MHP koalisyonunun kayyum atayarak, milyonlarca oy veren seçmenlerin iradelerini hiçe saymasını asla kabul etmemeli ve tüm kayyum atamalarının derhal sona erdirip; tutsak olarak hapse atılanların da hemen ardından serbest bırakılması ve İBB’nin seçilmiş Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun ve diğer belediye başkanlarının da serbest bırakılması olmazsa olmazlarının en başında geliyor. Ayrıca, HDP’nin eski Eş Genel Başkanları olan Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, , TİP’in seçilmiş milletvekili Can Atalay’ın da Anayasa Mahkemesi ve AHİM kararları gereğince özgürlüklerinin geri verilmesi halinde, komisyonun kararları nitelikli çoğunlukla ile alınması kabul edilirse; CHP o komisyona bu şekilde/ağırlıkla girerse bir anlamı olur.
Aslında işin püf noktası tam da burada yatıyor. CHP’nin olmadığı bir “Kardeşlik ve Dayanışma” komisyonu daha baştan kadük durumdadır. AKP+MHP’nin de bir meşruiyet sorunu var. Eğer CHP direnebilirse; iktidarın yenilgisinin başlangıcı buradan başlayacak. Korkarım ki CHP, bu konuda direnemeyecek gibi duruyor.
Ne var ki; CHP, komisyona girmeyi kararların nitelikli alınmasına kadar gerileterek, esas meseleyi anlamamış gibi davranıyor. Oysaki iki üç gün öncesine kadar kayyum meselesini başlangıç yapmıştı. Nerelerden baskı geldi ve kimler tehditte bulundu bilemeyiz. Ama CHP’nin politik ağırlığı hiç bugünkü kadar toplumda hissedilmemişken; kayyum ve tutsakları bir sonraki (o pazarlık belki de hiç olmayacak) aşamaya bırakmak hiç akılcı değil.
CHP’nin içinde bulunmadığı hiçbir oluşum, toplumun ezici çoğunluğu tarafından da kabul görmeyecektir. Bunu Erdoğan da biliyor. Bu nedenle CHP’nin o komisyona en düşük el ile girmesi için hala baskı yapıyor. CHP ve Özgür Özel ve de Ekrem İmamoğlu nedense züccaciye dükkanına fil gibi girmekten kaçınıyorlar. İktidar da bu çekincelerini bildiği için her hafta darbe üstüne darbe indirerek, olası bir veya birkaç gedik açarak İmamoğlu’nu elinden geldiği kadar içerde tutmak ve hem CHP kadrolarında hem de CHP seçmeninde yılgınlık yaratmanın peşine düştüler.
Erdoğan da biliyor ki; iktidarda kalabildikleri her gün: ileriye dönük umutları ve olanakları arttıracak. CHP ise bu hafta belki de Türk-İş’in grev kararı alması ile cephesine memurlardan destek gelmesi durumunda, iktidara baskıyı arttırabilmenin derdinde. Elbette Erdoğan cumaya kadar kesenin ağzını açmadığı durumda.
Hamiş: Kanunsuzluğun kanun olduğu yerde, hala kanunlar çerçevesinde kalmak: size ancak kibarlık getirir. Ama aptallığınız ise kalıcı olur.
YazıPortal Resmi İnternet Sayfasıdır
????☺????