KUM SAATİ TERS ÇEVRİLDİ VE ÇALIŞMAYA BAŞLADI

 

Taner Renda / 08.06.2024

@RendaTaner

Akrep, derenin kenarında durup, karşı kıyıya nasıl geçeceğini düşünüyormuş. Tam o sırada derenin kıyısında vrak vrak öten kurbağayı görmüş. Hemen yanına yaklaşıp: “Kurbağa kardeş beni sırtında karşı kıyıya geçirir misin” demiş. Kurbağa da “sen beni zehirlersin olmaz” demiş. “Yok, vallahi de billahi de yapmam.” “Hem ben senin sırtındayken seni sokarsam; ikimiz de ölürüz” diye yalvarmış. Kurbağa, akrebin söylediklerini mantıklı bulmuş ve “hadi tamam atla sırtıma da seni karşı kıyıya geçireyim” demiş. Böylece kurbağanın sırtında akrep başlamışlar dereyi geçmeye. Tam derenin ortasına gelindiğinde; akrep, kurbağayı zehirli iğnesi ile sokmuş. Kurbağa, “ne yaptın akrep kardeş şimdi ikimiz de öleceğiz” deyince; “akrep cevap vermiş: “Ne yapayım benim fıtratımda var, elimde değil ki sokmamak” demiş.

31 Mart Yerel Seçimleri sonuçları ile parti olarak ikinci sıraya düşen AKP’yi ve elbette kendi geleceğini kurtarmak isteyen Erdoğan, “Yumuşama” söylemini ortaya attı. Ve CHP’nin çiçeği burnunda yeni Genel Başkanı Özgür Özel de bu atılan kıtıra sımsıkı sarıldı nedense. Oysa kırk yıllık Kani’den olmaz ki Yani meselindeki gibi Erdoğan asla ve kata değişmez, değişemez. Ve yerel seçimin ilk hamlesini elbette ki her zaman olduğu gibi Kürtlerin tercihlerini askıya almakla işe başladı. Hakkari’de kendi adayı seçilemeyince; daha önce yaptığı gibi yine ve bir kez daha Kürt halkının tercihlerinin aksine Belediye Başkanı’nı, derdest edip hapse attı ve yerine kendisinin tercihi olan atanmış valiyi getirip belediyeyi kendisine bağladı. Peki, biz buna şaşırdık mı? Asla ! Bir hayli tecrübeli olan Özgür Özel şaşırdı mı? İyi de kardeşim sen kurbağa mısın ki; sırtına akrebi bile bile alıyorsun?

Burjuva demokrasisinin, gerçekten demokrasi ile hiçbir zaman arası iyi olmamıştır. Ama ne çare ki; arada sırada göstermelik de olsa halkı uyutmanın bir aracı olarak demokrasicilik oynamak zorunda kalıyorlar. Ancak, burjuva demokrasinin bile olmazsa olmaz kuralları vardır. Ülkenin anayasası: herkesi bağlamalı, tüm yurttaşlar ( diline, dinine, politik görüşlerine bakılmaksızın) yasalar önünde eşit olmalı, ifade özgürlüğü, kendi görüşlerine uygun politik partileri kurmanın önünde hiçbir engel olmamalı, hukuk yasalardan önce gelmeli, adem-i merkeziyetçi yani yerinden yönetim ile merkezi yapıya bağlanmalı. Bu saydıklarımın biri veya bir kaçı olmazsa ne olur sorusu bile asla akıllara gelmemeli. Hani sık sık “ülkenin beka sorunu” diye yırtınanlara şunu söylemek gerekir: Asıl beka sorununuz bu saydıklarımı görmezden gelmeniz bir beka sorunudur. Şimdilik belki rahatsınızdır. Keyfiniz de, paracıklarınız da, sisteminiz de hiç dert görmeyecek gibidir. Ama kum saati bu kez tersine çevrildi ve çalışmaya başladı.

Diğer Yazılar

BİR BURJUVANIN KUTSAL AİLESİ (1): AİLE YAPILANMALARI

Mahir Konuk / 07.06.2024 Gerçekte burjuvazinin toplum ve toplumsallık söz konusu olduğunda kutsadığı çok az …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir