KÖR NOKTADA: SUÇLULARIN TELAŞI YA DA DERİN DEVLET NEYE BENZER ?

Ümit ÖZDEMİR / 08.06.2024

@masumlevrek

Kör noktada oğlunu bir fail-i meçhul cinayette kaybeden bir Kürt kadınının oğlunun kaybının acısıyla başa çıkabilmek için adına çorba dağıtması ve bu ritüeli görüntülemek ve kayıt altına almak isteyen Alman belgesel ekibinin üyelerinin görüntüleriyle açılır. Alman belgesel ekibinin kendilerine mihmandarlık yapan avukatla buluştuğu sırada kamera onları takip edenleri gösterir. Dramatik olaylar zincirinin yönünü haber veren sahnelerle derin devletin takibi yansıtılır.

Sürekli takip ve gözlem altındaki heyetin Alman belgesel ekibinin tercümanı ile temas kuran ve ondan bilgi sızdırmaya çalışan çete üyesi Zafer, istenilen sonuca ulaşamaz. Soruşturma, gizlenmek istenen gerçeğin ortaya çıkmaması için belgesel ekibinin bütün hareketlerinin izlenmesine dönüşür. Orwelyenvari bir görünmez baskı mekanizması, devlete yönelik suç işlediği iddia edilen kişileri ayrım gözetmeksizin hedefine oturtur.

Kör Noktada dramatik olay örgüsündeki gerilimi Zafer’in ailesinin küçük kızı Leyla’nın garip davranışlarında açığa çıkarır. Kimsenin görmediği kişilerle konuşan Leyla, filmdeki gerilim unsurunun dramatik olay akışıyla bütünleşen oyuncusudur.

Alman belgesel ekibinin yaptığı röportajın yayınlanmaması için harekete geçen çete üyeleri, ekibi karşılayan insan hakları savunucusu avukatı kaçırarak işkence yapması filmin politik aksını betimler. Suçluların telaşı içindeki çete üyelerinin avukatı işkenceyle katletmesi ve cesedini gizlice yok etmesi esnasında Zafer’in cep telefonuna bir takım videolar gelmeye başlar. Videolar, çetenin işlediği suçla ve suç mekanlarıyla ilgilidir ve aslında bu durum, filmin tekinsiz politik atmosferinin dramatik olay örgüsünün paranoyaya doğru evrileceğini gösterir.

Zafer’in içine düştüğü paranoya, kızı Melek ile kurduğu sağlıksız ilişkinin betimlendiği sahnede tanımlanır. Bir inşaatta öldürdüğü kuşun ölüsünü kızına hediye eden Zafer’in bu ruh hali, sembolik anlamları olan ama son analizde, bir şiddet toplumunun neye benzediğini anlamamıza yardımcı olan sahnelerdir. Patetik (hastalıklı) ilişkiler evreninde insanın yabancılaşmasının altyapısında düşman yaratan bir ideoloji olarak milliyetçilik, en geniş içeriğine hayvanları da hedef alan bir şiddetle ulaşır.

Zafer’in paranoyasını besleyen olay, onun kontrgerilla şefiyle buluştuğu sahnede azarla karışık nasihat işitmesiyle biçimlenir. Kontrgerilla şefi işledikleri suçun telaşıyla her şeyi kayıt altına alan ve belki de bu yolla kendini güvenceye alacağını zanneden Zafer’i üstü kapalı bir dille tehdit eder.

Dramatik çatışmanın düğümlenmeye doğru giden bu evresinde; paranoyayı besleyen şüphe, kuşku, gerilim öğelerinin artık gizlenemez boyuta ulaşması filmin temposunun yükseleceğini haber verir. Zafer’in yaptığı her şeyi takip eden çetenin üyeleri ile Zafer arasındaki patetik ilişki, suç ortaklığının bozulması en zor ortaklıklardan biri olduğunu izleyicilere anımsatır.

Cep telefonuna gönderilen videolarla hayatı cehenneme çevrilen Zafer, girdiği ağır bunalım sonucu intiharı dener. Başarılı olamaz ve son çare olarak çete üyeleriyle barışmak adına onları evinde akşam yemeğine davet eder.

Akşam yemeği esnasında Zafer’in kızı Melek’in babasının cep telefonunu kurcalarken izlediği görüntüleri çete üyelerine sorması, dramatik olay örgüsünde ikinci bir düğümü bildirir. Olaylar zincirinin zirveye yürüyeceğini haber veren bu sahnelerle kirli işler çeviren ekibin üyeleri gerçeğin ortaya çıkmasıyla evi terk ederler. Zafer, kendini korumak için çektiği görüntülerin kurbanı olmak üzeredir. Tesadüflerin sonucunda evine yerleştirilen gizli kamerayı bulan Zafer, evinin içindeki en mahrem anlarının bile kayıt altına alındığının farkına varır. Paranoya paniğe dönüşür ve Zafer içine düştüğü şiddet ve karanlık işler sarmalından kurtulmak adına, bildiklerini Alman belgesel ekibine anlatmak ve bunun karşılığında Almanya’dan siyasi sığınma talebinde bulunmaya karar verir. Aracı olarak Alman belgesel ekibinin tercümanı Sibel ile diyalog kurar.

Kör Noktada hayatımızın kör noktalarına ışık tutan ve bu arada o kör noktalarda neler olup bittiğini anlamamıza yardımcı olan bir film. Filmin epizodik (bölümlemeye dayalı) anlatı yapısı, bölümler arasında geriye kurgu metodunu kullanması ve politik gerilimi besleyen senaryosuyla nitelikli bir yapıt.

Kör Noktada, “devlet adına kurşun atanın ve yiyenin” kutsandığı, gözaltında kayıpların, fail-i meçhul cinayetlerin sıkça yaşandığı 1990’ların Türkiye’sinde gizlenmek istenenin insanı nasıl esir aldığını büyük bir samimiyetle anlatıyor. Kör Noktada filmiyle Ayşe Polat, bireysel bir trajedi gibi görünen bir suçun toplumsal bağlarını ve bu toplumsal bağlamın içindeki siyasal çürümenin insan psikolojisi üzerindeki etkilerini tartışmaya açıyor. Sinemada huzursuzluğun öncü yönetmenlerinden Haneke’nin anlatı diline yakın bir sinema dili tutturan Ayşe Polat’ın çocuk karakter Leyla’nın psikolojik probleminin kökenini yeterince anlatmadığını geçerken belirtelim. Bu eksik, filmin bir yönüyle mistik bir anlatıya sürüklenmesine neden olurken, filmdeki bu eksiğe rağmen şiddet ve paranoya toplumunun kökenlerini kavramak isteyenlere bir imkan tanıyor.

Kör Noktada gerçek korkusunun, yabancılaşmanın milliyetçi histeriyle hemhal olan paranoya ile birleşmesiyle ortaya çıkan devlet temelli şiddetin, yeri geldiğinde onu yaratanları da yok edebilecek bir genişliğe ulaşabileceğine de işaret ediyor. Gerçek bir trajedinin modern bir yorumu olan Kör Noktada’nın yönetmeni Ayşe Polat yapıtı, bu nedenle gerçekçi, politik sinemanın son dönemdeki önemli filmlerinden biri…

Diğer Yazılar

BİR BURJUVANIN KUTSAL AİLESİ (1): AİLE YAPILANMALARI

Mahir Konuk / 07.06.2024 Gerçekte burjuvazinin toplum ve toplumsallık söz konusu olduğunda kutsadığı çok az …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir