İDEOLOJİK SAVRULMA!

Mert Yıldırım / 30.10.2022

29 Ekim ve 10 Kasım günleri için kutlama ve anma yapanlar içinde, geçmişte sol-sosyalist mahallelerde yer almış ve bir kısmı kendisini halen bu mahallelere ait gören insanların olması en hafif deyimle İdeolojik savrulmadır.

Bu savrulmanın iki temel arka planı bulunuyor.

Birincisi, sol-sosyalist fikrin ve eyleminin hegemonyasının zayıf, hatta hiç olmamasıdır.
İkincisi, buna karşılık olarak artan toplumsal gericilik, muhafazakar ve faşist hegemonyanın neden olduğu boğucu atmosferdir. Bu manzaraya son zamanların moda deyimiyle “yeşil faşizm”de diyebiliriz. Ama ne olursa olsun, bu yeşil faşizmin alternatifi hakî veya laik faşizm değildir. Olmamalıdır.

Cumhuriyet ve laiklik mi?

Az buçuk siyasi literatüre ve tarih bilgisine sahip olanlar bu kavramsal disiplinlerin tek başına matah bir şey olmadığını bilir. Eğer bu kavramların önünde veya arkasında demokrasi filan yoksa herşey safsatadan ibaret kalır. Bunun için İran’n mollalar Cumhuriyetini ve Almanya’nın Hitler laikliğini örnek vermek yeterlidir

Bütün bunlar demek oluyor ki demokratik boyutu olmayan cumhuriyet ve laiklik tek başına bir şey ifade etmiyor. En azından sosyalistler açısından durum tam olarak böyledir.

Kuşkusuz 1923 cumhuriyeti Türk ulusu için hepten anlamsız değildir. Zira anti-emperyalist, anti-feodal niteliği tutarsız olsa da, kimi “batı değerlerinin” benimsenmesi Türk uluslaşmasına belli ölçülerde hizmet etmiştir. Zaten bu nedenle demokratik olmasa da, ortada bir burjuva devrimi söz konusudur.

Demokratik değildir, çünkü 1923 Cumhuriyet devriminin anti feodal tutumu sadece üst yapı ile sınırlıdır. Orada da cepheden bir çarpışma yoktur. Aşağıdan yukarıya doğru değil, yukarıdan aşağıya doğru bir dönüşüm yaşanmıştır.
Alt yapı ilişkilerinde başından sonuna kadar uzlaşmacı bir çizgi izleyen “cumhuriyetçiler”, peltek olan burjuva sınıfını feodal ve kompradorları asimile ederek ete kemiğe büründürmüştür. Buna benzer durum emperyalizm ile olan ilişkilerde de cereyan etmiştir. Birkaç bölgede anti işgalci direnişler olmakla birlikte, esas savaş Yunan karşıtı olup, bu da dolaylı bir anti emperyalist boyut taşımaktadır.

Sonuç olarak 1923 cumhuriyet devrimi bir burjuva demokratik devrim değil, feodal ve komprador sınıflarla yapılan işbirliği ile yukarıdan aşağıya doğru gerçekleşen bir burjuva devrimidir. Ve bu devrim, iddia edildiği gibi “yedi düvele karşı” gerçekleşmiş bir direnişle değil, birinci emperyalist savaşın ve bu iklimde gerçekleşen Rus Bolşevik devriminin yarattığı ortamın bir ürünüdür.

Elbette bu ortamı okumak ve burada bir ulus devlet inşa etmek önemli bir marifetin olduğunu gösterir. Ama bu marifeti savunmak sol-sosyalistlerin görevi olmamalıdır.

Ve Çerkez Ethem önderliğindeki köylü hareketine ve Mustafa Suphi şahsında sosyalist harekete karşı sergilenen karşı-devrimci eylemler unutulmamalıdır.

Bütün bunların yanında bir de başta Kürt ulusu ve Rum toplumu olmak üzere, farklı ulus ve etnik halklara karşı izlenin soykırımcı ve asimilasyoncu siyasetin tarihi bulunuyor. Bu tarih başka ulusların ve etnik yapıların imhası, inkarı ve asimilasyonu üzerinden bir başka ulusun inşasını anlatıyor. Ve bu inşa “doğal entegrasyon” ile değil, her santimi, her metre karesi kan ve gözyaşı eşliğinde gerçekleşiyor.

Manzara bu iken adı geçen günlerin kutlamasını ve anmasını yapmak sol-sosyalistlere düşmez. Kürt insanına ise hiç düşmez.

Evet, belki bu günlerde herkese cephe almaya güç yetmeyebilir. Bu nedenle toptancı cephe yerine bazen yeşil renkli kliği bazen de hakî renkli kliği öncelikli hedef yaparsın. Taktik politika gereği öncelikli hedef olmayan kliğe sövülmez, ama bu durum onu övmeyi gerektirmiyor. Son tahlilde hedefiniz olan bir kliği bugün överseniz, yarın ona karşı itirazı geliştiremezsiniz. Zira politik esneklik ile ideolojisizlik aynı şey değildir.

 

Diğer Yazılar

SEÇİMLERE GİRERKEN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ MANZARA!

Mert Yıldırım / 26.01.2023 Karmaşık ve son derece kritik bir siyasi iklimde seçim sürecine giriyoruz. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir