OTOKRASİ ALTINDA BÜYÜME

Mustafa Durmuş / 5 Haziran 2023

@MDAlterAkademi

Bu yılın ilk çeyreğinde (Ocak-Mart) Türkiye ekonomisinin, geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla, yüzde 4 büyüdüğü açıklandı. Bir önceki çeyreğe göre büyüme ise sadece binde 3’te kaldı. (1)

Başta kötü durumdaki bütçe açığı, cari açık, enflasyon, işsizlik, dış borç stoku gibi makro ekonomik kırılganlık göstergeleri olmak üzere, ilk kez takas dahil Merkez Bankası döviz rezervlerinin ekside olması ve altın rezervlerinin azalması, CDS’in 600’ün üzerine çıkması, döviz kurlarındaki artışın sürmesi, piyasada ikili döviz kuru ve çoklu faizlerin yaygınlığı dikkate alındığında, ekonominin yüzde 4 büyümesi nasıl açıklanabilir?

İktidar cephesi bu büyüme verisini iktidarın bir başarısı ve ekonominin sağlamlığının göstergesi olarak yorumluyor.

Ancak gerçekten de ekonomi iyi durumda mı, iktidar bize doğruyu mu söylüyor, iktidar bloku ekonomi yönetiminde başarılı mı ve tek başına iktisadi büyüme verisi ekonomik başarının bir göstergesi olarak kabul edilebilir mi?

Hizmetlere, bankacılığa, ithalata ve tüketime dayalı bir büyüme

Büyüme verisinin güvenirliliğine geçmeden önce bu büyümenin ardındaki etkenlere kısaca göz atmakta yarar var.

Öncelikle, büyümenin sektörler bağlamında ağırlıklı olarak hizmetler ve bankacılık gibi finans sektöründeki büyümeden kaynaklandığı anlaşılıyor. Öyle ki bu sektörler ortalama yaklaşık yüzde 12 büyümüşler.

Nitekim bu ilk üç ayda bankacılık sektörünün toplam 211 milyar TL vergi sonrası net dönem kârı elde etmesi (2) bu büyümenin nasıl bir büyüme olduğunun bir göstergesi. Yani bankalar ciddi kârlar elde edince ekonomi büyüyor.

Sanayi ve tarım küçüldü

İkinci olarak, tarım sektörü yüzde 3,8 ve sanayi sektörü binde 7 oranında küçülmüş. Yani sanayi üretimi ve tarım küçülürken, üretken olmayan (başta bankacılık olmak üzere), hizmetler sektörü büyümüş, bu da ekonomiyi büyütmüş.

Harcamalar açısından bakıldığında ise büyümenin ardındaki en önemli faktörün yüzde 16,2’lik artışla hanehalkı nihai tüketim harcaması ve yüzde 5,3 ile devletin nihai tüketim harcaması olduğu görülüyor. Ayrıca bu süreçte ithalat yüzde 14,4 artarken, ihracat binde 3 azalmış.

Kısaca sanayi, ihracat ve tarım küçülürken, ekonomi kredilerle pompalanmış özel tüketim harcamaları, seçim harcamaları ağırlıklı devlet harcamaları, ithalat artışı ve bankacılık ve hizmetler sektöründeki büyüme ile büyütülmüş.

Nitekim hane halkı kredi kullanımında Mart ayındaki yıllık artış oranı yüzde 78 ve özel şirketlerin kullandıkları kredilerdeki artış oranı yüzde 49 oldu ve bu eğilim Nisan ayında da artarak devam etti.(3)

Kuşkusuz böyle bir büyüme nitelikli istihdam yaratmadığı ve cari açığı ve dışa bağımlılığı azaltmayıp artırdığı gibi, gelir dağılımı adaletsizliğini de azaltmayan hormonlu bir büyüme. Kuşkusuz sürdürülebilir bir büyüme de değil.

Nitekim bu ilk üç ayda, işgücü ödemelerinin katma değer içindeki payı, EYT’lilere yapılan kıdem tazminatları ödemeleri düşüldükten sonra, sadece yüzde 33,5’te kaldı.

Otokratik yönetimler büyüme verilerini abartır

Gelelim TÜİK verilerinin gerçek durumu ne ölçüde yansıttığına. Bu kurumun güvenirliliğinin (özellikle de enflasyon verileriyle ilgili olarak) ne kadar tartışmalı olduğunu biliyoruz.

Öyle ki kurum bu yılın Nisan ayında yıllık enflasyon oranını (TÜFE) yüzde 43,7 ve aylık yüzde 2,4 olarak ilan ettiğinde, bağımsız araştırmacı bir kuruluş olan ENAG aynı aya ait enflasyonu yıllık yüzde 105,2 ve aylık yüzde 4,9 olarak açıkladı. (4)

Büyüme verileri ile ilgili olaraksa, geçen yılın Eylül ayında The Economist Dergisi’nde yayımlanan bir makale otokrasilerdeki resmi iktisadi verilerin güvenilirliği konusundaki kuşkuları artırıyor.

Özetle bu makaleye göre (5), “uydu aracılığıyla alınan gece ışıklarının analizi otoriter rejimlerin ekonomik büyüme hakkında doğruyu söylemediklerini” gösteriyor.

Uydu aracılığıyla yapılan analiz

Şöyle ki: “2002 yılından bu yana otokrasilerde açıklanan resmi ekonomik büyüme hızı batılı demokratik ülkelerdekinden ortalama iki kat daha fazla. Ancak otokratların ekonomi yönetimi iddia ettikleri gibi verimli değil. Çünkü araştırmalar, otokratların ülkelerinin ekonomik büyüme verilerini büyük ölçüde abarttığını gösteriyor”.

Dergi bu savını ekonomist Luis Martinez’in Eylül 2022’de hakemli bir dergide yayımlanan makalesine dayandırıyor. Zira bu makalesinde yazar, otokrasi ile yönetilen ülkelerdeki GSYH büyüme rakamlarını okuyucuya sunuyor. Yöntem olarak da, uydu tarafından ölçülen ülkelerin gece ışıklarının parlaklığına ilişkin verileri kullanıyor. Çünkü bunu elektrik enerjisi kullanımının bir göstergesi olarak, bunu da ekonomik faaliyetlerin yoğunluğunun bir işareti olarak kabul ediyor. Yazar bu verileri, bir uluslararası bir demokrasi gözetleme kuruluşu olan Freedom House’un ülkelerin siyasi sistemlerine ilişkin güncel verileriyle birleştiriyor.

Yarı yarıya fark

Sonuçta, Martinez uydu verilerini (batılı demokratik ülkelerin büyüme rakamlarını doğru bir şekilde bildirdiğini varsayarak), otokratik ülkelerin ekonomik büyümelerinin ve GYSH rakamlarının bunun altında mı, yoksa üzerinde mi olduğunu tahmin etmek için kullanıyor. Elde ettiği sonuçlar aşağıdaki tablodaki gibi özetleniyor.

Tablo: Ülkelere göre resmi kişi başı GSYH ve uydu ile belirlenmiş kişi başı GSYH arasındaki fark (2021) (6)

Böylece, Martinez’in sağladığı verilere göre, 2002 ve 2021 yılları arasında içinde Türkiye’nin de yer aldığı “özgür olmayan” ülkelerde kümülatif GSYH büyümesinin gerçekte neredeyse yarı yarıya düşük olması yani bu süreçte kümülatif yüzde 147’lik bir büyüme yerine yüzde 76 olması gerekiyor.

Yazara göre, “veriler, otokratik yönetimlerin açıkladığı büyüme hızlarının, ülkelerinin uydu görüntülerinin öngördüğünden çok daha yüksek olma eğiliminde olduğunu gösteriyor. Bu, söz konusu ülkelerin ekonomilerinin diğer ülkelerden farklı sanayilere dayalı olması veya insanlarının daha düşük ortalama gelire sahip olmaları ile açıklanabilecek bir durum değil”.

Dergi aradaki bu belirgin farkı şöyle açıklıyor: Otokratik rejimlerin tipik özelliği resmi verileri sorgulamanın (sorgulayan açısından), son derece tehlikeli olmasıdır. Keza otokratik rejimler, yüksek büyüme oranları açıklamak zorundadır. Zira düşük ekonomik büyüme ya da küçülme ve yüksek enflasyon, yoksullluk ve işsizlik gibi olgular, toplum tarafından diktatörlerin göze alamayacağı bir yetersizlik veya zayıflık işareti olarak algılanır.

Bu nedenle de, otokratik liderler hep ekonomik durumun iyi olduğunu, kendilerinin ekonomiyi çok iyi bildiklerini, ekonomi yönetiminde son derece başarılı olduklarını, sorun çıktığında ise bunun dış güçlerin işi olduğunu söylerler. Hakim oldukları yaygın medya ağı da bu söylemi sürekli olarak tekrarlar.

Sonuç olarak

Martinez’in alternatif ekonomik büyüme ölçme yönetemine ilişkin eleştirilerimiz elbette olabilir. Bu eleştirileri saklı tutarak, ülkemizde neredeyse her dönem açıklanan yüksek ekonomik büyüme rakamlarının, tıpkı milliyetçilik ve din gibi otokrat iktidarın diğer tüm ekonomik ve sosyal sorunları gizlemek için altına süpürdüğü bir halı gibi işlev gördüğü dikkate alınırsa, The Economist’in bu iddiasını yabana atmamak gerekiyor.

Anahtar sözcükler: Demokrasi, Ekonomik büyüme, GSYH, Otokrasi, The Economist.

Dip notlar:

  1. TÜİK, Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, I. Çeyrek: Ocak-Mart, 2023, https://data.tuik.gov.tr (31 Mayıs 2023).
  2. https://www.bddk.org.tr//BultenAylik (30 Nisan 2023).
  3. TCMB, Parasal Gelişmeler Raporu, Nisan 2023, https://www.tcmb.gov.tr (31 Mayıs 2023).
  4. TÜİK, Tüketici Fiyat Endeksi, Nisan 2023, https://data.tuik.gov.tr (3 Mayıs 2023); ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) Nisan 2023, https://enagrup.org (3 Mayıs 2023).
  5. https://www.economist.com/graphic-detail/a-study-of-lights-at-night-suggests-dictators-lie-about-economic-growth (29 September 2022).
  6. Agm.                                                                                                                                                                                                                                                                                                                              YAZARIMIZIN DAHA ÖNCE YAYINLADIĞIMIZ YAZILARI.

    FAŞİZME GEÇİT YOK/28.05.2023

    PRANGALARI KIRMAK İÇİN NE YAPMALI (YA DA YAPMAMALI?)/22.05.2023

    İKİNCİ TUR İÇİN MUHALEFET NE YAPMALI ?/18.05.2023

    ÇOCUKLUK HASTALIĞINA KAPILMA LÜKSÜMÜZ YOK!/13.05.2023

    GELİR ADALETSİZLİĞİ: MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR!/12.05.2023

    İHA VE SİHALARLA ÖVÜN AMA İŞ CİNAYETLERİNİ ÖNLEMEDE YETERSİZ KAL/12.05.2023

    HANİ BU YIL AYA GİDECEKTİK ? /22.04.2023

    BÜTÇE AÇIĞI VE CARİ AÇIK ALARM VERİYOR ! /25.03.2023

    AVRUPA’NIN PLASTİK ÇÖPLÜĞÜNE DÖNÜŞMÜŞÜZ!/19.03.2023

    DÜNYADA ÖZGÜRLÜKLERİN DURUMU” RAPORUNDA TÜRKİYE/13.03.2023

    CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA ADALETLİ BİR VERGİ SİSTEMİNE OLAN İHTİYAÇ DEVAM EDİYOR./25.02.2023

    KAHRAMANMARAŞ DEPREMİ VE KOMPLO TEORİLERİ/19.02.2023

    ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİ YURTLARINDAN ETMEYİN !/13.02.2023

    TİLKİYE “TAVUK SEVER MİSİN” DİYE SORMUŞLAR, KIS KIS GÜLMÜŞ/06.02.2023

    VERGİNİ DERT ETME OYUNU VER YETER /02.02.2023

    ŞEHİRLERİN ISLAHINDA YENİ BİR YAKLAŞIM: GERİLLA ŞEHİRCİLİĞİ/28.01.2023

    SAĞ POLİTİKALAR KRİZİN FATURASINI EMEKÇİLERE ÖDETİR/20.01.2023

    YERLİ VE MİLLİ” İHRACAT MODELİ/18.01.2023

    ÜCRET ARTIŞI MI ENFLASYONA, ENFLASYON MU ÜCRET ARTIŞINA NEDEN OLUYOR ?/12.01.2023

    2017’DEN BU YANA TÜRKİYE’NİN DÜNYA EKONOMİSİ İÇİNDEKİ PAYI BEŞTE BİR AZALDI/31.12.2022

    KONAKLAMA VERGİSİ VE DIŞLANAN YEREL YÖNETİMLER/23.12.2022

    SAHİ BİZ NEDEN VERGİ ÖDÜYORUZ ? /11.12.2022

    FITCH’IN 2023 SEÇİM SENARYOSU ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME/03.12.2022

    ÇOCUK YOKSULLUĞU SADECE BİR ADALET EKSİKLİĞİ SORUNU MUDUR ?/29.11.2022

    SON FAİZ İNDİRİMİ KİME YARAYACAK ? /25.11.2022

    MECLİS’TE BÜTÇE GÖRÜŞÜLÜRKEN BİR “BARIŞ BELGESİ” OLARAK “MAGNA CARTA’NIN ÖNEMİ/21.11.2022

    HAZİNE’NİN EUROBOND BORÇLANMASI VE İÇİNE DÜŞTÜĞÜMÜZ BORÇ TUZAĞI/09.11.2022

    KAR VE EKOLOJİK ZARAR EL ELE/08.11.2022

    VİVA LULA /01.11.2022

    2023 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TEKLİFİ ÜZERİNE BAZI NOTLAR/22.10.2022

    YÜKSEK ENFLASYON HALKI EZEN BİR VERGİYE DÖNÜŞTÜ/08.10.2022

    “PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ” ALTINDA AZALAN EKONOMİK REFAHIMIZ/26.09.2022

    ENFLASYON VE YAŞAM MALİYETİNDEKİ ARTIŞLARLA MÜCADELE EMEKTEN YANA POLİTİKA ARAÇLARI/17.09.2022

    EMEKÇİLERİN ENFLASYONLA MÜCADELEYE BAKIŞI VE PROGRAMI NASIL OLMALI ?/12.09.2022

    SAVAŞLARIN VE EŞİTSİZLİKLERİN GÖLGESİNDE BİR “DÜNYA BARIŞ GÜNÜ”/01.09.2022

    “KUR GARANTİLİ MİLLİ PARA” VE HAKİKAT ÖTESİ SİYASET/24.08.2022

    ANKARA’DAN BİR HABER GELDİ, DEDİLER Kİ PARA POLİTİKASI ÖLDÜ/19.08.2022

    ONUN ARABASI VAR GÜZEL Mİ GÜZEL/01.08.2022

    TÜİK ENFLASYONU “BATI CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK” / 06.08.2022

    SERMAYE KONTROLLERİ (3): İKTİDAR VE MUHALEFET YAN YANA/24.07.2022

    FAİZİ Mİ, ANAPARAYI MI SİLELİM, YOKSA EĞİTİMİ TÜMDEN ELDEN Mİ GEÇİRELİM?/23.07.2022

    BİZ HARİÇ “TÜM DÜNYA YANLIŞ YAPIYOR” OLABİLİR Mİ ?/19.07.2022

    İLK 20’YE TEKRAR GİRDİK (!) /14.07.2022

    SERMAYE KONTROLLERİ İYİ Mİ KÖTÜ MÜ ?/11.07.2022

    SRİ LANKA: İÇ SAVAŞIN PENÇESİNDEN IMF’NİN KAPISINA!/10.07.2022

    NATO Zirvesi Toplanırken/30.06.2022

    SEÇİM YOLUNDA UKRAYNA SAVAŞI BAHANE EK BÜTÇE ŞAHANE/24.06.2022

    ENFLASYON DA BÜTÇE DE FEVKALADENİN FEVKİNDE /20.06.2022

    ÖDEMELER DENGESİNE BAK DIŞ GÜÇLERİ GÖR/15.06.2022

    EKONOMİK BÜYÜME (2) NEREYE KADAR ? (BÜYÜMENİN NİTELİKSEL SORGULAMASI)/12.06.2022

    EKONOMİK BÜYÜME (1): NE PAHASINA ?/07 Haziran 2022

    “FAKİRİN CUĞARASINA”, GARİBANIN BİRASINA DOKUNMAK !/30 Mayıs 2022

    SEÇİM SATHI MAİLİNDE JEOPOLİTİK RİSKLER DE, KUR DA YÜKSELİŞE GEÇTİ/29.05.2022

    KONUTTA ÜÇ MÜJDELİ HABER (2) ALTERNATİF BİR KONUT POLİTİKASI NASIL OLMALI ?/22.05.2022

    KONUT FİYATLARI VE SURİYELİ SIĞINMACILAR /11.05.2022

    EMEK, BARIŞ VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ BİR BÜTÜNDÜR / 05.05.2022

    DERS ALMIYORUZ !/21.04.2022

    UKRAYNA SAVAŞI, GIDA ENFLASYONU, ARTAN YAŞAM MALİYETLERİ VE KAPIDAKİ AÇLIK/17.04.2022

    YENİ EKONOMİK MODEL BAŞLAMADAN BİTTİ / 12.04.2022

    UKRAYNA SAVAŞI, DÜNYA EKONOMİSİ VE BARIŞ GÖRÜŞMELERİ /03.04.2022

    BÜTÇEMİZ HAZİNEMİZ MÜSAİT AMA SİZİN İÇİN DEĞİL /23.03.2022

    AYNI GEMİDE DEĞİLİZ / 14 Mart 2022

    KAPİTALİZM BİRLEŞTİRİCİ DEĞİL PARÇALAYICIDIR, BÜTÜNLEYİCİ DEĞİL BÖLÜCÜDÜR !/6 Mart 2022

    ANADİL, DOĞRUDAN DEMOKRASİ, EKOLOJİ VE EMEK MÜCADELESİ / 21.02.2022

    Halkın Beslenme ve Isınma Arasındaki Zor Seçimi / 09.02.2022

    TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYANIN GERİ KALANINDAN NEGATİF AYRIŞMAYA DEVAM EDİYOR !/ 28.01.2022

    ENFLASYON YERLİ Mİ GEÇİCİ Mİ YÖNETİM HATASI MI ? /24.01.2022

    ENFLASYONU DÜŞÜREMEDİK YERİNE İHRACAT VERELİM/ 11.01.2022

    2021’DE EKONOMİK TABLO /10.01.2022

    TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYADA İLK 10’A GİREBİLİR Mİ ?, GİRMELİ Mİ ? /03.01.2022

    NASS, FED DERKEN ‘ÖRTÜLÜ’ FAİZ ARTTIRIMI GELDİ!/ 23.12.2021

    KUR KORUMALI MEVDUAT VE ÖRTÜLÜ FAİZ ARTTIRIMI ÜZERİNE/ 22.12.2021

    TÜRKİYE EKONOMİSİ FİNANSAL KRİZDEN ÖNCEKİ SON DURAKTA / 17.12.2021

    HOŞ OLMAYAN İKTİDAR ARİTMETİĞİ HALK ENFLASYON VE KUR ALTINDA EZİLİRKEN EKONOMİYİ BÜYÜTMEK/ 04.12.2021

    SON FAİZ İNDİRİMİNİN NEDENLERİ VE OLASI SONUÇLARI./ 21.11.2021

    DEMOKRATİK KATILIMCI BİR HALK BÜTÇESİNE İHTİYACIMIZ VAR./15.12.2021

    KÜRESEL İKLİM FİNANSMANI İKLİM YIKIMINI DURDURABİLİR Mİ ?/ 08.11.2021

    İKLİM YIKIMI İLE MÜCADELE COP 26 TOPLANTILARINA SIĞMAZ (1) “NET SIFIR” EMİSYON DEĞİL, GERÇEK SIFIR; EMİSYON GEREKİYOR !/01.11.2021

    PROF. DURMUŞ YENİ BİR SAVAŞA GİRMEK YANGINA KÖRÜKLE GİTMEKTİR/ 24.10.2021

    DEVLET-SERMAYE SINIFI İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA TÜSİAD’IN YAPTIĞI ÇIKIŞ /21.10.2021

    VERGİDE EKLEKTİK POPÜLİZM (MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR)/ 17.10.2021

    İKLİM GÖÇMENLERİ (İKLİM KRİZİ, GÖÇ VE SIĞINMACI İLİŞKİSİ-2)/10.10.2021

    CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI /09.10.2021

    “SINIR / GÖÇ SANAYİ KARMASI” SIĞINMACILARIN ACILARINDAN KAR DEVŞİRİYOR (İKLİM KRİZİ, GÖÇ VE SIĞINMACI İLİŞKİSİ) 1/26.09.2021

    EMPERYALİST SAVAŞLAR VE SÖMÜRGECİLİK EKOSİSTEMİ YOK EDİYOR (İKLİM KRİZİ-MİLİTARİZM İLİŞKİSİ 3)/12.09.2021

    EMPERYALİZM VE EYLÜL ASKERİ DARBELERİ : 11 EYLÜL 1973 ŞİLİ VE 12 EYLÜL 1980 TÜRKİYE/11.09.2021

    ORTA VADELİ PROGRAM: ORTAYA VASAT PROPAGANDA BELGESİ/ 09.09.2021

    DÜNYA BARIŞ GÜNÜ’NDE YÜKSELEN MİLİTARİZM VE ASKERİ HARCAMALAR (İKLİM KRİZİ-MİLİTARİZM İLİŞKİSİ-1)-1) /01.09.2021

    İKLİM KRİZİ GELİR EŞİTSİZLİĞİ İLİŞKİSİ /22.08.2021

    İKLİM KRİZİ ARTIK BEKLENENDEN ÇOK DAHA YAKIN ! 15.08.2021

    ACİLEN ÇÖZMEMİZ GEREKEN 5 TEMEL SORUN /08.08.2021

    DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR”DA…/ 01.08.2021

    AŞILAMADAKİ SORUN: HALK MI MESAFELİ, İKTİDAR MI YETERİNCE GAYRETLİ DEĞİL ? /30.07.2021

    PARANIN İZİNİ SÜR, YOLSUZLUKLARI GÖR! / 19.07.2021

    RÜŞVETİN VERGİSİ / 05.07.2021

    DEMOKRASİYİ SAVUNMAK, KAMUSAL HİZMETLERİ VE KESK’İ SAVUNMAKTIR./ 27.06.2021

    KAMU MALİYESİ RAPORU VE BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ BÜTÇEDEKİ ADALETSİZLİKLERİ TESCİL EDİYOR!/23.06.2021

    İLK GÜNAHI KİM İŞLEDİ ? / 13.06.2021

    YOUTUBE YAYINI : KARANTİNA TV SALYADAN KURAKLIĞA İKLİM YIKIMI VE TÜRKİYE EKONOMİSİ/07.06.2021

    BİRİ BÜYÜDÜ, BİRİ KÜÇÜLDÜ BİRİ YENİDEN BULUNDU./06.06.2021

    KOLOMBİYA’DA VERGİ İSYANININ ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEKLER./30.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV MAFYANIN İKTİSADI, EKONOMİNİN MAFYASI

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / DIŞ BORÇ STOKU VE HEBA EDİLEN 18 YIL (3)/23.05.2021

    ÖNCE SOSYAL ADALET /20.05.2021

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / PORTFÖY YATIRIMLARI PARADOKSU (2)/17.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV: EKONOMİNİN VE YÖNETİMİN PERFORMANSI

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI KURUDU (1)/09.05.2021

    GAZETE DUVAR RÖPORTAJI PROF. DR. MUSTAFA DURMUŞ: “KAYNAK OLMADIĞINDAN DEĞİL NİYET OLMADIĞINDAN HALKA DESTEK VERİLMİYOR.”/02.05.2021

    SALGINDA 1 MAYIS: RÜYAYI GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEK HALA MÜMKÜN !/02.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV BİZ DURURSAK HAYAT DURUR !: SALGIN KOŞULLARINDA İŞÇİ SINIFI /26.04.2021

    İNKAR KRİZ GERÇEĞİNİ ORTADAN KALDIRMAYA YETMİYOR/26.04.2021

    GELİR DESTEKLİ BİR AYLIK TAM KAPANMA: HEM SAĞLIĞIMIZI, HEM DE EKONOMİYİ KORUMAK İÇİN/18.04.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV “COVID SIRASINDA ve SONRASINDA EMEK DÜNYASI”/12.04.2021

    DEVLET BÜYÜRKEN KAMUSALLIK HIZLA TASFİYE EDİLİYOR /11.04.2021

    “GÜVEN”, “İSTİKRAR” VE “ŞAHLANAN” TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TEKNOLOJİ VE SANAYİ TEMELİ/04.04.2021

    SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI STRATEJİSİNE DEVAM /25.03.2021

    İKTİDAR BLOĞUNUN STRATEJİSİ ÜZERİNE/24.03.2021

    YOLSUZLUK ALGISI ENDEKSİNDE 15 PUANLIK KÖTÜLEŞME/22.03.2021

    REFORM ALGISINA DEĞİL KÖKLÜ İLERİCİ BİR DEĞİŞİME İHTİYACIMIZ VAR/14.03.2021

    COVİD 19 SALGINININ İKİNCİ YARISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİ: GERÇEKLER VE ALGI YÖNETİMİ/07.03.2021

    “TEMEL GELİR GÜVENCESİ” ZAMANI / 03.03.2021

    COVİD-19 SALGINININ İKİNCİ YARISINDA DÜNYA: DÜNYA EKONOMİSİNE İLİŞKİN ÖNGÖRÜLER.

    KAPİTALİZM VE SPEKÜLASYON: TESLA, ELON MUSK VE BİTCOİN

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ KAMU FİNANSMANINDA YENİ PERSPEKTİF İHTİYACI VE SERVET VERGİSİ/14.02.2021

    HALK VERGİ YÜKÜ ALTINDA EZİLİYOR, VERGİ REKORTMENLERİ İSİMLERİNİ GİZLİYOR!- SERVET VERGİSİ NEDEN VE NASIL ALINMALI ? (8)/07.02.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ?(7. Bölüm) – SERVET VERGİSİ EKONOMİYE ZARAR VERİR Mİ ?/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ ?(6. Bölüm) – ZENGİNLERİ VERGİLENDİRMEK İÇİN SOMUT NEDENLER ?/03.02.2021

    SERVET VERGİSİ NEDEN VE NASIL ALINMALI ? (5. Bölüm) – SERVET VERGİSİNİN FELSEFİ VE POLİTİK ARKA PLANI/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ? (4. BÖLÜM) – MADALYONUN İKİ YÜZÜ: ZENGİNLİK VE YOKSULLUK/17.01.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ? (3.BÖLÜM) – EŞİTSİZLİKLER ARTIYOR VE MÜDAHALE GEREKİYOR/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ? (2.BÖLÜM): COVİD 19 VE KAMU GELİRİ İHTİYACI/01.02.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ? BİRİNCİ BÖLÜM/03.01.2021

Diğer Yazılar

31 MART YEREL SEÇİMLERİ ÜZERİNE NOTLAR…

Mahir Konuk / 08.04.2024 Olaya yaklaşım sorunları… Ezbere ve boşuna konuşmuyoruz; iman edenlere boşluğa konuşmadığımız …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir