DERS ALMIYORUZ !

Mustafa Durmuş / 21 Nisan 2022

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile başlayan savaş ikinci ayına doldururken, Türkiye 18 Nisan’da Kuzey Irakta “Pençe-Kilit” adlı büyük bir askeri operasyon başlattı. Bu arada Ukrayna savaşının bölgedeki ülkelere ve Türkiye’ye olası ekonomik etkileri konusunda uluslararası raporlar da gelmeye devam ediyor.

Dünya Bankası’nın aşağıda da yer verdiğimiz bölgeye ilişkin raporunun ardından, IMF de raporunda (Nisan 2022 Dünya’nın Ekonomik Görünümü) bu yıl için küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 3,6’ya çekti. Örgüt Türkiye ekonomisinin bu yılki büyümesini yüzde 2,7’ye düşürürken (Dünya Bankası da bu ayın başlarında büyüme oranını yüzde 2’den yüzde 1,4’e indirmişti), Rusya ekonomisinin yüzde 8,5 küçüleceğini öngörüyor. (1)

Yani bu yıl (kısmen önümüzdeki yıl da), sadece savaşan iki ülke için değil, dünyadaki neredeyse tüm gelişkin, azgelişmiş ülkelerin ekonomileri, dolayısıyla da halkları için kara bir yıl olacak.

Bu savaştan en fazla etkilenen ekonomilerin başında ise Türkiye ekonomisinin geldiği neredeyse tüm uluslararası analistlerce öngörülüyor. Nitekim Danske Bank’ın son raporuna göre, savaştan etkilenen ülkelerin başında Türkiye gelirken, ikinci sırada Ukraynalı mültecilerin büyük çoğunlukla yöneldiği Polonya yer alıyor. (2)

Türkiye’den sermaye çıkışları artabilir

Bu raporda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) parasal sıkılaştırma politikasının giderek sertleşerek devam edeceğine ve faizlerin aşamalı olarak, bu yılın sonuna kadar toplamda 250 baz puan artırılacağına vurgu yapılıyor.

Kuşkusuz ABD’deki yıllık yüzde 8’e yaklaşan enflasyon faiz oranlarındaki bu artışların nedeni ancak bunun özellikle de azgelişmiş ekonomilerden (Türkiye dâhil) sermaye çıkışlarını tetikleyeceği de aşikâr. Ayrıca Rusya üzerindeki yaptırımların giderek artması sonucunda enerji fiyatlarının küresel çapta daha da artması bekleniyor.

Her iki gelişmenin Türkiye gibi dışa bağımlı ve son derece kırılgan ekonomilerin büyümesini yavaşlatacağı, daha da önemlisi mevcut yüksek enflasyon oranını daha da artıracağı ve borç stoklarını şişirerek onları temerrüt riski ile karşı karşıya bırakacağı açık.

Borç temerrüdü riski yüksek

Nitekim UNDP’nin Borç Kırılganlık Raporu, hali hazırda 72 ülkenin borç ödeme yetkinliklerinin risk altında olduğunu, bu ülkelerden 19’unun her an temerrüde düşebileceğini ya da hali hazırda düşmüş olduğunu gösteriyor. Türkiye de listenin ‘yüksek spekülatif’ kategorisinde yer alıyor. (3)

Ayrıca Türkiye ekonomisinin, 2018 yılında yaşandığı gibi, bir ödemeler dengesi ya da döviz krizine girmesi de söz konusu olabilir. Çünkü Ukrayna savaşından bu yana Türk Lirası, ABD doları karşısında, Mısır Lirasından sonra en fazla değer kaybeden (yüzde 15) ikinci para birimi konumunda.

Gelir adaletsizliği daha da artırıldı

Bu arada, döviz kurunun daha fazla yükselmesini önlemeye yönelik olarak, Kur Korumalı Mevduat uygulaması altında, kur farkı ödemesi biçiminde bu ülkenin para sahibi zenginlerine sadece 3 ayda 25 milyar TL’ye yakın bir kaynak aktarıldı. Böylece, Hazine, dolayısıyla da vergi mükellefleri olarak bizler zarara uğratıldık.

Böyle bir kaynak transferinin bir diğer boyutu mevcut gelir adaletsizliğini daha da artırması. Çünkü hayatın bu denli pahalı hale geldiği bir dönemde siyasal iktidar 13,6 milyon emeklinin bayram ikramiyesini 1,100 TL ile sınırlı tutuyor. Bunun maliyetinin de yaklaşık 25 milyar TL olduğu biliniyor. Kısaca emeklinin bayram ikramiyesini enflasyon oranında dahi artırmayan iktidar bir çırpıda emekli sayısının on da biri kadar zengine onlarca milyar TL’yi aktarmada bir sakınca görmedi. (4)

Daha da önemlisi, bir süre önce MB’nin döviz rezervleri eritildiğinden, iktidar bloku bundan böyle de döviz bulabilmek için her türlü yolu denemeye, bunların yol açacağı zararı da toplumsallaştırmaya, yani halka ödettirmeye kararlı gibi görünüyor.

Tüm bunlara rağmen kurun ateşinin söndürülmesi zor görünüyor. Nitekim Danske Bank dolar kurunun önümüzdeki 6 ay içinde 17,0 ve bir yıl içinde 19,0 olmasını öngörüyor. (5)

Enflasyonda, maliyet artışlarına ek olarak, hızlı kamu harcaması ve emisyon artışı etkisi

Bir başka sorun kuşkusuz ülkedeki yüksek enflasyon (resmi olarak dahi yüzde yıllık 61’in üzerinde). Aşağıdaki grafikten de görüldüğü gibi Türkiye dünyada açık ara enflasyon şampiyonu. Buna karşılık elinde kullanabileceği etkin bir para politikası da yok çünkü bu politikanın en önemli aracı olan faiz politikası deyim yerindeyse “yalama” olmuş durumda.

Bu arada bazı Genel Bütçeli kuruluşların bu yılın Ocak-Şubat-Mart aylarını kapsayan ilk çeyreğinde, başlangıç bütçe ödenekleri ile toplam ödenekleri arasındaki fark çok çarpıcı.

Öyle ki Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 775 milyar TL olan 2022 yılı başlangıç ödeneği 80,3 milyar TL artırıldı. Kurum başlangıç ödeneğinin yüzde 40’ını ilk üç ayda kullandı. Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 27,7 milyar TL olan başlangıç ödeneği ise yüzde 369’luk bir artışla 130 milyar TL’ye çıkartıldı. Benzer bir biçimde 80,4 milyar TL başlangıç ödeneği olan Milli Savunma Bakanlığı’nın toplam ödeneği 95 milyar TL’ye yükseltildi (yüzde 18 artış). Son olarak Cumhurbaşkanlığı’nın 3,9 milyar TL olan başlangıç ödeneği 4,3 milyar TL’ye yükseltildi. Bu arada Milli Eğitim Bakanlığı’nın başlangıç ödeneği 117,1 milyar TL azaltıldı (yüzde 62) (6)

Kur (ve Enflasyon) Korumalı Mevduatların sahibi zenginlere nakit transferi, yaklaşmakta olan seçimin ekonomisi ve güvenlikçi politikalar için daha fazla kaynak ayırmayı anımsatan bu ödenek artışlarını karşılayabilmek için, KDV ve ÖTV gibi vergilerle halkan daha fazla vergi alma yoluna gidilmesinin yanı sıra, Merkez Bankası emisyonuna başvurulduğu da gözden kaçmıyor.

Bu çerçevede Kuzey Irak’taki askeri operasyon genişleyerek devam ederse, hem bu vergiler, hem de emisyon daha da artar ve bu da arz/maliyet yönlü mevcut enflasyona bir de talep yönlü bir enflasyonu ekler. Bu da sabit gelirli çalışan ve emekli emekçiler için hayat bundan böyle çok daha da pahalı hale gelecek demektir.

Türkiye ekonomisi “en kırılgan 20 ekonominin” ilk sırasında

Toparlarsak, aşağıdaki tablodan da görülebileceği gibi, Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşından ekonomisi en fazla etkilenen “en kırılgan 20 ekonominin” başında yer alıyor.

Ülke ekonomisinin bu kırılganlığı asıl olarak buğday ithalatında yüzde 75 oranında Rusya ve Ukrayna’ya bağımlı olması ve enflasyon kontrolünde tamamen yanlış bir para politikası izlemekten dolayı enflasyonun kontrolünü elden kaçırmış olmasından kaynaklanıyor.

Tabloda bu sorunlara denk düşen Türkiye’nin iki kırmızı alanının bulunması, buna karşılık iyi bir performans göstergesi olabilecek bir tek yeşil alanının dahi bulunmaması bunun bir göstergesi. (7)

Türkiye ekonomisi Rusya ekonomisinden daha iyi durumda değil

Dünya Bankası’nın Nisan tarihli son raporuna göre (8); savaşın içinde olan Rusya’nın bu yıl yüzde 11,2 küçülmesi, buna karşılık Türkiye ekonomisinin bu yılki büyümesinin yüzde 1,4 ile sınırlı kalması öngörülüyor.

Ancak Türkiye’nin toplam dış borç stoku (2020) yüzde 62,5; buna karşılık Rusya’nın yüzde 32,6. Yani Türkiye’nin dış borç stoku ciddi düzeyde yüksek. Bunun yarısından fazlası ise kısa vadeli borç ve Türkiye bu konuda da savaş bölgesinde en yüksek riske sahip ülke konumunda.

Yani savaşlarda genel olarak yaşandığı gibi, Türkiye’nin yeni bir savaşa girmesi durumunda bu borçların (ülke riskini ve dış borçlanma faizlerini yükselteceğinden) daha da artması ve döviz kuru da yükseleceğinden bu borçların TL karşılığının da artması kaçınılmaz olacak.

Ayrıca Türkiye’de, TÜİK verisine göre dahi, enflasyon (TÜFE) şu anda yüzde 61’in üzerinde. Buna karşılık, Dünya Bankası’nın yukarıda adı geçen raporuna göre, Rusya’daki enflasyon Türkiye’dekinin üçte biri düzeyinde, yani sadece yüzde 22.

Dahası, Rusya ekonomisinin bu yıl yüzde + 9,8 cari fazla, yüzde -1,8 bütçe açığı vermesi bekleniyor. Türkiye’de ise bu veriler sırasıyla; yüzde – 6,4 cari açık ve yüzde -5,2 bütçe açığı biçiminde.

Kısaca bu yıl belki de son 18 yılın en yüksek açıkları verilecek. Bunlar bir süre sonra halka dönük yeni kemer sıkma önlemlerini de beraberinde getirecek. Yeni bir savaş söz konusu olursa, büyük çaptaki işsizlik ve enflasyonun yanı sıra ufuktaki daha fazla kemer sıkma politikalarıyla ile birlikte halkın yoksulluğu daha da artıracak.

Sonuç olarak

Putin Yönetimi tarihsel bir yanlışa imza atarak Ukrayna’yı işgal etti ve mevcut savaşı başlattı. Böylece hem kendi ülkesini, hem de Ukrayna’yı ateşe attığı gibi aralarında Türkiye’nin de bulunduğu çok sayıda ülkeyi enerji, gıda temini ve ekonomik durgunluk, dış borç temerrüdü ve yüksek enflasyon gibi sorunlarla baş başa bıraktı.

Diğer yandan Türkiye ekonomisine ait veriler Rusya ile karşılaştırıldığında, Türkiye ekonomisinin Rusya’dan daha iyi durumda olmadığı görülüyor. Üstelik Türkiye ekonomisi Rusya’dan farklı olarak, temel girdi niteliğindeki enerji-petrol ve gıda/hububat açısından dışa bağımlı.

Olası bir savaş Orta Doğu’daki başka aktörleri de devreye sokarak çok daha büyük bir savaşa dönüşebilir. Bu da neden olacağı insani kayıplar ve doğa üzerinde yaratacağı tahribatın, yeni mülteci akınlarının yanı sıra kırılgan ekonomik sorunlarımızı içinden çıkılmaz bir hale sokabilir.

Ekonomisi kendisinin doğrudan dâhil olmadığı Ukrayna savaşından dahi bu denli ağır etkilenen, diğer yandan savaşan taraflar arasındaki ateşkes ve barış görüşmelerine de aracılık eden bir devletin kendisinin yeni bir savaşın içinde yer alması nasıl açıklanabilir?

Tarihte, savaşların içerdeki ekonomik ve politik sorunları örtme ve her ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmayı sürdürme amacının bir aracı olarak kullanıldığına tanık olduk.

Ancak bir başka tanıklığımız da, savaşların bu sorunları daha da derinleştirdiği ve insanlığı büyük felaketlere sürüklediği gerçeği değil mi?

Anahtar sözcükler: Barış, Danske Bank, Enflasyon, Ekonomik kriz, Pençe-Kilit Operasyonu, Savaş.

Dip notlar:

  1. https://blogs.imf.org/2022/04/19/war-dims-global-economic-outlook-as-inflation-accelerates (19 April 2022).

  2. Danske Bank, Emerging Markets Monthly, Rising commodity prices divide- EM Outlook (5 April 2022.

  3. https://www.dunya.com/kuresel-ekonomi/gelisen-ulkeler-icin-borc-krizi-uyarisi-haberi (14 Nisan 2022).

  4. https://t24.com.tr/yazarlar/ugur-gurses/kkm-ye-25-milyar-emekliye-dusunelim (20 Nisan 2022).

  5. Danske Bank, agr.

  6. Kuruluş bazında ödenek ve harcamalar tablosu, https://muhasebat.hmb.gov.tr/merkezi-yonetim-butce-istatistikleri (20 Nisan 2022).

  7. Agr.

  8. World Bank, War in the region, Europe and Central Asia Economic Update (Spring 2022), https://www.worldbank.org, s. 98 (11 Nisan 2022).

    Yazarımızın daha önce yayınladığımız makaleleri

    UKRAYNA SAVAŞI, GIDA ENFLASYONU, ARTAN YAŞAM MALİYETLERİ VE KAPIDAKİ AÇLIK/17.04.2022

    YENİ EKONOMİK MODEL BAŞLAMADAN BİTTİ / 12.04.2022

    UKRAYNA SAVAŞI, DÜNYA EKONOMİSİ VE BARIŞ GÖRÜŞMELERİ /03.04.2022

    BÜTÇEMİZ HAZİNEMİZ MÜSAİT AMA SİZİN İÇİN DEĞİL /23.03.2022

    AYNI GEMİDE DEĞİLİZ / 14 Mart 2022

    KAPİTALİZM BİRLEŞTİRİCİ DEĞİL PARÇALAYICIDIR, BÜTÜNLEYİCİ DEĞİL BÖLÜCÜDÜR !/6 Mart 2022

    ANADİL, DOĞRUDAN DEMOKRASİ, EKOLOJİ VE EMEK MÜCADELESİ / 21.02.2022

    Halkın Beslenme ve Isınma Arasındaki Zor Seçimi / 09.02.2022

    TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYANIN GERİ KALANINDAN NEGATİF AYRIŞMAYA DEVAM EDİYOR !/ 28.01.2022

    ENFLASYON YERLİ Mİ GEÇİCİ Mİ YÖNETİM HATASI MI ? /24.01.2022

    ENFLASYONU DÜŞÜREMEDİK YERİNE İHRACAT VERELİM/ 11.01.2022

    2021’DE EKONOMİK TABLO /10.01.2022

    TÜRKİYE EKONOMİSİ DÜNYADA İLK 10’A GİREBİLİR Mİ ?, GİRMELİ Mİ ? /03.01.2022

    NASS, FED DERKEN ‘ÖRTÜLÜ’ FAİZ ARTTIRIMI GELDİ!/ 23.12.2021

    KUR KORUMALI MEVDUAT VE ÖRTÜLÜ FAİZ ARTTIRIMI ÜZERİNE/ 22.12.2021

    TÜRKİYE EKONOMİSİ FİNANSAL KRİZDEN ÖNCEKİ SON DURAKTA / 17.12.2021

    HOŞ OLMAYAN İKTİDAR ARİTMETİĞİ HALK ENFLASYON VE KUR ALTINDA EZİLİRKEN EKONOMİYİ BÜYÜTMEK/ 04.12.2021

    SON FAİZ İNDİRİMİNİN NEDENLERİ VE OLASI SONUÇLARI./ 21.11.2021

    DEMOKRATİK KATILIMCI BİR HALK BÜTÇESİNE İHTİYACIMIZ VAR./15.12.2021

    KÜRESEL İKLİM FİNANSMANI İKLİM YIKIMINI DURDURABİLİR Mİ ?/ 08.11.2021

    İKLİM YIKIMI İLE MÜCADELE COP 26 TOPLANTILARINA SIĞMAZ (1) “NET SIFIR” EMİSYON DEĞİL, GERÇEK SIFIR; EMİSYON GEREKİYOR !/01.11.2021

    PROF. DURMUŞ YENİ BİR SAVAŞA GİRMEK YANGINA KÖRÜKLE GİTMEKTİR/ 24.10.2021

    DEVLET-SERMAYE SINIFI İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA TÜSİAD’IN YAPTIĞI ÇIKIŞ /21.10.2021

    VERGİDE EKLEKTİK POPÜLİZM (MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR)/ 17.10.2021

    İKLİM GÖÇMENLERİ (İKLİM KRİZİ, GÖÇ VE SIĞINMACI İLİŞKİSİ-2)/10.10.2021

    CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI /09.10.2021

    SINIR / GÖÇ SANAYİ KARMASI” SIĞINMACILARIN ACILARINDAN KAR DEVŞİRİYOR (İKLİM KRİZİ, GÖÇ VE SIĞINMACI İLİŞKİSİ) 1/26.09.2021

    EMPERYALİST SAVAŞLAR VE SÖMÜRGECİLİK EKOSİSTEMİ YOK EDİYOR (İKLİM KRİZİ-MİLİTARİZM İLİŞKİSİ 3)/12.09.2021

    EMPERYALİZM VE EYLÜL ASKERİ DARBELERİ : 11 EYLÜL 1973 ŞİLİ VE 12 EYLÜL 1980 TÜRKİYE/11.09.2021

    ORTA VADELİ PROGRAM: ORTAYA VASAT PROPAGANDA BELGESİ/ 09.09.2021

    DÜNYA BARIŞ GÜNÜ’NDE YÜKSELEN MİLİTARİZM VE ASKERİ HARCAMALAR (İKLİM KRİZİ-MİLİTARİZM İLİŞKİSİ-1)-1) /01.09.2021

    İKLİM KRİZİ GELİR EŞİTSİZLİĞİ İLİŞKİSİ /22.08.2021

    İKLİM KRİZİ ARTIK BEKLENENDEN ÇOK DAHA YAKIN ! 15.08.2021

    ACİLEN ÇÖZMEMİZ GEREKEN 5 TEMEL SORUN /08.08.2021

    DENİZE DÜŞEN YILANA SARILIR”DA…/ 01.08.2021

    AŞILAMADAKİ SORUN: HALK MI MESAFELİ, İKTİDAR MI YETERİNCE GAYRETLİ DEĞİL ? /30.07.2021

    PARANIN İZİNİ SÜR, YOLSUZLUKLARI GÖR! / 19.07.2021

    RÜŞVETİN VERGİSİ / 05.07.2021

    DEMOKRASİYİ SAVUNMAK, KAMUSAL HİZMETLERİ VE KESK’İ SAVUNMAKTIR./ 27.06.2021

    KAMU MALİYESİ RAPORU VE BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİ BÜTÇEDEKİ ADALETSİZLİKLERİ TESCİL EDİYOR!/23.06.2021

    İLK GÜNAHI KİM İŞLEDİ ? / 13.06.2021

    YOUTUBE YAYINI : KARANTİNA TV SALYADAN KURAKLIĞA İKLİM YIKIMI VE TÜRKİYE EKONOMİSİ/07.06.2021

    BİRİ BÜYÜDÜ, BİRİ KÜÇÜLDÜ BİRİ YENİDEN BULUNDU./06.06.2021

    KOLOMBİYA’DA VERGİ İSYANININ ORTAYA ÇIKARDIĞI GERÇEKLER./30.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV MAFYANIN İKTİSADI, EKONOMİNİN MAFYASI

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / DIŞ BORÇ STOKU VE HEBA EDİLEN 18 YIL (3)/23.05.2021

    ÖNCE SOSYAL ADALET /20.05.2021

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / PORTFÖY YATIRIMLARI PARADOKSU (2)/17.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV: EKONOMİNİN VE YÖNETİMİN PERFORMANSI

    CARİ AÇIĞA DAYALI BÜYÜMEYE DEVAM / DOĞRUDAN YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI KURUDU (1)/09.05.2021

    GAZETE DUVAR RÖPORTAJI PROF. DR. MUSTAFA DURMUŞ: “KAYNAK OLMADIĞINDAN DEĞİL NİYET OLMADIĞINDAN HALKA DESTEK VERİLMİYOR.”/02.05.2021

    SALGINDA 1 MAYIS: RÜYAYI GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEK HALA MÜMKÜN !/02.05.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV BİZ DURURSAK HAYAT DURUR !: SALGIN KOŞULLARINDA İŞÇİ SINIFI /26.04.2021

    İNKAR KRİZ GERÇEĞİNİ ORTADAN KALDIRMAYA YETMİYOR/26.04.2021

    GELİR DESTEKLİ BİR AYLIK TAM KAPANMA: HEM SAĞLIĞIMIZI, HEM DE EKONOMİYİ KORUMAK İÇİN/18.04.2021

    YOUTUBE YAYINI: KARANTİNA TV “COVID SIRASINDA ve SONRASINDA EMEK DÜNYASI”/12.04.2021

    DEVLET BÜYÜRKEN KAMUSALLIK HIZLA TASFİYE EDİLİYOR /11.04.2021

    “GÜVEN”, “İSTİKRAR” VE “ŞAHLANAN” TÜRKİYE EKONOMİSİNİN TEKNOLOJİ VE SANAYİ TEMELİ/04.04.2021

    SÜRÜ BAĞIŞIKLIĞI STRATEJİSİNE DEVAM /25.03.2021

    İKTİDAR BLOĞUNUN STRATEJİSİ ÜZERİNE/24.03.2021

    YOLSUZLUK ALGISI ENDEKSİNDE 15 PUANLIK KÖTÜLEŞME/22.03.2021

    REFORM ALGISINA DEĞİL KÖKLÜ İLERİCİ BİR DEĞİŞİME İHTİYACIMIZ VAR/14.03.2021

    COVİD 19 SALGINININ İKİNCİ YARISINDA TÜRKİYE EKONOMİSİ: GERÇEKLER VE ALGI YÖNETİMİ/07.03.2021

    “TEMEL GELİR GÜVENCESİ” ZAMANI / 03.03.2021

    COVİD-19 SALGINININ İKİNCİ YARISINDA DÜNYA: DÜNYA EKONOMİSİNE İLİŞKİN ÖNGÖRÜLER.

    KAPİTALİZM VE SPEKÜLASYON: TESLA, ELON MUSK VE BİTCOİN

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ KAMU FİNANSMANINDA YENİ PERSPEKTİF İHTİYACI VE SERVET VERGİSİ/14.02.2021

    HALK VERGİ YÜKÜ ALTINDA EZİLİYOR, VERGİ REKORTMENLERİ İSİMLERİNİ GİZLİYOR!- SERVET VERGİSİ NEDEN VE NASIL ALINMALI ? (8)/07.02.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ?(7. Bölüm) – SERVET VERGİSİ EKONOMİYE ZARAR VERİR Mİ ?/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ ?(6. Bölüm) – ZENGİNLERİ VERGİLENDİRMEK İÇİN SOMUT NEDENLER ?/03.02.2021

    SERVET VERGİSİ NEDEN VE NASIL ALINMALI ? (5. Bölüm) – SERVET VERGİSİNİN FELSEFİ VE POLİTİK ARKA PLANI/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ? (4. BÖLÜM) – MADALYONUN İKİ YÜZÜ: ZENGİNLİK VE YOKSULLUK/17.01.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ? (3.BÖLÜM) – EŞİTSİZLİKLER ARTIYOR VE MÜDAHALE GEREKİYOR/03.02.2021

    SERVETİ NEDEN VE NASIL VERGİLENDİRMELİYİZ? (2.BÖLÜM): COVİD 19 VE KAMU GELİRİ İHTİYACI/01.02.2021

    SERVETİ NASIL VE NEDEN VERGİLENDİRMELİYİZ ? BİRİNCİ BÖLÜM/03.01.2021

Diğer Yazılar

SEÇİMLERE GİRERKEN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ MANZARA!

Mert Yıldırım / 26.01.2023 Karmaşık ve son derece kritik bir siyasi iklimde seçim sürecine giriyoruz. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir