VERGİNİ DERT ETME OYUNU VER YETER

Mustafa Durmuş / 2 Şubat 2023

Yeni torba yasa teklifi Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Bu teklifin içinde deyim yerindeyse “yok yok”. Bu da bu teklifin, kapsamlı bir borç yapılandırmasını içeren ekonomik bir düzenleme olduğu kadar, yaklaşan seçimler nedeniyle belli seçmen kitlelerine yönelik politik bir teklif olduğunu gösteriyor.

Bu teklif kapsamında; kesinleşmiş borçların yeniden yapılandırılması, kesinleşmemiş veya dava aşamasında bulunan borçlar, inceleme ve tarhiyat aşamasında bulunan işlemler, matrah ve vergi artırımı, işletme kayıtlarının düzeltilmesi gibi irili ufaklı sermaye kesimini ilgilendiren birçok düzenleme yer alıyor.

Şu ana kadarki en geniş kapsamlı mali aflardan biri

Kanun Teklifinin 1’nci maddesinde kapsam şöyle açıklanıyor (1):

Kısaca, bu af niteliğindeki düzenlemeden (2 bin TL’ye kadar olan vergi borçlarının silinmesinden yararlanacak olan küçük esnafın dışında), asıl olarak, bir kesim ya da daha doğru bir deyimle bir sınıf yararlanacak gibi görünüyor: Sermaye sınıfı.

Sermayenin her kesimine yönelik bir rahatlatma

Bir başka anlatımla, seçime doğru giderken Hazine’nin ihtiyacı olan gelir sağlama amacının yanı sıra, bu düzenleme ücret geliri elde eden emekçileri değil, kâr, faiz ve rant gibi sermaye geliri elde eden sermaye kesimini mutlu etmek için hazırlanmış gibi duruyor.

Öncelikle kapsam olarak, son zamanlarda çıkarılmış olan afların en geniş kapsamlılarından biri zira bu yapılandırmanın kapsamına ‘düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından verilen idari para cezaları’ ile ‘Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun kaynaklı idari para cezaları’ ilk defa dâhil ediliyor.

Keza, daha önceki yapılandırmalarda en fazla 36 ay (3 yıl) olan vade bu teklifte 48 aya kadar (spor kulüpleri ve belediyeler için 120 ay), bir takvim yılı içinde taksit atlatma sayısı ise (ödenmeyen taksit) 2’den 3’e çıkarılıyor.

7 işgünü içinde vergi incelemesi tamamlanacak

Ayrıca bu düzenleme kapsamında, kanunun yayımlanma tarihinden önce başlanılmış olan vergi incelemelerinin kanunun yayınlanmasını izleyen 7 iş günü içinde sonuçlandırılması, aksi halde incelemeye devam edilemeyeceği öngörülüyor.

Kısaca, mükelleflerin matrah ve vergi artırımı yapmaları durumunda, kanunun Resmi Gazetede yayımını izleyen 7 iş günü içinde tamamlanamayan vergi incelemelerine devam edilemeyecek. (2) Vergi incelemesi altında bulunan bazı mükellefler için bundan daha iyi bir sonucun olmayacağı açık.

Faiz: Sadece yüzde 9

Bu düzenlemenin en önemli kısmı borçların yapılandırılmasında uygulanacak faiz oranı. Zira bu oran aylık yüzde 0.75 (3) yani yıllık yüzde 9 olarak belirlenmiş.

Bağımsız iktisatçılar grubu ENAG, 2022 Aralık ayındaki aylık TÜFE’yi yaklaşık yüzde 5,2 olarak açıklamıştı. (4) Teklifte önerilen aylık yapılandırma borç faizi oranı ise bunun 6 da 1’inden az. Bu denli yüksek bir enflasyon altında böyle bir faiz oranı uygulamasının iktisadi olarak hiçbir açıklaması olamaz.

Piyasadaki faiz oranları ise bu tuhaflığı daha da artırıyor. Öyle ki ihtiyaç kredisi faizi oranları aylık yüzde 1,95 ile 3,09 arasında; taşıt kredisi faizi oranları yüzde 1,99 ile yüzde 2,49 arasında, konut kredisi faizleri yüzde 1,29 ile yüzde 2,09 arasında değişiyor. Merkez Bankası’na göre, bankaların ticari kredileri aylık yüzde 1,12 civarında seyrediyor. (5)

Kredi kartlarına uygulanan aylık faiz oranının (maksimum) yüzde 1,36 (yıllık yüzde 16,3) ve aylık gecikme faizi oranının yüzde 1,66 (yıllık yüzde 19,9) olduğu dikkate alındığında yapılandırmaya uygulanacak olan faiz oranının adeta bir bağış gibi olduğu anlaşılıyor. (6)

Bu arada Hazine’nin 5 yıllık Euro Bond borçlanma faizi oranının (31 Ocak 2023’te) yıllık yüzde 9,27 olduğunu (7) ve bu yıl siyasal iktidarın en az 566 milyar TL faiz ödeyeceğini hatırlatalım.

Kısaca, piyasadaki faiz oranları teklifteki yapılandırma faizi oranının ortalama iki-üç katı civarında ve devlet borçlanırken oldukça yüksek faiz oranlarından borçlanıyor. Dahası bu yıl ödenecek borç faizi yarım trilyon TL’yi aşıyor. Buna karşılık iktidar tahsil etmesi gereken alacakları için oldukça rahat davranıyor ve piyasa faizlerinin çok altında (reel olarak negatif) faiz oranlarından bu alacakları tahsil etmeyi planlıyor.

Vergi affından kim ya da kimler yararlanacak?

Bu noktada “bu aftan kimlerin yararlanacağı” sorusu önem kazanıyor. Bu konuda kanun teklifinin gerekçesinde her hangi bir sosyolojik analize ya da etki analizine yer verilmiyor.

Bu düzenlemenin, vergilerin en az üçte ikisini stopaj ve dolaylı vergilerle ödeyen halk için hazırlanmadığı açık. Bu da, vergi ve sigorta primi gibi borçlarını zor duruma düşerek ödeyemeyenleri dışarıda tutarsak, bu kanun teklifinin, asıl olarak, “nasıl olsa vergi affı çıkar beklentisi içinde” vergilerini ödememeyi alışkanlık haline getiren, borçlarını ödemek yerine onu finansman ya da tüketim amaçlı olarak kullanan ve sayıları milyonları aşan bir kesimi (özellikle de seçimler öncesinde) iktidarın yanında tutmak için hazırlandığını gösteriyor.

Nitekim şu ana kadarki deneyimlerden, vergi ve diğer kamu borcu aflarının genelde ekonomik kriz ya da doğal felaketler yüzünden vergilerini ödeyemeyenleri rahatlatmak, mükellefleri vergi ödemeye teşvik ederek vergi tahsilatlarını hızlandırmak, böylece kamuya kaynak sağlamak ve seçimler öncesinde vergi mükellefi seçmenleri ve ailelerini iktidara oy vermeye yönlendirmek gibi amaçlarla çıkarıldığı biliniyor.

Tahsilat oranı sadece yüzde 10

Diğer yandan, Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerinden yaptığımız hesaplamaya göre, ülkede son 5 yıldır her yıl çıkartılan vergi aflarının sonucunda tahsilat oranları 2017’de yüzde 5, 2018’de yüzde 9, 2019’da yüzde 10, 2020’de yüzde 9 ve 2021’de yüzde 15 oldu. Yani son 5 yılın vergi aflarının tahsilat ortalaması sadece yüzde 9,6 olarak gerçekleşti.

SGK alacaklarında ise bu oran yüzde 24’lerden yüzde 16’ya kadar geriledi. Dolayısıyla, her vergi affı vergiye gönüllü uyumu zedelerken, vergi ahlakını tahrip ederken, bir de idarenin tahsil kabiliyetini her defasında aşağıya çekiyor. Vatandaş her 1,5 yılda getirilen vergi afları ile hem devlete olan inancını yitiriyor hem de asli görevi olan vergi ve SGK ödemesini yapmaktan imtina eder hale geliyor. (8)

Özetle, seçimler arifesinde bu yasa teklifinin kapsamına giren tüm kesimlerin memnun edilmelerine dönük bir vergi affı operasyonu ile karşı karşıyayız. Önümüzdeki seçimlerin siyasal iktidarın bekası için ne denli önemli olduğu dikkate alındığında, bu affın neden bugünlerde gündeme getirildiği de daha net anlaşılıyor.

Vergi affı sermayenin vergi yükünü azaltmanın bir yolu

Diğer yandan, vergi aflarını tek başına yaklaşan seçimlerle açıklamak yeterli olmayabilir zira AKP iktidarları son 20 yılda 13 kez bu tür vergi afları çıkardı. Bu da neo liberalizme sıkı sıkıya bağlı iktidar blokunun vergi aflarını vergi yükünü sermayenin üzerinden alıp, emekçilerin, halkın üzerine bindirme stratejisinin bir aracı olarak da kullandığını gösteriyor.

Kaldı ki vergi afları böyle bir vergi yükü kaydırmasının araçlarından sadece biri. Nitekim son 20 yılda sermayenin vergi yükü kabaca dört yolla azaltıldı: (i) Vergi kaçakçılığına müsamaha etmek, bu yönde gerekli önlemleri almamak ve denetimleri artırmamak, (ii) vergi kanunlarındaki cömert vergi istisnası, muafiyeti ve indirimleri, (iii) vergi uzlaşması müessesesi, (iv) vergi afları.

Veriler bu tespitlerimizi doğruluyor. Öyle ki Gelir Vergisinde kaçak oranının yüzde 55’leri, Kurumlar Vergisinde yüzde 23’leri ve Özel Tüketim Vergisinde yüzde 125’i aştığı bilgisi Gelir İdaresi Başkanlığı’nın son faaliyet raporunda yer alıyor. (9)

Bu yılki bütçe kanununda yer alan ve ‘vergi harcamaları’ olarak da bilinen ikinci yöntemle bu yıl, asıl olarak sermaye kesiminin ödemesi gereken 994 milyar TL’lik bir verginin alınmasından vazgeçiliyor. (10)

Vergi sisteminde yer alan ‘uzlaşma’ adı verilen bir mekanizma ile rakamın büyüklüğüne göre, Hazine ve Maliye Bakanının da içinde yer alabildiği bir kurulca vergi cezasının (hatta bazı durumlarda vergi aslı) tamamına yakın bir kısmı affedilebiliyor. Nitekim Gelir İdaresi Başkanlığı’nın verilerine göre 2021 yılında uzlaşma yoluyla ile vergi aslının yüzde 63’ünden ve vergi cezalarının yüzde 94’ünden vaz geçildi. (11)

Son olarak, şu anda Komisyon’da kabul edilmiş olan kanun teklifi Cumhuriyet tarihinin 41’inci, TBMM’nin açılışından bu yana ise 42’nci vergi affı niteliğinde. Öyle ki Cumhuriyetin ilk 36 yıllık döneminde 7 adet vergi affı çıkartılırken, sonraki 19 yıllık dönemde bu sayı 8’e yükseldi ve 1980 sonraki dönemde vergi aflarının sayısı arttı. Bu sayı günümüze yaklaştıkça daha da artış gösterdi ve son 20 yılda 13 adet vergi affı çıkartıldı. (12)

Son vergi affı seçim konjonktürü ile ilgili

Ekonominin bir durgunluk dönemine girdiği biliniyor. Kamu maliyesi ise ancak bazı makyajlarla iyi gösterilebiliyor. Örneğin Orta Vadeli Plan’da 2022 yılı bütçe açığının 461 milyar TL olarak öngörülmesine rağmen, 139 milyar TL olarak gerçekleşmesi, iktidarca başarılı bir mali disiplin uygulaması örneği olarak sunuldu. Oysa bu rakamın düşmesinin nedeni, BOTAŞ’ın Rusya’ya olan yaklaşık 20 milyar dolarlık (yaklaşık 376 milyar TL) doğal gaz borcunun Rusya tarafından ertelenmesiydi (yani bu borç ertelenmeseydi açık öngörüldüğü gibi 461 milyar TL olacaktı).

İzlenen vergi politikalarının asıl olarak sermaye kesimini desteklemeye yönelik olduğunu ortaya koyan çok sayıda örnek var.

Son 2 yılda sermayeye çok sayıda vergi teşviki sağlandı

Öyle ki son iki yılda iktidar bloku, daha önce Basit Usulde vergi veren 850 bini aşkın küçük esnafı Gelir Vergisinden muaf tuttu. Patronlara aylık 1,000 TL’lik işveren prim desteği sağladı. Varlık Barışı uygulamasını uzattı. Kur Korumalı Mevduatların (KKM) sağladığı faiz ve kâr paylarından yapılan stopajı sıfırladı. Altından KKM’ye dönüşen hesaplardan elde edilecek faiz/kâr payından yapılacak stopajı da sıfırladı. Döviz ve altın cinsi hesapların kur korumalı mevduat hesaplarına çevrimi neticesinde elde edilen kazançları (kur farkı ve faiz geliri) Kurumlar Vergisinden istisna tuttu. Şirketlerin kâr payı dağıtımında uygulanan Gelir Vergisi stopajını yüzde 15’ten yüzde 10’a indirdi. Asgari ücreti vergi dışı bırakırken, emekçilerin yararlandığı Asgari Geçim İndirimi uygulamasına son verdi. İhracatçıların ihracattan elde ettikleri kazançlarına uygulanan Kurumlar Vergisi oranını 1 puan düşürdü. BES’te devlet katkısını yüzde 25’ten yüzde 30’a yükseltti. Şirketlerin yurt dışı işlerde çalıştırdığı işçiler için Gelir Vergisi ve SGK istisnası getirdi. İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan şirketlerin yaptıkları transit ticaretten elde ettikleri gelirden alınan Kurumlar Vergisini yüzde 50 indirimli olarak uygulamaya başladı.

Kısaca ekonomi ve kamu maliyesi iyi durumda değilken, eğer zenginlere, sermaye şirketlerine dönük vergi indirimlerine, muafiyet ve istisnalara devam ediliyorsa, hatta bunlara yenileri eklenip, miktar üç kat artırılıyorsa, devlet lüks tüketim harcamalarından vazgeçmiyorsa, üstüne üstlük vergi ve diğer kamu alacaklarına ait kapsamlı bir af çıkartılıyorsa, bu durum öncelikle bu iktidar blokunun sınıfsal ve siyasal tercihlerini yansıtır. İkinci olarak da birkaç ay sonra yapılacak olan seçimlerin iktidar bloku açısından çok sıkıntılı olduğunu ve mutlaka kazanılması için her türlü araca başvurulduğunu gösterir.

Bir başka anlatımla, siyasal iktidar hemhal olduğu sermaye kesimlerine kaynak aktarıp, onlardan daha az vergi almayı sürdürürken, aynı zamanda böyle bir af ile oylarına talip olduğu kesimleri yanında tutmak ve ekonomide (sürdürülmesi mümkün olmasa da) yapay bir canlanma yaratarak seçimleri kazanmak ve iktidarını sürdürmek istiyor.

Yapılandırma küçük esnafa can suyu olur mu?

Bu yapılandırmanın, özellikle de küçük ve orta ölçekli esnafı rahatlatmaktan ziyade, bir kısmının batışını biraz daha ötelemeye yarayacağını, bundan öte bir fayda sağlayamayacağını ileri sürmek mümkün.

Çünkü önce Covid-19 salgınının neden olduğu ciddi ekonomik daralma, ardından derinleşen ekonomik kriz yüzünden esnaf ancak borçla ayakta kalabiliyor. Piyasalardaki faiz oranları yükseldikçe esnafın borcu daha da artıyor. Bu yüzden de esnafa, kira ve çalıştırdığı işçilere gelir desteği yapılmaksızın üstelik de en az 6 aylık bir ödemesiz dönem imkânı sunmaksızın vergi, prim borçlarını 48 aya yaymanın kalıcı bir faydası olmayacaktır.

Millet İttifakı’nın vergi aflarına bakışı

Millet İttifakı tarafından imzalanan Mutabakat Metninde (13) şu ifadeler yer alıyor:

Ekonomik ve teknik gerekçeleri olmayan vergi affı ile özellikle matrah artırımı ve varlık barışı uygulamalarına son vereceğiz… Vergi istisna ve muafiyetlerini gözden geçirerek en aza indireceğiz… Teşvik, istisna, muafiyet ve indirim yollarıyla tahsilinden vazgeçilen vergi tutarları yanında vazgeçmenin ekonomik ve sosyal gerekçeleri ile etkilerine ilişkin analizleri kapsayan Vergi Harcamaları Raporu’nu, Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifiyle birlikte TBMM’ye sunacağız”.

Buradan, Millet İttifakı’nın özellikle de ekonomik ve teknik gerekçeleri olmayan vergi ve benzeri aflara ve vergi harcamalarına karşı olduğu anlaşılıyor. Metinde yer alan ‘ekonomik ve teknik gerekçelerin’ neler olduğu net olmasa da, Millet İttifakının vergi aflarına ve vergi harcamalarına bu yaklaşımının kamu yararı açısından kıymetli olduğunun altının çizilmesi gerekiyor.

Kapitalist devlet egemen sınıfın işlerini yürütür

Vergi ve varlık afları başta olmak üzere, mali düzenlemeleri bilimsel bir bakış açısıyla analiz ederek emekten yana politik öneriler geliştirebilmek için, devletin kapitalist sistemdeki işlevini ve özellikli durumlardaki rolünü iyi analiz etmek gerekiyor.

Bunun için de öncelikle topluma benimsetilmiş olan ve ana akım burjuva ideolojisi ile beslenen devlet teorilerini sorgulamamız lazım. Çünkü bu teoriler “devletin toplumsal işbölümünün gelişimi sırasında ortaya çıkan, dolayısıyla da sınıflar üstü, pasif bir organ olduğunu” ileri sürer. Böyle olunca da devlet müdahaleleri tüm toplumun yararınaymış gibi bir görüntü verir. Bu da bu müdahalelere emekten yana bir eleştirinin ya da karşı tavrın geliştirilmesini önler.

Oysa devletin sosyal sınıflarla ilişkisi hiç de böyle değildir. Tarihsel sürece baktığımızda Marx ve Engels’in çalışmalarında açıkladıkları gibi devlet; ilk kez Asya toplumlarında gelişmeye başlıyor ve ilk işlevi de (sınıfların ortaya çıkmasının öncesinde) gruplaşan toplulukların ortak çıkarlarını korumak oluyor (ancak bu süreçte bu topluluklarda toprak üzerinde özel mülkiyet mevcut değil). Sonrasında, sosyal sınıfların ortaya çıkışıyla birlikte devlet de yeni işlevler üstleniyor.

Yani önceleri grupların ortak çıkarlarını örgütlemek ve dışarıdan gelebilecek saldırılara karşı onları korumak amacıyla oluşan devlet, sosyal sınıfların ortaya çıkmasıyla egemen, yöneten sınıfın yönetilen sınıfa karşı yaşam ve egemenlik koşullarını zorla sürdürme amacına hizmet etmeye başlıyor. (14)

Başka bir anlatımla, ilksel toplumdan sınıflı topluma geçilince, başlangıçtaki ortak çıkarı koruma gereksinimi, çoğunluğun azınlık tarafından sömürüldüğü bir üretim biçimini koruma gereksinimine dönüşüyor, bu da bugünkü anlamda devleti var ediyor.

Uzlaşmaz sınıf çıkarlarının belirleyiciliği

Uzlaşmaz sınıf çıkarları ve devletin oluşumu fikri F. Engels’te oldukça nettir: “Devletin rolü, uzlaşmaz çatışmayı frenleyip, kontrol etmek, bu çatışmanın düzeni bozmasına engel olmaktır. Ancak bunu yaparken devletin, taraflı, sınıfsal niteliği de ortaya çıkar. Devlet sırasıyla, mevcut düzenin, yani statükonun koruyucusu olduğu (statüko sermayeden yana işler) için ve toplumsal zenginliklere sahip sermaye sınıfı devleti kontrol edebildiği için, sosyal sınıfların çıkarları karşısında tarafsız kalamaz. (15)

Sonuç olarak

Çağdaş kapitalizmin işleyişi devletin rolüne bakılmadan analiz edilemez. Ayrıca devletin rolü sabit değildir, kapitalist ekonomilerin içinde bulunduğu duruma ve sermaye birikim sürecinin karşı karşıya olduğu sorunlara göre farklılaşır. Devlet hem üretim ve bölüşümde hakemlik yapar hem de kriz dönemlerinde kapitalist birikimi istikrara kavuşturmaya çalışır. Tüketim sübvansiyonları, işsizlik yardımları, vergi imtiyazları, kamu ihaleleri, doğrudan yatırımlar gibi efektif talep yaratma amacı olan müdahalelerde bulunur. Bu yolla devlet kriz zamanlarında sınıf mücadelesinden kaynaklanan çelişkileri, çatışmaları yumuşatma konusunda merkezi bir rol oynar. (16)

Keza kapitalist devletin gelir bölüşümünde de çok önemli bir rolü söz konusudur. Hem asgari ücretle ilgili müdahaleleriyle, harcama ve vergi politikalarıyla yaratılan toplam değerin kapitalist sınıf ve işçi sınıfı arasındaki bölüşümünde hem de faiz politikaları gibi para politikalarıyla, artı değerin kâr, faiz ve rant biçiminde bölüştürülmesinde etkili olur. İki sınıf arasındaki ilişkilerini yönetirken yasalar koyar, geliştirir, yasaları değiştirir, böylece sınıf çatışmasını kontrol altına alır.

Bu bağlamda, son kanun teklifinde yer alan vergi, prim afları ve diğer düzenlemeler devletin bölüşüm ilişkilerine sermaye sınıfı lehine yapmış olduğu müdahalenin yeni örnekleridir. Aynı zamanda da yaklaşan seçimlerde siyasal iktidar blokunun sarıldığı en önemli araçlardan biridir.

Anahtar sözcükler: 2-4901 Numaralı Kanun Teklifi, Borç yapılandırması, Devlet, Sosyal sınıflar, Teşvik, Torba Kanun, Vergi affı, Vergi yükü.

Dip notlar:

  1. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 2-4901(27.01.2023), s. 19.

  2. Agt, Madde 5/7’nci Bent, s.48.

  3. Agt., Madde 1, 4/ç bendi, s. 35.

  4. E-TÜFE ENAGrup Tüketici Fiyat Endeksi Aralık 2022 (3 Ocak 2023).

  5. https://www.hesapkurdu.com/kredi-faiz-oranlari (30 Ocak 2023); https://evds2.tcmb.gov.tr/index.php?/evds (31 Ocak 2023).

  6. https://www.tcmb.gov.tr/wps/wcm/connect/TR/TCMB+TR/Main+Menu/Istatistikler/Bankacilik+Verileri/Kredi+Karti+Islemlerinde+Uygulanacak+Azami+Faiz+Oranlari (31 Ocak 2023).

  7. https://www.bloomberght.com/eurobond/tr-eurobond-5-yil (31 Ocak 2023).

  8. https://vergiyedair.com/mecliste-gorusulen-vergi-affi-kanunun-teklifine-iliskin-vatandas-olarak-muhalefet-serhimizdir (28 Mayıs 2021).

  9. https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/faaliyetraporlari/2021/2021_faaliyet_raporu_4.pdf, s. 129.

  10. https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2022/10/2023-Yili-Merkezi-Yonetim-Butce-Kanunu-Teklifi-ve-Bagli-Cetveller.pdf. s, 170. B Cetveli, s. 169 (19 Aralık 2022).

  11. https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/fileadmin/faaliyetraporlari/2021/2021_faaliyet_raporu_4.pdf,s. 129.

  12. https://t24.com.tr/yazarlar/murat-bati/bir-secim-havucu-mu-yine-yeniden-vergi-affi (23 Ocak 2023).

  13. Ortak Politikalar Mutabakat Metni, 30 Ocak 2023, s. 81-82.

  14. F. Engels, Anti-Dühring, Herr Eugen Dühring’s Revolution in Science, http://www.marxists.org/archive/marx/works/1877/anti-duhring/index.htm ve F. Engels, The Origin of the Family, Private Property and the State, http://www.marxists.org/archive/marx/works/1884/origin-family/index.htm.

  15. Neil Faulkner, “Introduction to Lenin’s State and Revolution”, www.counterfire.org (30 December 2012).

  16. Paramjit Singh and Balwinder Singh Tiwana, “The state and accumulation under contemporary capitalism”, https://mronline.org (20 February 2019).

    Yazarımızın daha önce yayınladığımız makaleleri

    ŞEHİRLERİN ISLAHINDA YENİ BİR YAKLAŞIM: GERİLLA ŞEHİRCİLİĞİ/28.01.2023

    SAĞ POLİTİKALAR KRİZİN FATURASINI EMEKÇİLERE ÖDETİR/20.01.2023

    YERLİ VE MİLLİ” İHRACAT MODELİ/18.01.2023

    ÜCRET ARTIŞI MI ENFLASYONA, ENFLASYON MU ÜCRET ARTIŞINA NEDEN OLUYOR ?/12.01.2023

    2017’DEN BU YANA TÜRKİYE’NİN DÜNYA EKONOMİSİ İÇİNDEKİ PAYI BEŞTE BİR AZALDI/31.12.2022

    KONAKLAMA VERGİSİ VE DIŞLANAN YEREL YÖNETİMLER/23.12.2022

    SAHİ BİZ NEDEN VERGİ ÖDÜYORUZ ? /11.12.2022

    FITCH’IN 2023 SEÇİM SENARYOSU ÜZERİNE KISA BİR DEĞERLENDİRME/03.12.2022

    ÇOCUK YOKSULLUĞU SADECE BİR ADALET EKSİKLİĞİ SORUNU MUDUR ?/29.11.2022

    SON FAİZ İNDİRİMİ KİME YARAYACAK ? /25.11.2022

    MECLİS’TE BÜTÇE GÖRÜŞÜLÜRKEN BİR “BARIŞ BELGESİ” OLARAK “MAGNA CARTA’NIN ÖNEMİ/21.11.2022

    HAZİNE’NİN EUROBOND BORÇLANMASI VE İÇİNE DÜŞTÜĞÜMÜZ BORÇ TUZAĞI/09.11.2022

    KAR VE EKOLOJİK ZARAR EL ELE/08.11.2022

    VİVA LULA /01.11.2022

    2023 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TEKLİFİ ÜZERİNE BAZI NOTLAR/22.10.2022

    YÜKSEK ENFLASYON HALKI EZEN BİR VERGİYE DÖNÜŞTÜ/08.10.2022

    PARTİLİ CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ” ALTINDA AZALAN EKONOMİK REFAHIMIZ/26.09.2022

    ENFLASYON VE YAŞAM MALİYETİNDEKİ ARTIŞLARLA MÜCADELE EMEKTEN YANA POLİTİKA ARAÇLARI/17.09.2022

    EMEKÇİLERİN ENFLASYONLA MÜCADELEYE BAKIŞI VE PROGRAMI NASIL OLMALI ?/12.09.2022

    SAVAŞLARIN VE EŞİTSİZLİKLERİN GÖLGESİNDE BİR “DÜNYA BARIŞ GÜNÜ”/01.09.2022

    KUR GARANTİLİ MİLLİ PARA” VE HAKİKAT ÖTESİ SİYASET/24.08.2022

    ANKARA’DAN BİR HABER GELDİ, DEDİLER Kİ PARA POLİTİKASI ÖLDÜ/19.08.2022

    ONUN ARABASI VAR GÜZEL Mİ GÜZEL/01.08.2022

    TÜİK ENFLASYONU “BATI CEPHESİNDE YENİ BİR ŞEY YOK” / 06.08.2022

    SERMAYE KONTROLLERİ (3): İKTİDAR VE MUHALEFET YAN YANA/24.07.2022

    FAİZİ Mİ, ANAPARAYI MI SİLELİM, YOKSA EĞİTİMİ TÜMDEN ELDEN Mİ GEÇİRELİM?/23.07.2022

    BİZ HARİÇ “TÜM DÜNYA YANLIŞ YAPIYOR” OLABİLİR Mİ ?/19.07.2022

    İLK 20’YE TEKRAR GİRDİK (!) /14.07.2022

    SERMAYE KONTROLLERİ İYİ Mİ KÖTÜ MÜ ?/11.07.2022

    SRİ LANKA: İÇ SAVAŞIN PENÇESİNDEN IMF’NİN KAPISINA!/10.07.2022

    NATO Zirvesi Toplanırken/30.06.2022

    SEÇİM YOLUNDA UKRAYNA SAVAŞI BAHANE EK BÜTÇE ŞAHANE/24.06.2022

    ENFLASYON DA BÜTÇE DE FEVKALADENİN FEVKİNDE /20.06.2022

    ÖDEMELER DENGESİNE BAK DIŞ GÜÇLERİ GÖR/15.06.2022

    EKONOMİK BÜYÜME (2) NEREYE KADAR ? (BÜYÜMENİN NİTELİKSEL SORGULAMASI)/12.06.2022

    EKONOMİK BÜYÜME (1): NE PAHASINA ?/07 Haziran 2022

    FAKİRİN CUĞARASINA”, GARİBANIN BİRASINA DOKUNMAK !/30 Mayıs 2022

    SEÇİM SATHI MAİLİNDE JEOPOLİTİK RİSKLER DE, KUR DA YÜKSELİŞE GEÇTİ/29.05.2022

    KONUTTA ÜÇ MÜJDELİ HABER (2) ALTERNATİF BİR KONUT POLİTİKASI NASIL OLMALI ?/22.05.2022

    KONUT FİYATLARI VE SURİYELİ SIĞINMACILAR /11.05.2022

    EMEK, BARIŞ VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ BİR BÜTÜNDÜR / 05.05.2022

    DERS ALMIYORUZ !/21.04.2022

    UKRAYNA SAVAŞI, GIDA ENFLASYONU, ARTAN YAŞAM MALİYETLERİ VE KAPIDAKİ AÇLIK/17.04.2022

    YENİ EKONOMİK MODEL BAŞLAMADAN BİTTİ / 12.04.2022

    UKRAYNA SAVAŞI, DÜNYA EKONOMİSİ VE BARIŞ GÖRÜŞMELERİ /03.04.2022

    BÜTÇEMİZ HAZİNEMİZ MÜSAİT AMA SİZİN İÇİN DEĞİL /23.03.2022

    AYNI GEMİDE DEĞİLİZ / 14 Mart 2022

    KAPİTALİZM BİRLEŞTİRİCİ DEĞİL PARÇALAYICIDIR, BÜTÜNLEYİCİ DEĞİL BÖLÜCÜDÜR !/6 Mart 2022

    ANADİL, DOĞRUDAN DEMOKRASİ, EKOLOJİ VE EMEK MÜCADELESİ / 21.02.2022

    Halkın Beslenme ve Isınma Arasındaki Zor Seçimi / 09.02.2022

    TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYANIN GERİ KALANINDAN NEGATİF AYRIŞMAYA DEVAM EDİYOR !/ 28.01.2022

    ENFLASYON YERLİ Mİ GEÇİCİ Mİ YÖNETİM HATASI MI ? /24.01.2022

    ENFLASYONU DÜŞÜREMEDİK YERİNE İHRACAT VERELİM/ 11.01.2022

    2021’DE EKONOMİK TABLO /10.01.2022

    TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYADA İLK 10’A GİREBİLİR Mİ ?, GİRMELİ Mİ ? /03.01.2022

    NASS, FED DERKEN ‘ÖRTÜLÜ’ FAİZ ARTTIRIMI GELDİ!/ 23.12.2021

    KUR KORUMALI MEVDUAT VE ÖRTÜLÜ FAİZ ARTTIRIMI ÜZERİNE/ 22.12.2021

    TÜRKİYE EKONOMİSİ FİNANSAL KRİZDEN ÖNCEKİ SON DURAKTA / 17.12.2021

    HOŞ OLMAYAN İKTİDAR ARİTMETİĞİ HALK ENFLASYON VE KUR ALTINDA EZİLİRKEN EKONOMİYİ BÜYÜTMEK/ 04.12.2021

    SON FAİZ İNDİRİMİNİN NEDENLERİ VE OLASI SONUÇLARI./ 21.11.2021

    DEMOKRATİK KATILIMCI BİR HALK BÜTÇESİNE İHTİYACIMIZ VAR./15.12.2021

    KÜRESEL İKLİM FİNANSMANI İKLİM YIKIMINI DURDURABİLİR Mİ ?/ 08.11.2021

    İKLİM YIKIMI İLE MÜCADELE COP 26 TOPLANTILARINA SIĞMAZ (1) “NET SIFIR” EMİSYON DEĞİL, GERÇEK SIFIR; EMİSYON GEREKİYOR !/01.11.2021

    PROF. DURMUŞ YENİ BİR SAVAŞA GİRMEK YANGINA KÖRÜKLE GİTMEKTİR/ 24.10.2021

    DEVLET-SERMAYE SINIFI İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA TÜSİAD’IN YAPTIĞI ÇIKIŞ /21.10.2021

    VERGİDE EKLEKTİK POPÜLİZM (MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR)/ 17.10.2021

    İKLİM GÖÇMENLERİ (İKLİM KRİZİ, GÖÇ VE SIĞINMACI İLİŞKİSİ-2)/10.10.2021

    CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI /09.10.2021

    SINIR / GÖÇ SANAYİ KARMASI” SIĞINMACILARIN ACILARINDAN KAR DEVŞİRİYOR (İKLİM KRİZİ, GÖÇ VE SIĞINMACI İLİŞKİSİ) 1/26.09.2021

    EMPERYALİST SAVAŞLAR VE SÖMÜRGECİLİK EKOSİSTEMİ YOK EDİYOR (İKLİM KRİZİ-MİLİTARİZM İLİŞKİSİ 3)/12.09.2021

    EMPERYALİZM VE EYLÜL ASKERİ DARBELERİ : 11 EYLÜL 1973 ŞİLİ VE 12 EYLÜL 1980 TÜRKİYE/11.09.2021

    ORTA VADELİ PROGRAM: ORTAYA VASAT PROPAGANDA BELGESİ/ 09.09.2021

    DÜNYA BARIŞ GÜNÜ’NDE YÜKSELEN MİLİTARİZM VE ASKERİ HARCAMALAR (İKLİM KRİZİ-MİLİTARİZM İLİŞKİSİ-1)-1) /01.09.2021

    İKLİM KRİZİ GELİR EŞİTSİZLİĞİ İLİŞKİSİ /22.08.2021

    İKLİM KRİZİ ARTIK BEKLENENDEN ÇOK DAHA YAKIN ! 15.08.2021

    ACİLEN ÇÖZMEMİZ GEREKEN 5 TEMEL SORUN /08.08.2021

    DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR”DA…/ 01.08.2021

    AŞILAMADAKİ SORUN: HALK MI MESAFELİ, İKTİDAR MI YETERİNCE GAYRETLİ DEĞİL ? /30.07.2021

    PARANIN İZİNİ SÜR, YOLSUZLUKLARI GÖR! / 19.07.2021

    RÜŞVETİN VERGİSİ / 05.07.2021

    DEMOKRASİYİ SAVUNMAK, KAMUSAL HİZMETLERİ VE KESK’İ SAVUNMAKTIR./ 27.06.2021

    KAMU MALİYESİ RAPORU VE BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ BÜTÇEDEKİ ADALETSİZLİKLERİ TESCİL EDİYOR!/23.06.2021

    İLK GÜNAHI KİM İŞLEDİ ? / 13.06.2021

    YOUTUBE YAYINI : KARANTİNA TV SALYADAN KURAKLIĞA İKLİM YIKIMI VE TÜRKİYE EKONOMİSİ/07.06.2021

    BİRİ BÜYÜDÜ, BİRİ KÜÇÜLDÜ BİRİ YENİDEN BULUNDU./06.06.2021

    KOLOMBİYA’DA VERGİ İSYANININ ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEKLER./30.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV MAFYANIN İKTİSADI, EKONOMİNİN MAFYASI

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / DIŞ BORÇ STOKU VE HEBA EDİLEN 18 YIL (3)/23.05.2021

    ÖNCE SOSYAL ADALET /20.05.2021

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / PORTFÖY YATIRIMLARI PARADOKSU (2)/17.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV: EKONOMİNİN VE YÖNETİMİN PERFORMANSI

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI KURUDU (1)/09.05.2021

    GAZETE DUVAR RÖPORTAJI PROF. DR. MUSTAFA DURMUŞ: “KAYNAK OLMADIĞINDAN DEĞİL NİYET OLMADIĞINDAN HALKA DESTEK VERİLMİYOR.”/02.05.2021

    SALGINDA 1 MAYIS: RÜYAYI GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEK HALA MÜMKÜN !/02.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV BİZ DURURSAK HAYAT DURUR !: SALGIN KOŞULLARINDA İŞÇİ SINIFI /26.04.2021

    İNKAR KRİZ GERÇEĞİNİ ORTADAN KALDIRMAYA YETMİYOR/26.04.2021

    GELİR DESTEKLİ BİR AYLIK TAM KAPANMA: HEM SAĞLIĞIMIZI, HEM DE EKONOMİYİ KORUMAK İÇİN/18.04.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV “COVID SIRASINDA ve SONRASINDA EMEK DÜNYASI”/12.04.2021

    DEVLET BÜYÜRKEN KAMUSALLIK HIZLA TASFİYE EDİLİYOR /11.04.2021

    GÜVEN”, “İSTİKRAR” VE “ŞAHLANAN” TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TEKNOLOJİ VE SANAYİ TEMELİ/04.04.2021

    SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI STRATEJİSİNE DEVAM /25.03.2021

    İKTİDAR BLOĞUNUN STRATEJİSİ ÜZERİNE/24.03.2021

    YOLSUZLUK ALGISI ENDEKSİNDE 15 PUANLIK KÖTÜLEŞME/22.03.2021

    REFORM ALGISINA DEĞİL KÖKLÜ İLERİCİ BİR DEĞİŞİME İHTİYACIMIZ VAR/14.03.2021

    COVİD 19 SALGINININ İKİNCİ YARISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİ: GERÇEKLER VE ALGI YÖNETİMİ/07.03.2021

    TEMEL GELİR GÜVENCESİ” ZAMANI / 03.03.2021

    COVİD-19 SALGINININ İKİNCİ YARISINDA DÜNYA: DÜNYA EKONOMİSİNE İLİŞKİN ÖNGÖRÜLER.

    KAPİTALİZM VE SPEKÜLASYON: TESLA, ELON MUSK VE BİTCOİN

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ KAMU FİNANSMANINDA YENİ PERSPEKTİF İHTİYACI VE SERVET VERGİSİ/14.02.2021

    HALK VERGİ YÜKÜ ALTINDA EZİLİYOR, VERGİ REKORTMENLERİ İSİMLERİNİ GİZLİYOR!- SERVET VERGİSİ NEDEN VE NASIL ALINMALI ? (8)/07.02.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ?(7. Bölüm) – SERVET VERGİSİ EKONOMİYE ZARAR VERİR Mİ ?/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ ?(6. Bölüm) – ZENGİNLERİ VERGİLENDİRMEK İÇİN SOMUT NEDENLER ?/03.02.2021

    SERVET VERGİSİ NEDEN VE NASIL ALINMALI ? (5. Bölüm) – SERVET VERGİSİNİN FELSEFİ VE POLİTİK ARKA PLANI/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ? (4. BÖLÜM) – MADALYONUN İKİ YÜZÜ: ZENGİNLİK VE YOKSULLUK/17.01.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ? (3.BÖLÜM) – EŞİTSİZLİKLER ARTIYOR VE MÜDAHALE GEREKİYOR/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ? (2.BÖLÜM): COVİD 19 VE KAMU GELİRİ İHTİYACI/01.02.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ? BİRİNCİ BÖLÜM/03.01.2021

Diğer Yazılar

AVRUPA’DA BİR HAYALET DOLAŞIYOR; FAŞİZMİN HAYALETİ

Mert Yıldırım / 29.06.2024 “Avrupa’da bir hayalet dolaşıyor-Komünizm hayaleti” diyordu Marks ve Engels, 1848 yılında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir